SS501 Triple S Turkey

Ss501 hakkında her şey
 
KapıAnasayfaTakvimKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3
YazarMesaj
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Ağus. 31 2010, 13:40

Yazar: hyun joong^^flower

Devam......

Rüya geride kaldigindan
basamaklari cikarken jungun ona uzattigi eli tutmak zorunda
kalmisti.Jung israrla onu etkilemeye calisiyordu....Rüya merdivenlerden
teker teker yukari cikarken jung minede bir bir yaklasiyordu son
basamaga geldiginde jung geri cekilmedi ruya tam alt basamaginda jungun
geri cekilmesi icin ona bakarken jung israrla oldugu yerde kalmisti...

Jung=Yukaridan daha güzel gözüküyorsun...´dedi ve siritti rüya ise bunun karsisinda onu alt etmek istedi.
Rüya=Demek
öyle hee..`dedi ve jungu tüm gücüyle itti ama sonucunu düsünmeden bir
anlik refleksin sonunda jung öyle bir gürültüyle güverteye düsmüstü ki
rüya onu iterken basini egmisti kulaklarina varan gürültüyle sok icinde
basini kaldirdi jung yere sereserpe yatmis kipirdamiyordu..,


RÜYA

jung
beni yine utandirmayi basarmisti ve ayrica kizdirmisti da hep böle
kalbimden mi vuracakti bu.... yok yok hala ona inanmiyorum ne kadar
kalbimde birseyler yesermeye baslasada güvenemezdim ben bu kadar zayif
olamazdim.....Ona kizdigimi beli etmek icin onu ittim tamammen arkasinin
bos oldugunu unutmusum öle bi gürültü cikti ki yerimden ziplayarak
junga baktim yerde kimildamadan yatiyordu..Ne yaptim ben böle.....hemen
yanina indim...

Rüya=Jung iyimisin....junggg´derken bir yandanda
ellerimle basini kontrolediyordum.Saglama benziyordu ama ya daha kötüsü
olmussa icimi öle bir korku sardi ki.....

Rüya=Jung lütfen yapma
sakanin zamani degil áglamakli bi sekilde onun kendisine gelmesi icin
yaninda diz cökmüs yalvariyordum aklima nefes alisini kontrol etmek
geldi..Yüzüne yaklastim burnuna kadar sokuldum tam o anda jung gözlerini
acmis bana bakiyordu bense basimi hareket ettirmeden....

Rüya=Jung min...??
Jung=Ne o benimi öpeceksin?

BAna
bu soruyu öyle rahatca sordu ki o an anladim bunun bir essek sakasi
oldugunu..ahhh... o kadar kizmistim ki...Basimi hemen kaldirdim oldugum
yerden kalkamamistim bu miniyle imkansizdi ....ilk defa olmus olmali
hayatimda cevap verme tenezzulunde bile bulunmamistim..cok korkmustum
bunun sakasi olabilirmiydi...???
Jung kendini toparlayip yanima oturdu..
Jung=Heyy ne oldu......(elini eliminüzerine koydu) Sakaydi sadece saka...
Ben bir sey diyemeden gözlerine baktim neredeyse aglamak uzereydim.Jung bunu farketmis olmaliki...

Jung=Rüya....sen....ayhhsss...Özürdilerim bu kadar kötü olacagini bilemedim.

Dedi
ve bana orada öyle bi sarildiki siki ....cok siki hic birakmasin
isterdim ama o icimdeki asabi kiz uyani verdi.Junggu kendimden ittim ve
kolunu tutup isirdim jung bagirdikca daha kuvvetli isirdim..

Jung=Ahhhhh....aaaaa......aaaaaa
Rüya=Demek öyle ha....saka..sen... sen varyaaa...
Jung=Agghhh bu gercekten acidi ama....
Rüya=Ya ben ne yapayim benim canim nasil acidi bil bakalim...
Dedigimde jung acisini tamamen unutmustu bana tekrar cok derin cok anlamli bakiyordu..Ayyhh ne demistim ben öle....

Jung=Gercekten endiselenmismiydin...?
Rüya=Tabikide ne bekliyordun....???
Jung=Seni sakada olsa bir daha üzmeyecegim.....

Elini
saclarima koymus gezdirirken gözlerimden hala ayirmiyordu
bakislarini.....bende ayni sekilde oturdugum yerden onu izliyordum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Ağus. 31 2010, 13:41

Yazar: hyun joong^^flower


JUNG MIN

Rüya konustukca kalbimin ritim atisi hizlandikca hizlaniyordu..Dudaklarindan kelimeler o kadar güzel dökülüyorduki
"seni
sakada olsa bir daha üzmeyecegim"Dedikten sonra ellerimi saclarindan
zorda olsa cektim..Rüya basini egdi etegini cekistirip duruyordu bu
durum gercekten cok komigime giiti bu aksam adeta gülme rekorunu
kiriyordum ama o kadar mutluyken gülümsememek elde degildi zaten
normaldede pek asil siratli oldugum söylenemydi dayanamayip kahkahami
atarak ayaga kalktim ve elimi rüyaya uzattim rüyada hic terslemeden
kabullendi elimi ve tutup ayaga kalkti. Ancak kalktiktan sonra dili
acili verdi..
Rüya=Tesekkür ederim bay ukala ama neden gülüyorsun anlayamadim..
Jung=Gercekten cok hossun...her halinleee....'Rüya gözlerini kisarak bana bakti kafasi hafif egik bir sekilde bana....
Rüya=Senin bir amacinmi var neden benimle ugrasiyorsun ki???
Dedi
ve derin bir nefes alarak arkasini dönüp ön güverteye yürümeye
basladi.Bende arkasindan gülüsümü birakmadan yürüyordum..Sonra biran
durakladi vee "aaahhh" dedi ben neye sasirmis olabilecegine bakmak icin
dahada yanina yakalstim basimi uzattimki bir masa vardi ve üzerinde
yemekler dahasi son derece romaktikti mumlarla aydinlatilmisti ortam her
yerde mumlar vardi...

Jung=Bu olsa olsa saengin isidir mumlar filan .....baksana mumlarin sönmemesi icin özel kapanlar filan .....haahhaa
Rüya basinin üstünden dönerek...
Rüya=Nasilda oyuna getirildim hic gelmemem gerekirdi...
Dedi ve dönüp gercektende gitmek icin hazirlikla adimini atacaktiki önüne gectim..
Jung=Hayir yapamaysin bunu...
Rüya=Neden yapamiyorusum onlara günlerini gösterecegim...
Jung=Hee...Öle yanii...Aman bosver sonra ikimiz birlikte hallederiz merak etme...
Dedim ve omuzlarindan tutarak onun masaya cevirdim tekrar ve kollarimi boynuna doladim.
Jung=Görmüyormusun
yemekler harika hadi gel ben cok aciktim..Diyerek elinden tuttugum gibi
masaya oturttum..Bu durum cok hosuma gidiyordu gercektende dedikerimi
yapmaya baslamis son derece uysal bi kiz oluvermisti e ama hala arada
oluyrdu hircinligi olsun ben onu böyle sevdim..

Oturduk ve yemeye
basladik güveteden bir anda biri ciki verdi kaptan giyinimli biriydi e o
zaman kaptnadi gelip iyiaksamlar diledi ve saraplarimizi doldurup geri
gitti..Biz yemeklerimizi yerken acilmaya baslamistik...

Rüya=Bu cok güzel ama ben daha iyisini yapabilirdim evde ne gerek vardi buraya...
Jung=Ya ölemi??...Tamam bir gun yapta bakalim ne kadar iddaanda dogrusun...!!
Rüya=Inanma sen ama bir kere tadina baktirdiktan sonra bir daha vermeyecegim ve sen istiyorum diye sizlanacaksin heeheeehee...
O gülerken bende güldüm nasil gülmeyeyimki o karsimda isiklardan bile daha fazla isildarken...
Jung=Tamam
sen yeter ki yap tadimliga bile raziyim yemegimizi gülüserek
bitirdikten sonra üst güverteye cikmak icin rüyaya teklifte bulundum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Ağus. 31 2010, 20:17

Yazar: hyun joong^^flower




Birlikte
yukari guverteye ciktilar burasi asagidan biraz daha ufakti kaptan
motoru durdurmus ama bunu ikiside farketmemisti kiyidan sadece biraz
uzaktalardi.yukari merdivenlerden cikarken jung yine öne atilip rüyaya
elinden tuturak yardimci olmustu.Rüya gecenin isiginda adeta bir peri
görünüyordu.Jung bu durumdan oldukca etkileniyordu beraber öne dogru
yürüdüler sonra rüya korkuluklara dayanarak jung mine döndu jung ise
yukari yildizlara bakiyordu.

--------------------------
RÜYA

Yemekte
o kadar eglenmistimki sohbete doyamadim gerci biraz didisiyorduk ama
herseyiyle güzeldi.Sonra jung min yukari cikmayi teklif edince oradan
manzaranin nasil görünecegini hevesle merak ettigim icin hemen kabul
ettim. Jung yine önden ben arkadan el ele tutusarak merdivenleri
ciktiktan sonra ben manzaranin karsisinda tutulu kaldim.....o kadar cok
isildiyordu ki sehir gece olmasiyla sanki bir yildiz kentine
dönusuvermise benziyordu korkuluklara yaslandim jung mine döndüm ama o
yukari bakiyordu.....yildizlara....








RÜYA

Onun yıldızlara baktığını
görünvce bende başımı yukarıya çevirdim.....Çok şahane gözüküyordu
denizin üstünden yıldızlar okadfar çoktular ki.....
Rüya=Ne kadar çoklar değii mi?
Jung bana baltı onu görüyordum ama ben ısrarla yüzüne bakmayı reddediyordum...
Jung=Yıldızların çok oluşunun bir öyküsü var...hiç duydun mu?
Şaşkınlıkla
yüzümü ona çevirdim bu kendinden başka hiç bişeyden haberi olmadığını
sandığım jungun kalbi o kadarda boş değilmiş....
Rüya=Hayır....anlatsana merak ettim?
Dedim
ve gülerek tekrar yıldızlara baktı bense gözlerimi ayıramıyordum
jungdan anlatacağı şeyi can kulağıyla dinlemeye hazırdım....
Jung=Yeryüzünde
insanlar birbirlerine aşık oldukça yıldızlar belirirmiş gökyüzünde ama
birbirlerini gerçekten sevmeleri gerekir......Bu aşıklar zaman gerçerde
ayrılırlarsa yada sevgileri biterse o yıldız gökyüzünde sevgisiz kalınca
sesizce kayıp düşermiş ....ya sonsuzluğun içine yada bir
gezegene.......çünki o yıldız sadece aşk sevgisiyle beslenirmiş...eğer
bir ömür boyu sevgi devam ederse yıldızın yıldan yıla parlaması
artarmış......
Dedi ve bana döndü bu kelimeler beni öyle etkilemişti
ki ne diyeceğimi ne yapacağımı bilemiyordum.Jung bana doğru bir adım
attı sonra iki sonra yanıma kadar sokuldu....
Ben gözlerim jungun gözlerinde nefes almayı unutmusken ona bakıyordum....

---------------------

JUNG MİN

Güverteye
çıktıktan sonra biraz duraksadık yıldızları seyrediyormuş gibi
yapıyordum ama aslında o an kendimle mücadele ediyordum daha fazla
dayanacağımı hiç sanmıyorum...Onun bana söylemiyle yüzümü ona çevirdim
her an kendimi frenlemekten bıkmıştım artık...
Bana dediği;

Rüya=Ne kadar çoklar değii mi?

Bunu
söyleyince tamam ben artık kendimi firenlemeyecektim .....daha fazla
olmuyorduu....yapamıyordum...aklıma gelen ilk yıldızların öyküsünü
anlattım..ben anlattıkça oda gözlerime öyle bi derinlkte bakıyordu ki
kendi duygularımın önüne geçemiyordum..Öykümü bitirdiğimde ona yaklaştım
taa yanına yüzüne eğildim

Jung=Rüya ben....ben seni ....(derin bir nefes alıp yutkundu)...Ben seni seviyorum....

Rüya
karşımda donup kalmıştı bakışlarında bı buğuluk vardı ama ne olduğunu
çözemedim çokmu ani olmuştu ama hayır son derece ağırdan almıştım...

----------------------

Rüya
jungun son dediğinden sonra tüm yaşam belirtisini kaybetmiş gibi oarada
korkuluklara yaslanarak jung minin yüzüne bakıyordu...Jung sa rüyanın
ne tepki vereceğini merak ettiğinden gözlerini ayırmaıyordu
gözlerinden.....Birden rüya dengesini kaybetti ve yaslandığı korkuluktan
aşaı kaydı...Jung zaten sok durumundayken iyice şok olup ne yapacağımı
şaşırmış halde aşağı baktı..Rüya suyun içinde çırpınıyordu...
Rüya=Jung...Yardım ...et....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Ağus. 31 2010, 20:18

Yazar: hyun joong^^flower


JUNG MİN
Rüya nın dikatke yüzünü
incelerken oracıktan kaydığını faretmedim bian şaşkınlıktan sonra birde
baktımki aşağıda suyun içindeydi yardım istiyordu hiç düşünmeden suya
atladım buz gibiydi su ama buna hiç aldırış etmeden rüyayı tuttuğum gibi
teknenin arka tarafına çektim kaptan bizi görmüş elini uzatıyordu
birlikte rüyayı güverteye aldık kaptana hemen kıyıya gitmemizi söyledim
rüya tirtir titiriyordu içeri kamaradan bir örtü buldum ve onun üzerine
örrttüm;
JUng=Korkma canım ben yanındayım....tamamm..bittiii....

----------------------------

RÜYA
Suya
düştüğümde yüzmeyi bildiğim halde yüzememiştim ayak bileğim daha önce
burkulduğundan rahatça yüzemedim bir ikikere çırpındıktan sonra suya
batmaya başlatyınca jungdan yardım istedim ve hemen yanıma atladı ve
beni tuttuğu gibi teknenin güvertesine taşıdı üşüyordum hemde çok bu
biraz suyun soğukluğundan birazda sinirlerim boşalmıştı jungun dedikleri
hala kulaklatımda çınlıyordu..Jung içeriden bir örtü getirdi ve beni
sardı sonra sıkıca kucakladı sımsıkı....sonra;

JUng=Korkma canım ben yanındayım....tamamm..bittiii....
Rüya=Korkmuyorum....(sen yanımdayken)Diye fısıldadım içimden...

Kıyıya
o kadar çabuk ulaşmıştıkki anlayamadım.....jung beni kucakladığı gibi
tekneden indi ve yürümeye başladı bi yandanda bana bakıyordu..

Jung=Nasılsın..?
Rüya=Aslında iyiyim sadece titiriyorum...
Jung=Evet farkındayım...
Rüya=Üşümüyorum ama..
Dedim jung gülümsedi arabaya bindik ben jungga bakmaya çekinirken o sık sık bana bakıyordu....

---------------

JUNG MİN

Arabaya
bindiğimizde onun iyi olduğunu görünce çok rahatladım bu benim için
unutulmaz bi gece oldu ama rüya neden suya düşmüştü ki onu sevdiğimi
söylediğim için bu kadar yani ne kadar şok olmuş olabilir acaba hiç mi
söylemeseydim kahretsin....Eve vardığımızda onu hemen odasına çıkardım
tabi yürüyerek yine kollarımda taşımak istedim ama izin
vermedi...Diğerleri çoktan uyumuşlardı...bu daha iyiydi rüyanın bu
halini görsünler istemezdim....Odasındayken ;
Jung=Hadi git duş al
seni bekliyor olacağım...Dedim ve rüya hiç bir tepki vermeden gidip
dediğimi yaptı fazla geçmemiştiki rüyanın yatağında beklerken üstünü
giyinmiş halde odadan çıktı banyodan son dediğimi duymamış hissine
kapıldım iyiden iyiye rüya yanıma yaklaştı bende ayağa kalktım gözlerimi
gözlerinden hiç ayırmadan;

Jung=Rüya şimdi daha iyisinya...
Rüya=Evet...geceni
biraz ıslak bitirdim kusura bakma 'dedi ve gülmeye başladı bende
gülümsedim sonra bi kez olmuştu yine yapmalıydım bu sefer cevabımı
almadan bırakmayacağım...
Jung =Rüya....?
Rüya=Evet...?
Jung=Şeyyyy.....Ben seni seviyorum....
...................................................
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Çarş. Eyl. 01 2010, 13:54

Yazar: my_angel


ARADIĞIM CENNET---> FİNAL





Rüya
hala inanamıyordu. Jung Min onu sevdiğini söylemişti hem de gözlerinin
içine bakarak. Ama en tuhafı Rüya'nın onun bakışlarını

gözlerinde değil kalbinde hissetmesiydi. Ve...o da onu sevdiğini hissediyordu. Ne kadar aksini haykırmak istese de...
'Ben
sana karşı hiç bir şey hissetmiyorum' diyebilirdi, kendine yalan
söyleyebilirdi ama Jung Min bunu duyarsa ne kadar kırılırdı...İşte

buna dayanamazdı...Jung Min onu kendine doğru çekip sıkıca sarıldı.
'Eğer senden duyamayacaksam, bırak beni sevdiğini kalbimle hissedeyim. Suskunluğuna bile razıyım.'
Rüya ağlıyordu. Hiç bir şey diyemiyordu sadece hep onun yanında kalmak istiyordu. Jung Min
'Bu akşam seninle uyuyabilir miyim?' dedi çekinerek.
Rüya sadece başını evet anlamında sallayabildi.Sesinin titrememesi için çaba gösterdi ama pek başarılı olamamıştı.
'Eğer bana şarkı söylersen...'
Jung Min ona sarılarak yavaşça yatağa oturdu ve yatmasına yardım etti.Sonra onu kendine doğru çekerek sıkıca sarıldı ve hafifçe

şarkısını mırıldanmaya başladı. Ona ilk defa söylediği şarkıyı...

sadece ben miyim gözyaşı döken ve acı çeken?
aşkını böyle özlerken
sadece ben miyim geri gelmeni ümit eden
oh! aşkım.
bebeğim bana gel.
aşkıma..
bunu yeniden yapabiliriz
aşkımızı...
bana geri geleceksin değil mi?
sen ve ben...


Rüya,
kelimelerin ve sesinin büyüsünde kendini unutmuştu. İlk defa kendini bu
kadar mutlu ve güvende hissediyordu. Sadece bu gece

diye düşündü ve tekrar gözyaşları akmaya başladı.
Jung Min onu teselli etmek istercesine saçlarını okşuyordu.
'Ben varken sen hep mutlu olacaksın.' diye fısıldadı, çok geçmeden ikiside uyumuşlardı.
Sabaha
karşı Rüya gözlerini açtı ve Jung Min'i seyretmeye başladı. Yavaşça
biraz daha ona yaklaşarak yanağına bir öpücük kondurdu

sonra
sessizce kalktı. Bir kağıt ve kalem buldu ve yazmaya başladı. Sonra aynı
sessizlikle kağıdı az önce kendisinin yattığı yere bıraktı,

yavaşça odadan çıktı.
Gidiyordu, bunu en başından beri biliyordu zaten ve artık zamanı gelmişti...
***

Jung Min uyandığında mutlulukla Rüya'ya sarıldığı koluyla onu kendisine doğru çekmek istedi ancak...yoktu. Şaşkınlıkla yatakta

doğrulup etrafına baktı.
'Rüya?'
Ve gözüne artık Rüya'dan geriye kalan kağıt ilişti. Telaşla kağıdı açtı ve okumaya başladı...

''Seni sevdiğimi söylecek kadar kalamam burada. Geçici bir hevesin olamam. Üzgünüm Jung Min...Bunu kendime yapamam. Sen beni

kolayca
unutabilirsin, bu yüzden beni arama. Bugün Kore'den ayrılıyorum. Seni
ve arkadaşlarını hep gülümseyerek hatırlayacağım...
Rüya...''

Elleri titreyerek kağıdı bir kez daha okudu...Rüya...onu bırakıp gitmişti...


***

Aceleyle alt kata indi bir yandan da onu durdurmaya çalışan Jun'a bağırıyordu.
'Anlamıyor musun!! Rüya'nın peşinden gitmem gerek, onu durdurmalıyım!!'
Jun
'Nasıl yani, vedalaşmadan mı ayrıldı?'
diyerek
şaşkınlıkla kapıdan çıkan Jung Min'in arkasından bakakalmıştı. Jung Min
ise Jeju daki havalanına bir an önce yetişmek için

acele ediyordu.
Rüya, Kore'den gidecekse havaalanında olmalıydı...
***

Arabadan indiği gibi koşarak uluslararası uçuş kısmına yöneldi.
'Afedersiniz, acilen birisi için uçuş kayıtlarına bakar mısınız? Adı Rüya...'
Sekreter bir anlık şaşkınlıktan sonra
'Üzgünüm ama soyadını da söylemeniz gerek, bu şekilde o kadar kişinin arasından onu bulamam.'
Jung Min artık sabrının taştığını hissederek bağırmaya başladı,
'
Lanet olsun! Kore'de kaç tane Rüya adında Türk var sorabilir miyim???
Şimdi o kayıtlara bak ve bana hangi ülke için bilet aldığını

söyle!'
Görevli durumun sandığından daha ciddi olduğunu farkedip ismi arattı
'Haklısınız. Bir Türk, Japonya için 10.40 a bilet ayırtmış ve uçak 5 dakika sonra kalkacak'
'HEMEN o uçağa bir bilet istiyorum'
'Üzgünüm ama uçak birazdan kalkacak'
Jung Min
'Bana
sadece şu kapılardan geçmemi sağlayacak bileti ver!!' deyip cebinde ne
kadar para varsa hepsini masanın üstüne koydu, görevli kız

bileti verdi.
Ve uçağa gidilen yönü işaret etti.
Jung Min koşuyordu, hızla güvenlikleri geçip yolcuların uçağa doğru gittiği kapıya koştu.

Geç kalmıştı. O gözlerinden süzülen yaşlarla olduğu yerde kalmışken uçak havalanıyordu.


***
Orada öyle ne kadar beklediğini bilmiyordu ancak havaalanından çıkarken Kyu'nun sesiyle kendine gelebildi,
'Neler oldu böyle? Rüya nerede??'
Jung Min oradaki koltuklardan birine çöktü,
'Gitti...' diyebildi.
Birden aklına gelen fikirle umutla arkadaşlarına baktı,
' Bir sonraki Japonya uçağına yetişmeliyim!'
Hızla
tekrar bilet satış noktasına ilerlerken oradaki büyük ekranlı
televizyonda çıkan haberle olduğu yere çöktü, artık hiç bir şeyi

hissedemiyordu. Kalbi o kadar acıyordu ki arkadaşlarının bağırışlarını bile duyamıyordu....

'Jeju adasından bir saat önce Japonya'ya doğru yola çıkan XX456 sayılı uçak, bilinmeyen bir nedenden dolayı uçuş sırasında alev

almıştır. Okyanusa düşen uçaktaki yolculara ulaşmak için kurtarma çalışmalarına başlandı.'

Aşk,
umutla beklemeye devam ediyordu...O gelecekti...Gelmeliydi...Bu kadar
yakınken, bu kadar sevmişken ellerinin arasından kayıp

gidemezdi...Kalbi
seni seviyorum diye çığlık çığlığa haykırırken ona sırtını
dönemezdi...Ama kimbilir, belki de giderdi...Asla geri

gelemeyeceğini
bilmeden, kalbini susturarak...Kimse ne olacağını bilemez, çünkü aşk
sadece kalplerin arasındadır... Bazen başlar, bazen

biter, bazense hep devam eder...Ve kalbi yok edene kadar da nefes almaktan vazgeçmez...

BİR YIL SONRA


Tam bir yıl oldu diye düşündü Jung Min. Uçak kazasının olduğu o gün, bir haber alana kadar eve dönmeyi reddedip havaalanında

kalmıştı...Ölen
yolcuların arasında onun adını görene kadar kalmıştı. Sonrasını
hatırlamıyordu. Sonrası yoktu zaten...İlk önce gruptan

ayrılmayı istediğini söylemişti Hyun'a ama o kesinlikle reddetmişti.
Tam
bir yıldır Jung Min'in normale dönüp tekrar konser verebilecek hale
gelmesini bekliyorlardı. Sadece bir defa konsere çıkmıştı; o şarkı

için...Basına
'Bir tatili hakettiğimizi düşündük ve çalışmalarımız için hazırlık yapıyoruz ' demişlerdi.
Kyu, Jeju'daki evden ayrılmayı teklif etmişti ama Jung Min bunu duyunca
'Asla buradan ayrılmam! Onu unutmam için neden bu kadar uğraşıyorsunuz!' diye bağırmıştı.


***


bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet

sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam

dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç

***

Her
gün akşama doğru evden çıkıp gece yarısından sonra dönüyordu.
Arkadaşlarının hepsi ne yapacağını şaşırmış, çaresizce Jung min'in

düzelmesi
için ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlardı. Aslında hala şakalar
yapıyordu ve sürekli gülüyordu ama bir şeyler tersti.
Jun dayanamayıp Kyu'yla beraber o çıktıktan sonra peşinden gittiler. Döndüklerinde Hyun ve Saeng merakla
'Eee? Sorun ne öğrenebildiniz mi? Nereye gidiyormuş?'
Jun gözleri dolu bir şekilde
'Deniz kenarına...' diyebildi. O ağlamaya başlayınca devamını Kyu getirdi,
' Orada saatlerce oturup denize bakıyor ve kendi kendine konuşuyor. Biz yanına yaklaşırken Rüya dediğini duyduk, sonra ağlamaya

başladı. Bizi farketmeden geri dönmek zorunda kaldık...'

***
HYUNG JUN

Arabayla bir partiden dönüyorduk, Jung Min yine yoktu biz de hasta olduğunu söylemiştik. Sıkıntıyla dışarı bakarken ağzım açık

şaşkınlıkla
'Hey! Arabayı durdurun!' diye bağırdım.
Arabadan
indiğim gibi koşarak az önce gördüğüm kızı yakalayıp önüne çıktım.
Yanılmamıştım...Ben farkında olmadan ağlarken onun da

gözleri dolmuştu. Diğerleri de telaşla yanıma geldiler ve karşılarında Rüya'yı görünce şok oldular...


***


Oradaki bir kafeye oturmuş birbirimizin yüzüne bakıyorduk. Rüya
' Sizi tekrar görebildiğime inanamıyorum' dedi sevinçle.
Hepimize tek tek baktı...
'Jung Min? O nerede??'


KYU JONG

Jun
ağlamaya başladı ve ben tüm hikayeyi Jung Min'in şu son hali hariç
anlatmaya başladım. Şaşkınlıkla dinliyordu.Ben bitirince Hyun

hepimizin merak ettiği o soruyu sordu,

' Peki sen nasıl o kazadan kurtulabildin?'


RÜYA

Bir Yıl Önce - Jeju Uluslararası Havaalanı
Havaalanına vardığımda telefonum çaldı. Arayan çalıştığım şirketti. İstemsizce cevap verdim.
'Evet, konuştuğumuz gibi. Saat 3'te Astana'daki görüşmede olacağım.'
Kazakistan'a gidiyordum.Biletimi ise Japonya'ya almıştım...
6 Ay Sonra- Kazakistan
Her
şey o kadar boş ki...Aylardır kendimi buradaki tarihi eserlerin kazı
çalışmalarına verdim. Günlerdir yaklaşık üç saatlik uykuyla

ayakta
duruyorum. Kendimi bu kadar kötü hissettiğim için herkesten
uzaklaştım.Zaten isteselerde bana yakın olamıyorlar. Jung Min'in

dediği gibi herkesi kaçırabilme özelliğimi kullanıyorum.
***
3 ay sonra - Tayvan
Yeni
işim Tayvan'daydı...Henüz alışmaya çalışıyordum...Geldiğim ilk gün
televizyonda kanallara bakarken bir haber dikkatimi çekti.
''SS501
dün Tayvan'da verdiği konserde büyük ilgi gördü. Sadece slow şarkı
söyleyen grup , yeni şarkıları 'Only One Day' ile büyük

beğeni topladı.''
Ve
şarkıyı söyledikleri kısmı girdiler. Oradalardı...Beşide karşımdaydı
işte...farkında olmadan tüm dikkatimi Jung Min'e vermiştim.

Şarkının
sözleri üstüme bir ağırlık gibi çökmüştü ve bittiğinde Jung Min'in
gözlerinden yaşlar süzüldüğünü görür gibi oldum.Kendi

kendime
'Hah! Haklıydım!!Kimbilir kimi düşünüyordun o an!...'
dedim. Gözyaşlarımı elimle silerek Tv'yi kapattım.Bu, onları gittikten sonra ilk ve son görüşümdü...

Only One Day (Sadece Bir Gün)

Senin giderkenki gülüşünü unutamıyorum...
Çünkü ben sana değer verdim.
'Zaman herşeyi onaracak...'
Bu arkadaşlarımın bana desteğiydi...
Ama seni gömmek için bu da faydasız
Sürekli gezilerin arasında
Beni tekrar bulan o şey,
Rüzgarla gelen sesindi...
Unutabilir misin?
Günden güne
Senin burada olmadığın o gün
Sanki dün gibi bir hatıra oldu
Bu bana çok zor geliyor
Bir gün yalnızca bir gün için
Eğer gözyaşlarını yalnız elim silebilecekse
O zaman sana söyleyeceğim, herşeyim olduğunu...
O uzun gecelerde gizlenen
Geçmiş anılarımı unutamam
Acımasız zaman dursa bile...
Üstelik tutamadığım sözüm, üstüme çöken toz oldu
Gizlice, gözyaşlarımla temizlerim...
Büyük kalabalığın arasında seni tekrar arıyorum
(Sesim) seni seviyor diyor, bunu unutabilir misin?
Kader bizi ayırsa da
Paramparça olmuş bir rüya olsa da
Seni tekrardan geri getirmeyi dilerim...
Bir gün, yalnızca bir gün için,
Eğer seni görebilirsem
Ettiğim en iyi dua
Seni geri getirebilmek için, devam edemiyorum...
Söyleyemediğim o kelimeler kalbimin derinliklerindeydi
O halde şimdi sana söyleyeceğim; seni seviyorum
Lütfen bu son cesaretimi kabul et...

Şu Anda...Kafede...SS501le...

Şaşkınlığım hala geçmemişti...Planımın buraya varacağını nereden bilebilirdim ki??
Onları daha fazla bekletmeden anlatmaya başladım...
'Evet o gün Japonya için bilet aldım ama onbeş dakika kala kararımı değiştirip Kazakistan'a gitmeye karar verdim. O...Jung

Min...gelmeyeceğini
düşünmüştüm ama eğer gelirse diye nereye gittiğimi bulmaması için son
ana kadar bekleyip Kazakistan uçağındaki

gelmeyen yolculardan biri yerine uçağa binebildim. Bunu yapanları zaten duymuşsunuzdur.' dedim son olarak.
Onlar,
o gün uçağa gitmek üzereyken ağlama krizine girdiğimi nerden
bilebilirlerdi ki?Ve Kore...Buraya yine işim gereği gelmek zorunda

kalmıştım...


***

Kyu,Hyun , Saeng ve Jun şaşkınlıkla onu dinlediler ve sözleri bitince Hyun
' Şimdi bizimle geliyorsun...'
dedi.Rüya şaşkınlıkla
'Nereye?' diyebildi...
Saeng sevecen gözlerle ona baktı,
'Jung Min'i sormuştun değil mi?...'

RÜYA

Deniz kenarına geldiğimizde hala bir şey anlayamamıştım. Kızamıyordum
da çünkü hepsinde tuhaf bir durgunluk vardı. Sahile yaklaşık

yüz metre kala durduk ve arabadan indik. Soran gözlerle onlara bakıyordum.
Saeng yine yanıma gelip bana karanlığın içinde bir yeri işaret etti,
'Yürümeye devam et, göreceksin.'
'Neyi?' dedim. Ama cevap vermediler.
'Peki
öyle olsun' deyip yürümeye başladım. İlerledikçe karşımda bir bank
olduğunu farkettim. Merakla adımlarımı hızlandırdım, orada

biri vardı. Kalbim heyecanla atmaya başladığında aklım 'Hayır, lütfen 'o' olmasın....' diyordu...
Yaklaşık
iki metre kala durdum ve derin bir nefes aldım. Tam seslenecekken
duyduklarım karşısında hiç bir tepki veremedim...Sadece

dinliyordum...


***

Jung Min bir an onu görür gibi oldu karanlık okyanusta...Onu ve asla unutamadığı o gülüşünü...
'Sen
gelemeyeceksin belki ama ben gelebilirim değil mi?... Seni son kez
göremedim bile...Beni duyduğunu biliyorum. Hatta eminim hala

bana kızıyorsundur.
Burada
olsaydın yine tartışacaktık ve ben ilk defa senin karşında susacaktım.
Yalnız gözlerine bakabilmek için bin kere susmayı tercih

ederdim...Bana
kızdığın için mi gittin? Şimdi senden geriye hiç bir şey
kalmadı...Bazen hayalini görür gibi oluyorum, biliyor musun?'
Hafifçe güldü, artık gözyaşları akmaya başlamıştı,
'Hatta
''yine mi sen'' diye kızar gibisin, bakışların hala aynı. Ya ben? Ben
aynı kalabildim mi? Her gün buraya gelip beni neden

bıraktığını
sorup duruyorum, belki cevap verirsin diye...Bana ''Artık Git!!' diyecek
olsan bile sesini duyacaksam eğer; giderim...Seni

kızdırdığım o
gün eğer hala yanımda olacağını bilseydim, giderdim.Ben aynı kalamadım
sanırım, görüyorsun, hala seni aradığım içi bana

kızıyorlar.
Ve... Ve senin hayalin hala dalgalarda çocuklar gibi oynarken, sen bana
hala gitmemi söylerken ben tıpkı o zaman olduğu gibi

yine gidemiyorum...'

Rüya
da ağlamaya başlamıştı.Duyduklarına inanamıyordu...Yavaşça ona doğru
yaklaştı, şimdi tam arkasında duruyordu, derin bir nefes

alıp
'Gerçekten gider miydin?' diyebildi.
Jung Min gözlerini silip ayağa kalktı...
'Sana bir soru sordum, bilmem farkında mısın bay ukala...' elinde olmadan sesi titremişti...
Yavaşça arkasına döndü...
İnanamıyordu, sadece bakıyordu. Eğer dokunmaya kalkarsa bir anda kaybolacağından korkuyordu.
Rüya daha fazla dayanamayıp ona doğru yaklaştı, eliyle yüzüne dokundu.
'Gitmeni istemiyorum.' dedi gözlerine bakarak ve devam etti,
'Ben hala buradayım...'
Jung Min hiçbir şey diyemeden Rüya'ya sıkıca sarıldı...İkisi de ağlıyordu...


***


Hayat
bazen kimsenin hayal edemeyeceği şeylerle karşılaştırır sizi...Öyle ki
bazen çektiğiniz tüm acıları bir anda unutuverir sadece o an

için
şükredersiniz...Çünkü bilirsiniz ki hayat her zaman size bir fırsat
vermez, siz bir ölünün dirilmesinin imkansız olduğunu bilirsiniz

ama hayat öyle bir plan kurar ki geriye sadece mutluluk kalır...

***
Bir Ay Sonra

Rüya,
tüm yaşadıklarını Jung Min'e anlatmak zorunda kalmıştı, onun bu kadar
acı çekeceğini bir an bile düşünmemişti... Şimdi ise

birbirlerini
bulduklarından beri Jung Min her gün onunlaydı. Bu kez evlerinde
kalmayı reddetmişti, oraya çok yakın bir otele yerleşmişti

ama
eskisinden daha çok birliktelerdi. Jung Min, sanki kırılgan bir şeye
dokunur gibi davranıyordu Rüya'ya...Hala inanamıyordu...

İnsan,
bir ölünün geri gelmesi için ne kadar dua etse de gelmeyeceğini
bilir...Ama gelirse...Bir şekilde tekrar hayatını aydınlatırsa işte o

an diyecek tek bir sözünüz kalmaz. Sadece doya doya onun yüzüne bakmak istersiniz ve en çok da onu kaybetmekten korkarsınız...
İşte bu yüzden Jung Min, Rüya'ya işiyle ilgili hiç bir şey soramıyordu, bir daha gitmeyeceğine inanıyordu...
***

JUNG MİN


Her
zamanki gibi sabah erkenden kalktım, artık
zorlanmıyordum...Ah...kesinlikle değiştim:D Alelacele üstümü giyinip alt
kata indim,
'Heyy ben çıkıyorum, hazırlandığınızda beni arayın, sahilde buluşuruz...'
deyip kapıdan çıktım, koşarcasına otele gidiyordum. Aslında otele gitmesini hiç istememiştim ama o hala inatçı olduğundan beni

dinlemedi...Yine de onu görebildiğim için mutluyum. Odasının önüne gelince yüzüme en şirin ifademi yerleştirip kapıyı tıklattım.
'Rüya?'
Adını
bir yıldır sürekli soğuk bir denize söyleyip cevap beklemiştim, şimdi
ise onun sesi beni hayata bağlayan tek şey olmuştu...Yeniden...
'Geldim iki dakika daha bekle sadece tamam mı??'
Ben kapının yanındaki duvara yaslanıp beklerken birden kapı açıldı, onu gördüğümde yüz ifademin değişmesini farkedip gülmeye

başladı,
'Hem şaşkın hem de ukala...Umarım bu özelliklerinle de övünmüyorsundur:D'
Sadece
gülümsedim ve elinden tutup kolumu boynuna dolayıp sıkıca sarıldım,
saçlarının kokusunu içime çekerek bir süre öylece durdum.
'Bugün sana bir süprizim var, sadece görene kadar bekle:D'



***




Rüya ve Jung Min sahile geldiklerinde Kyu, Hyun,Jun ve Saeng çoktan gelmiş onları bekliyorlardı.Jun,
'Tekne
turu mu? Bu harika:D Süpriz diye buna derim:P' diyerek güldü ve Jung
Min'in tepkisinden korkarak hızla tekneye doğru koştu.

Hepsi gülüyordu Jung Min hariç...Hepsi bindikten sonra tekne açılmaya başladı. Etrafta sudan başka hiçbir şey görülmeyene kadar

uzaklaştılar...
O
gün akşama kadar çok eğlendiler, hepsi Rüya için en hareketli
şarkılarını söyleyip birlikte dans etmişlerdi ve Jung sürekli Rüya'yı

güldürecek çocuksu hareketler yapmıştı...
Akşam olduğunda Jung Min kaptana göz kırptı, tekne az sonra durdu, Jung gülümseyerek Rüya'nın yanından kalktı, tam ününde diz

çökerek gözlerinin içine bakmaya başladı,
'Bu anı hatırladın mı?'
Rüya
bunu beklemiyordu...Tabi ki hatırlamıştı...Gitmeden önceki son gece
birlikte yatla gezmişlerdi ve o geceyi asla unutamamıştı...
'Be..ben...'
Jung Min parmağını dudaklarının üstüne koyarak onu susturdu ve devam etti,
'Bu gece önce ben konuşacağım:D Ben...ben seni tekrar bulduğum için çok şanslıyım...Ve seni asla kaybedemem, bunu göze alamam.

Ben...ikimizde
nefes almayı bırakana kadar benimle kalmanı istiyorum...'deyip aynı
anda avucunu açtı, Rüya şaşkınlıkla bakakalmıştı.

Avucunda iki tane yüzük duruyordu, birbirini tamamladığında Saranghe yazısı ortaya çıkan iki alyans...
Rüya'nın gözleri dolmuştu, bakışlarını yere çevirerek,
'Ben...ben kalamam Jung Min...İki gün sonra buradaki işim sona erecek...Seni...seni gerçekten seviyorum ama kalamam...'
Jung Min inanamıyordu,
'İş
mi? Bana bunu bahane etme...Hatırlıyor musun? Aşk sadece aradığı kalbi
bekliyor demiştim, ben o kalbi buldum ve bulduğum gibi de

kaybettim.
O kalbin bir daha asla atmayacağını düşünerek yaşamak nasıl
hissettiriyor biliyor musun? Artık olmaz, bir daha gidersen buna

dayanamam...'
Gözlerinden yaşlar süzülmeye başlamıştı, Rüya ise ne diyeceğini düşünerek onun gözlerine baktı,
'Seni ağlarken görmek istemiyorum tamam mı?Bana bunu yapma...' deyip ona sıkıca sarıldı...


***




'Jung
Min'in tatilde yapılacak düğününe kim gitmek ister ki:D' Jun bunu
söyleyip gülmeye başladığında Rüya hafifçe yanağına vurdu,
'Bana bak
Jun, şansını zorlama, senin yüzünden kaçak gelin olmak istemiyorum tamam
mı??' Jun gülmeye başladı. O sırada kapı açıldı,

içeri gelen Saeng'di.
'İnanmıyorum, masallardan çıkıp gelmiş bir prensese benzediğinin farkında mısın??'
Rüya tekrar aynaya döndü,
'Ah...O prensesler de ukala prenslerle mi evleniyor?'
Saeng kendini tutamayıp kahkaha attı,
'Sen de hırçın prenses oluyorsun bu durumda:D'
Rüya da gülmeye başlamıştı, Saeng devam etti
'Birbirinizi bulduğunuz için çok şanslısınız.'
O sırada dışardan sesler geldi, bir bağırış duydular...Bu Jung'un sesiydi.
'Ya!! İçeri girmemem için bir neden söylesene Jun, Baaaakkk bugün sana iyi davranacağım ama yarın sen öldün tamam mıııı!!'
Saeng dışarı çıkıp Jung Min'in gelini görmemesi için bahçeye çıkarttı...Düğünde sadece SS501'in ve Rüya'nın aileleriyle yakın

arkadaşları vardı, basına kapalı olacaktı.


Yarım saat sonra ise birbirlerinin gözlerine bakarak evlilik yeminlerini etmişlerdi...


RÜYA


Her
şey o kadar inanılmaz bir hızla gelişti ki...Ben onun hislerinden emin
olabilmiştim ama yine de korkuyordum...O bana tüm kalbini

açtığında
ise o bir yılda benim yaşadıklarım aklıma gelmişti, haklıydı... Onu
bırakamayacağımı bile bile ona öyle söylediğime pişman

olmuştum...
'Rüya!!''
Jung'un sesiyle daldığım düşüncelerden sıyrılıp ona baktım,
'Sonunda gelebildin, sayende burada kök saldım:D'
'Hmm...Ölene kadar sadece beni beklemeni istiyorum' deyip muzipçe sırıttı, ben de bunun üzerine saçını çektim,
'Beni bir daha bekletirsen ölürsün:D' Sonra yanağına bir öpücük kondurdum, kalbim...sanki uçuyordu...6 ay boyunca Asya'dan

başlayarak tüm dünyayı gezmeye karar vermiştik, bense cennetimi aramaktan çoktan vazgeçtim... Onu bir yıl önce o kaza yerinde

bulmuştum ve o da hep benimle olacaktı...İkimiz de nefes almayı bırakana dek...


En son my_angel tarafından Ptsi Eyl. 06 2010, 20:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ophelia



Mesaj Sayısı : 798
Points : 3380
Reputation : 145
Kayıt tarihi : 23/04/10
Yaş : 27
Nerden : KUYUDAN =)

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Çarş. Eyl. 01 2010, 14:38

- - - THE END - - -

_________________

You are the strength that keeps me walking.
You are the hope that keeps me trusting.
You are the light to my soul.
You are my purpose, you're everything...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Çarş. Eyl. 01 2010, 14:49

İyi düşünmüşsün bak, bunu unutmuştum canım
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ophelia



Mesaj Sayısı : 798
Points : 3380
Reputation : 145
Kayıt tarihi : 23/04/10
Yaş : 27
Nerden : KUYUDAN =)

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Çarş. Eyl. 01 2010, 17:13


_________________

You are the strength that keeps me walking.
You are the hope that keeps me trusting.
You are the light to my soul.
You are my purpose, you're everything...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asl1han



Mesaj Sayısı : 304
Points : 2797
Reputation : 85
Kayıt tarihi : 15/06/10
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Çarş. Eyl. 01 2010, 20:02

wayy canınaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa.süpersin sinem yaa:D:D
dediğin gibi muhteşem bir final:D:D
tebrik tebrik tebrik:d
darısı başıma:d:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Çarş. Eyl. 01 2010, 20:06

Çoookkk teşekkürler aslıhancım,sanırım silmediğim iyi oldu
Evett senin finalini de dört gözle bekliyorum canım İşler nereye varacak çok merak ediyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hyun joong^^flower



Mesaj Sayısı : 576
Points : 3103
Reputation : 30
Kayıt tarihi : 01/04/10
Yaş : 29
Nerden : İSTANBUL

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Perş. Eyl. 02 2010, 20:27

Bende son yapaö dıyodum yazısmaları hıç görmedim hanı hep my_angel yazıyodu ya bu formda bende eklenmedi sandım.... Ühüü hüüü üü bitti hıkayemız
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
eun a sin



Mesaj Sayısı : 109
Points : 2414
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 26/08/10
Yaş : 24
Nerden : paflagonya

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Perş. Eyl. 02 2010, 22:46

Çok güzel bir hikayeydi.keşke bitmeseydi...bu arada herkese annyong!!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   C.tesi Eyl. 04 2010, 00:18

Teşekkürler canım, hoşgeldin aramıza Daha iyilerini yazarız umarım
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hyun joong^^flower



Mesaj Sayısı : 576
Points : 3103
Reputation : 30
Kayıt tarihi : 01/04/10
Yaş : 29
Nerden : İSTANBUL

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Eyl. 07 2010, 16:26

Ben özledim hikayalerini sinem üzülmış
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Eyl. 07 2010, 16:46

Cidden mi?? aa Ben de yazmak isterim ama yarım kalır korkusuyla başlamıyorum... üzülmış Kendi hikayeme döndüm bu ara sesiz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hyun joong^^flower



Mesaj Sayısı : 576
Points : 3103
Reputation : 30
Kayıt tarihi : 01/04/10
Yaş : 29
Nerden : İSTANBUL

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Eyl. 07 2010, 16:49

Mesajlardamı sorun benim bilgisayardamı avatarda değiştirdim ama hala aynını gösteriyo sinem sen yorum yazmıssın ama ana sayfada görmeme rağmen burada göremiyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Eyl. 07 2010, 16:54

Tekrar yükle sayfayı canım belki sorun çıkmıştır...Bazen bende de oluyor o abo sesiz heyy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hyun joong^^flower



Mesaj Sayısı : 576
Points : 3103
Reputation : 30
Kayıt tarihi : 01/04/10
Yaş : 29
Nerden : İSTANBUL

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Eyl. 07 2010, 16:56

Hala görmüyom üzülmış
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Eyl. 07 2010, 17:05

Cidden mi?? aa Ben de yazmak isterim ama yarım kalır korkusuyla başlamıyorum... üzülmış Kendi hikayeme döndüm bu ara sesiz


Aynı yorumu tekrar yolluyorum o zaman
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ophelia



Mesaj Sayısı : 798
Points : 3380
Reputation : 145
Kayıt tarihi : 23/04/10
Yaş : 27
Nerden : KUYUDAN =)

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Eyl. 07 2010, 17:34

Gülcaaaan avatar, imza yakıyo yaaa bayıldım eltim aa
Hyunun da eli kalbinde aklı eltimdeee

_________________

You are the strength that keeps me walking.
You are the hope that keeps me trusting.
You are the light to my soul.
You are my purpose, you're everything...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Eyl. 07 2010, 17:44

Evet ya ben de bayıldım ama şikayet ediyordu az önce
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hyun joong^^flower



Mesaj Sayısı : 576
Points : 3103
Reputation : 30
Kayıt tarihi : 01/04/10
Yaş : 29
Nerden : İSTANBUL

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Eyl. 07 2010, 18:56

Yok sinemcim şikayetim göremediğimdendi..Teşekkür ederim eltilerim..(bizim gibi iyi geçinen elti varmı daha =))...)...Yemek için çıkmıştım şimdi geldim sorun kalmamış ama birazdan yine çıkıcam (Malum konu merve)Bu akşam daha giremem sanırım sizleri yine özlecem..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ophelia



Mesaj Sayısı : 798
Points : 3380
Reputation : 145
Kayıt tarihi : 23/04/10
Yaş : 27
Nerden : KUYUDAN =)

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Eyl. 07 2010, 19:01

Sen bu akşamı bi atlat bakalım yarın mümkün olduğunca erken girmeye çalış nete de msj yolla

_________________

You are the strength that keeps me walking.
You are the hope that keeps me trusting.
You are the light to my soul.
You are my purpose, you're everything...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
shin_neul



Mesaj Sayısı : 553
Points : 3270
Reputation : 246
Kayıt tarihi : 03/02/10
Yaş : 23
Nerden : Young Saengin kalbinden ^_^

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Eyl. 07 2010, 19:26

Unnim eltim avatarınla imzana bittim. aa

_________________

Senin İçin Olan Aşkımı Hissedemiyor Musun?
Bu Aşk Değil Mi?
Seni Özledim...
Fısıltılarımla Bağırdım...
Ama Neredesin?

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Salı Eyl. 07 2010, 19:47

Ha ha cidden yoktur herhalde Gülcancım... Ben de akşamları olamıyorum zaten üzülmış
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet   Bugün 14:30

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Toplu Hikaye 1: Aradığım Cennet
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
3 sayfadaki 3 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3
 Similar topics
-
» Edgar Allen Poe - Hikayeler

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
SS501 Triple S Turkey :: SOHBET VE EĞLENCE :: SS501 İLE İLGİLİ SENARYOLAR-
Buraya geçin: