SS501 Triple S Turkey

Ss501 hakkında her şey
 
KapıAnasayfaTakvimKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki
YazarMesaj
hyun joong^^flower



Mesaj Sayısı : 576
Points : 3108
Reputation : 30
Kayıt tarihi : 01/04/10
Yaş : 29
Nerden : İSTANBUL

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   C.tesi Ocak 22 2011, 14:54

Uzun olsun nurum bende hiç şikayet etmem zevkle okurum. Bence çok güzel hikaye içindeki hikaye ben beğendim bir yerden alıp yazmıssın sandım yada ir yerden duydun sandım. Acaba korku hikayelerimi yazsan sen Devamını hiç kısaltma at öle att
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reiißend Haqel



Mesaj Sayısı : 13
Points : 2167
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 19/01/11
Yaş : 19
Nerden : Jung Minin odasında(uyuyuşunu izliyorum +.+ )

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Ptsi Ocak 24 2011, 13:44

Bir şey değil. ( herzaman tatlı )

Bende hoşbuldum tatl
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Ptsi Ocak 24 2011, 22:14

Hasretcim şu 2 gün geçsin yollayacağım :) Ama kısalır mı bilmiyorum... Henüz bakamadım T_T
Gülcancım korku hikayesi fikrini sevmeye başladım ben:P
:D Umarım forumda eğlenirsin, gerçi şu ara hikayeciler dışında kimse yok hatta o bile yok gibi gibi... T_T
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asena



Mesaj Sayısı : 11
Points : 2224
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 21/11/10
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Ptsi Ocak 24 2011, 23:13

Hikayeni bir solukta okudum cnm devamını beklıyorum =)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Ptsi Ocak 24 2011, 23:35

Teşekkürler asena, sanırım sen de yenisin :) Hoşgeldin aramıza... Sınavlarım bitsin hikayeye devam edeceğim :)
Dediğim gibi okuyanlar oldukça yollamayı düşünüyorum :)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asena



Mesaj Sayısı : 11
Points : 2224
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 21/11/10
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Salı Ocak 25 2011, 09:35

Aslında 3 ay öncesinde üye oldum ben :) ama aktif olmadığı için girmedim
diğer sitede moderatörüm birde orada haber,resim paylaşınca buraya bakmak aklıma gelmedi
demin bir bakayım dedim hikayeciler aktif :) çok beğendim
Bu arada cnm sınavında başarılar...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Salı Ocak 25 2011, 18:38

:D Umarım daha çok görürüz seni buralarda :) Herkes sınav telaşından yok yazdan beri... Teşekkürler :) Benim son sınavım kaldı çok şükür:D:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asena



Mesaj Sayısı : 11
Points : 2224
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 21/11/10
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Çarş. Ocak 26 2011, 13:49

Sık sık uğrayacağım buraya:)
Rica ederim cnm
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Cuma Ocak 28 2011, 16:40




:D
Uzuuuun bir yeni bölüm geliyor, acele etmeden okuyun ve yorumlarınızı belirtin


BÖLÜM 21: İSYAN



Karanlık koridorda ilerlerken içimden söyleniyordum. Ve farkında olmadan gözyaşlarım akıyordu.
- Ne oldu bana böyle?!...
Eskiden laf altında kalmayan ben, bir ukala yüzünden nasıl bu hale gelebilmiştim?
Hırsla gözlerimi silip merdivenlere yöneldim. Ama o anda elektrikler kesti. Birkaç basamağı çıkmıştım ki duyduğum ses dengemi kaybetmeme neden oldu.
- Yağmur...
Tam düşecekken karanlıktan gelen bir destek kolumu tuttu. Kim olduğunu göremesem de sesi kalbimin ritmini bozmaya yetmişti,
- Ne istiyorsun?
Sessizlik... Arkamı döndüm ve el yordamıyla yukarı çıkmaya başladım.
- Şey... Ben özür dilerim...
Off neden gitmiyordu sanki? Bu şekilde kendimi daha çok yoruyordum...
- Ne için?
İkinci merdivene dönmüştüm, ama onun da arkamdan geldiğinin farkındaydım.
- Aşağıda olanlar için... Neden böyle tepki verdiğini anlamadım.
Artık kendimi frenlemeyi bırakıp onun olduğunu tahmin ettiğim tarafa doğru döndüm.
- Özrünü kendine sakla! Git hikayeni anlatmaya devam et! Beni rahat bırak!
Sessizlik... Ama bu sefer ayak sesleri de kesilmişti...
- Bana bu şekilde davranma... Benle böyle konuşmaya hakkın yok...
- Neden?? Sırf müşterim olduğun için mi? Sana karşı kibar olmam mı gerekiyor? Senin keyfin için ne yaparsan yap katlanmalı mıyım?
- Ben... Ben öyle demek istemedim.
- Ne istediğinle ilgilenmiyorum. Artık değil! Sadece gitme vaktin gelene kadar istediğini yap ama bana sakın bulaşma.
- Bu çok saçma.
Derin bir nefes aldım, arkamı dönüp odama gitmeden önce söylediğim son söz,
- Seni tanımıyormuş gibi davranacağım, sen de öyle yapsan iyi edersin...
oldu.
Odama girip kapıyı kapattığımda gözyaşlarım akmaya devam ediyordu.
Herşey birdenbire nasıl bu hale gelebilmişti?...


* * *



Gözlerimi açtığımda penceremden sızan yeşil günışığı gözlerimi kamaştırmıştı. Komodinin üzerindeki saat 11'i gösteriyordu...
- Çok geç olmuş... diye mırıldandım.
Ancak kalkmak istemiyordum. Kapının çalınmasıyla yorganı kafama kadar çektim.
- Tatlım, uyuyor musun?
Ses vermedim... Aslı gelip yatağımın yanına oturdu. Yorganı açıp alnıma dokundu. İç çekerek kalktı ve sessizce odadan çıktı...

Bir saat geçmişti ki artık sıkılmıştım. Kalkıp yatağımı topladım. Sessizce odadan çıkıp yüzümü yıkadım ve geri döndüm. Sıkıntıyla ne yapsam diye düşünürken kitap okumaya karar verdim...

Akşama doğru güneş batarken pencerenin önüne gelip dışarıyı seyretmeye başladım. Herşey o kadar harika görünüyordu ki... Bu anı bozan tek şey karnımın guruldaması oldu. Sanırım artık yemek yeme vakti gelmişti...

Tedirginlikle merdivenlerden inerken Jung Min'i görme endişesiyle etrafa bakmamaya özen gösteriyordum.
Doğruca mutfağa gidip buzdolabını açtım.
Küçük bir kahvaltı masası hazırladım kendime. Ortalıkta kimse gözükmüyordu, onları düşünmemeye çalışarak , sadece yemeğimle ilgileniyordum. O kadar dalmışım ki boşalan tabağa vurduğum çatala odaklanmış bir halde yanımda duyduğum sesle irkildim.
- Hmmm o kadar uyursan boş tabağı bile yemeye kalkarsın tabi...
Jung Min... Zaten başka kim benle uğraşır ki... Aslı'nın dışında yani.
Ona bakmadan masayı toplamak için ayağa kalktım,
- Ne o? Utandın mı? Ahh merak etme bu aramızda bir sır olarak kalacak. Sen tabakla arandaki şeye devam et.
Derin bir nefes aldım, çevreme tuhaf tuhaf bakarak,
- Bir ses var ama... Sanırım içeri sinek falan girdi... Bu kadar çok vızıldarsa ölümü elimden olacak!
- Şuna bakın bir de katil ruhlu çıktı. Vampirlerden anlamalıydım.
Olduğum yerde kaldım. Ne vardı sanki hatırlatacak? Tekrar kızarmaya başladığımı hissediyordum T_T Bozuntuya vermeden,
- Şu sineklerde hiç beyin yok, ne kadar uyarsan da vızıldayıp sinir bozmaya devam ediyorlar.
deyip mutfağın kapısına yöneldim. Göz ucuyla ona doğru baktığımda yanaklarını şişirmiş ters ters bana bakıyordu.


* * *



Yemekten sonra tekrar odama çıkmıştım. Kendimi yatağımın üzerine atmış, tavana bakarak düşünüyordum.
- Böyle olmayacak... O gidene kadar odamda kalırsam kafayı yiyeceğim... Hem Aslı nerede?
Kendi kendime söylenirken yataktan kalktım, sıkıntıyla saçlarımı taradım. Sonra aşağıya inmeye karar verdim. Şu Aslı hanımın neyle bu kadar meşgul olduğunu merak etmiştim doğrusu...


- Sabahtan beri neredesin?
- Beni bu kadar merak ettiğin için mi gelmedin?
Aslı gözlerime dikkatle bakıyordu, sonra sanki gülmemek için bir süre duraksadı ve devam etti,
- Birinin pansiyondaki işlerle ilgilenmesi gerek...
-Offf...
diyerek gözlerimi televizyona çevirdim. O sırada üst kattaki odanın kapısı açılıp kapandı. T.T



Hyun her zamanki gibi Aslı'ya tuhaf tuhaf şeyler soruyordu ama Aslı pek cevap vermiyordu. Jung Min ise hiç konuşmuyordu. O tarafa bakmadığımdan ne yaptığını göremiyordum.
- Bu program çok sıkıcı.
Zaten boş boş baktığım için Jung Min'i duymazdan gelmek pek kolay değildi ama inatla ses vermedim.
Oturduğu koltuktan kalkıp yanıma geldi,
- Sanırım senin çok ilgini çekti. Hmmm... İki saattir reklam izlemenin nesi eğlenceli?
Reklam mı? Aslı gülmeye başlamıştı. Ama Jung Min'le konuşmadığım için Aslı'ya dönüp,
- Ben sıkıldım, yatmaya gidiyorum dedim. Jung Min'in yüzü asılmıştı,
- Niye böyle yapıyorsun?
dedi yüksek sesle.
Merdivenlere gelmişken vazgeçip kapıya doğru döndüm. Biraz hava almaya ihtiyacım vardı sanırım.

Yaklaşık yarım saattir yürüyordum, bakışlarımı gökyüzüne çevirip yıldızları seyrettim bir süre.
- Eve dönsem iyi olacak...
Ağır adımlarla yürürken bana doğru gelen ayak seslerini duydum.
Yaklaştıkça onun silüetini farkettim. Ve ses çıkarmadan yürümeye devam ettim. Yanıma geldiğinde durdu ve benle birlikte yürümeye başladı.
- Geceleri yalnız gezmemelisin...
Bense o yokmuş gibi davranmaya devam ediyordum.
Bir süre bana baktı sonra kolumdan tutup,
- Bu hiç adil değil. Beni tanımıyormuş gibi davranacağını söylemiştin; beni görmezden geleceğini değil!
Kolumu elinden kurtardım,
- Tanımadığım kişilerle konuşmam, şimdi rahat ettin mi?
- Ama böyle çok tuhaf oluyor.
- Tuhaf olan ne? Eminim Aslı'yla daha iyi anlaşırsın. Benle uğraşmaktan vazgeç. Ayrıca istediğim zaman yalnız gezerim; bu da seni ilgilendirmez.
- Ben uğraşacak biri aramıyorum. Hem en azından şu an yalnız değilsin...
Olduğum yerde durup yüzüne baktım, kalbimin sesini duymazdan gelmeye çalışarak,
- Senden sadece beni rahat bırakmanı istiyorum! dedim ve ormana doğru yürümeye başladım...


* * *


Başımı kocaman bir ağacın gövdesine dayamış dalların arasından gözüken gökyüzüne bakıyordum. Aslı bazen beni ikna edemeğinde şu depresyondaki insanlara verilen haplardan verirdi bana... Saçma, gereksiz bir mutluluk her zaman Aslı'yla iş birliği yapmama neden olmuştu Nedense şu anda tam da öyle hissediyordum... Aynı anda da fazla uykulu... Kendimi kontrol edebilecek halde değildim... Durumu kabullenip sabahı beklemeye karar verdim; o zamana kadar geçerdi...Bir yandan da bir şarkı mırıldanıyordum farkında olmadan. O sırada bir iki metre ötemde, bir ağacın altında beni seyreden Jung Min'i farketmemiştim... Ne kadar vakit geçti bilmiyorum... Ama artık sesim azalmaya başladığında karanlığın içinden gelen ses irkilmeme neden oldu,
- Çok güzel bir sesin var...
- Sen...Sen ne zaman geldin?
- Hmmm...Zaten buradaydım.
Bir yandan ona kızmak istiyordum ama iyice uykum gelmişti... Uykuyla uyanıklık arasındaki o tatlı belirsizlikteydim.
- Çıldırmış olmalısın, eve git.
diyebildim sadece. O ise oturduğu yerden kalkıp yanıma geldi,
- Gecenin bir vakti seni bu ormanda bırakıp gidebilir miyim?
Başımı ağaca dayadım, gözlerim kapanıyordu.
- Sen git, ben uyuyacağım.
- Burada mı! Çıldırdın mı sen?!... Hemen eve gidiyoruz.
Kolumdan çekiştirmeye başladı ama ben sertçe kolumu çektim,
- Offf inatçı cadı!
Önümde eğilip kollarımı boynuna doladı. Ne yaptığını anlayamadığım için ses de çıkaramadım. Birden ayaklarım yerden kesilmişti. Başım onun omzunda ilerliyorduk, o ise sürekli söyleniyordu.
- Bu olanlara inanamıyorum! Dünden beri yaptıklarının hesabını sonra alacağım hanımefendi... Resmen eziyet! Bir de tatildeyim. Halime bak...
Onun sesi kulaklarımda giderek azalırken kendimi kocaman bir boşluğa düşüyormuş gibi hissediyordum.

Ve bir anda beliren neşesini bu halde bile farkedebiliyordum,
-Yarın hesaplaşacağız senle... Ha ha ha yüzünün ifadesini şimdiden merak ediyorum :D

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asena



Mesaj Sayısı : 11
Points : 2224
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 21/11/10
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Cuma Ocak 28 2011, 17:34

Ana ne çabuk bitti pat diye =)
Ellerine sağlık cnm devamını acele bekliyorum :D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Cuma Ocak 28 2011, 18:42

:D Çabuk mu T_T üzülmış
Bu upuzun bir bölümdü ama ya :P
Devamını çok bekletmeyeceğim (en azından bu kadar değil:P) Beğenmene çok sevindim asena :)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
trifid



Mesaj Sayısı : 43
Points : 2332
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 04/09/10
Yaş : 29
Nerden : En parlak yıldızdan

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Cuma Ocak 28 2011, 20:28

Bu güzel uzun bölüm için teşekkürler Sinem
Ne olacak bunların bu hali böyle kedi köpek gibiler ama büyük aşklar kavgayla başlar diye bir laf var bunlarda o yolda ilerliyo (laf aramızda hiç sevmem o lafı) Aslı'da zavallı Hyun'u daha ne kadar idare eder bilmem en son çıldırıp parçalamasa bari çocuğu

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Cuma Ocak 28 2011, 22:41

Daha doğru bir tespit olamazdı; Hyun'u parçalatmamaya çalışacağım :P
Hmmm... O lafı ben de sevmem Kedi köpek gibi mi bilemeyeceğim daha çok at ve.... Hmmm bilemiyorum:P:P:D Teşekkürler Hasretcim yorumun için :D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asena



Mesaj Sayısı : 11
Points : 2224
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 21/11/10
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   C.tesi Ocak 29 2011, 00:45

:) Aslında bölüm uzun cnm ama o kadar okumaya dalmışım ki birden kalakaldım
:) Ellerine sağlık cnm
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Ptsi Ocak 31 2011, 18:47

:D Teşekkürler asena:D Yeni bölümü yolluyorum :)




BÖLÜM 22: GÜZEL BİR HAYAL

Ne zamandır uyuyordum? Huzursuzlukla yattığım yerde kıpırdandım...Ama...Burası benim yatağım değildi. Panikle gözlerimi açtım. Salondaydım ve Jung Min biraz ötemde kanalları zaplamakla meşguldu T_T Koltukta doğrulup kafamı toparlamaya çalıştım... Dün gece hatırlayabildiğim tek şey dolaşmaya çıktığımdı...Ve bir de... Jung Min...
Birden bana doğru döndü,
- Uyanmışsın:D
Oturduğu yerden kalkıp yanıma geldi.
- Kahvaltı için saatlerdir seni bekliyorum. Hadi çabuk ol.
Anlamamış gözlerle ona bakıyordum. Ne diyordu bu şimdi??
En iyisi hiçbir şey demeden Aslı'yı bulmak... Ben kalkarken Jung Min de koluma girip mutfağa doğru çekiştirmeye başladı.
Ne olmuş olabilir ki? Ne değişmiş olabilir? Sinirlenmeye başlamıştım,
- Jung Min, kendine gel! Kafanı bir yere mi çarptın yoksa?
Yüzünde şirin bir gülümsemeyle bana bakıyordu,
- Yanlış bir şey mi söyledim?
dedi en masum haliyle.
- Ben Hyun'a benziyor muyum???
- ?!
- Diyorum ki farkındaysan senle konuşmayacağımı söylemiştim ama sen sabrımı zorluyorsun.
Bana tuhaf tuhaf baktı, sonra alnıma dokundu,
- YA! Jung Min! Kendine gel!
- Ateşin de yok... Sen iyi misin? Biz dün gece senle barışmıştık.
Şaşkın halimi görünce devam etti,
- Ben senin yanına geldim, hatırlıyor musun?
-Tabii ki hatırlıyorum!
- O zaman böyle anlamsız bir şeyi sürdürmenin gereksiz olduğunu ve iki yakın arkadaş olmanın en iyisi olduğunu söylediğini de hatırlıyorsundur...
- Ben böyle mi söyledim?
- Hatta kendini affettirmek için bugün benim istediğim şeyleri yapacağını bile söyledin. Tabii ben böyle bir şeye gerek olmadığını söyledim ama sen ısrar edince kabul ettim.
Böyle bir şey yapmış olabilir miydim? Ne olmuştu bana böyle ?:S
- Peki...ben neden koltukta uyandım...
- Şey... senle ormanda geziyorduk sonra yorulup oturduğumuz ağacın altında uyuyakalmışsın... Ben de seni eve taşıdım.
- Ağacın altında mı...
Evet bunu hatırlıyorum... Ama her şey çok belirsizdi... Hem... Biz birlikte mi geziyorduk?
- Beni eve kadar sen mi taşıdın? (*'_'* )
- Sorun değil, hem biz artık iyi anlaşacağız, değil mi?
- Hı hı...Öyle tabii...
Ben hatırlamak için zihnimi zorlarken o neşeyle kahvaltıyı hazırladı. Sürekli konuşuyordu... Bugüne kadar yaşadığı komik anılarını anlatıyordu. O anlattıkça ben gülüyordum, öyle ki neyi düşündüğümü bile unutmuştum...



* * *


- Ha ha ha! Yağmur iyi misin?
Gözlerimi kısmış yüzüne bakıyordum. Bir yandan düştüğüm yerden kalkmaya çalışırken,
- Çıldırmış bir at gibi koşarsan tabii düşerim!
Koşa koşa yanıma gelip elimden çekerek çıkmama yardım etti,
- O çukurda kalsaydın seni kimse bulamazdı, benle iyi geçin:P
Somurtarak onun önünden yürümeye başladım.
- Aslı ve Hyun nereye kayboldular? Sabahtan beri yoklar T_T
- Sen Aslı'ya birşeyler almasını söylemişsin. Hyun da onunla gitmek istedi, erkenden çıktılar.
Sıkıntıyla Aslı'yı düşünmemeye karar verdim. Kaç gündür doğru düzgün konuşamamamız sinir bozucuydu.
- Nereye gitmek istediğini hala söylemeyecek misin?
- Hmmmm... Buralarda göl var mı?
- Evet ama bir kaç kilometre daha yürümemiz gerek.
- Oraya gitmek istiyorum, beni oraya götür.
Arkamı dönüp yüzüne bakmaya başladım,
- Ne düşünüyorsun?
- Seni göle atıp boğmamam için uslu duracak mısın?
- Bunu yapamazsın ki...
deyip kolunu omzuma doladı.
- Gerçekten mi? Ya bunu??
deyip kolunu ittim ve saçını çekip koşmaya başladım. O da bağırarak arkamdan koşarken kahkahalarla gülüyordum.




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asena



Mesaj Sayısı : 11
Points : 2224
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 21/11/10
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Ptsi Ocak 31 2011, 22:48

Vayyyyy yine süper bir bölümdü:) Min yine yaptı yapacağını muzur şey :)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mary.my.4d



Mesaj Sayısı : 22
Points : 2172
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 28/01/11
Yaş : 18
Nerden : 4d'mi ilk gördüğüm andan...

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Perş. Şub. 03 2011, 16:27

başlığı yazdıktan sonra heyecanla ilk bölümü bekledim ve ilk bölümden itibaren çok sevdim hele Aslı ile Hyun kısımları çok güzel
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Perş. Şub. 03 2011, 21:23

asena ve mary.my.4d yorumlarınız için teşekkürler :D Yeni bölümü bu akşam ya da yarın yollayacağım :)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   C.tesi Şub. 05 2011, 00:07


BÖLÜM 23: KAOS

Birkaç saat sonra...


-Aklını kaçırmış at!!!

-Ya! Bana böyle seslenemezsin! Hani iyi anlaşacaktık!
- Hani uslu duracaktın?? Benle bu kadar uğraşmak zorunda mısın sanki?
Yanaklarını şişirip bana ters ters bakıyordu. Elime geçen bir dal parçasını ona fırlattım,
- Şunu yapıp durma...
- Çok mu tatlı oluyorum
- Hayır çok sinir bozucu oluyorsun!
Sinirle ayağa kalktım.
- Bu kadar göl keyfi yeter sana. Hem at dediğin sudan balıktan ne anlar. Anca saman, ot lazım sana.
O da sinirlenmişti... Yani ben bunu o korkunç yüz ifadesinden anlayabildim ve koşmaya başladım...
- Ya! Buraya gel seni cadı!
- Gelmem, bir şey yapmayacağına söz ver!
Aynı anda kolumdan yakaladı, iki elimi tek eliyle kavradı hala çok ciddiydi...
- Jung Min...Şakanın da bir sınırı var...Hem...Hem ben sana çok kızgınım, kes artık şunu.

* * *
Aslı,
-Size inanamıyorum, hani barışmıştınız? :S
Eve dönmüştük...Aslı ve Hyun bu halimizi görünce şaşırmış, neler olduğunu anlamaya çalışıyorlardı. Hem barıştığımızı ne ara öğrenmişlerdi ? :S
Jung Mine baktım bana ters ters bakıyordu .
-Ona sorsana! Ama suç ben de... Gidip bir atla arkadaş olmak delilikten başka bir şey değil!
-Ya!!! Bana at deme!!!
Alınmış gibiydi...Fazla mı ileri gitmiştim? Hiç sanmıyorum. Onun yanında normal davranmak için kırk takla atarken durup durup imalı konuşan ben miydim?
Aslı Jung Min'e döndü,
-Eminim yine sen bir şey yapmışsındır.
Hyun da lafa atlamıştı,
-Nedenmiş? Yağmur'un rahat durduğu ne malum!
- Sen git ufolarınla uğraş, dedim.
Jung Min ise
-Ben neyse de Hyun'a niye bulaşıyorsun şimdi...
- Seni savunurken düşünseydi.
Aslı Hyun'a
- Yağmur sinirliyken bulaşmasan bence de iyi olur. Yağmur bu akşam ikimiz takılalım mı ne dersin?
Üçümüz birden
- Daha iyisi olamazdı, dedik ve ters bakışlarla biz üst kata çıkarken, onlar mutfağa gittiler...


* * *
Sinirden yatağımın üstünde oturmuş tek kelime etmiyordum. Aslı bir süre bana baktı... Baktı... Sonra gülmeye başladı,
- Yanaklarını böyle şişirince çok tatlı oluyorsun
-Kim, ben mi?
Offf bu kadar uğraşınca bulaşıcı oluyormuş demek ki...
- Tam aranız düzelmişken neden tartıştınız yine?
- Kim dedi düzeldiğini? Zaten bundan pek de emin değildim. İnsan barıştığını hatırlamaz mı ya hu?
- Nasıl yani? Hatırlamıyor musun?
- I-ıh... Uyuz at!!! Barışmış olsam bile bu kadar süreceği belliydi; işi gücü beni sinir etmek!
- Ama çok tatlı görünüyordunuz
-YA! Aslı!! Bu konuyu bir daha açmayalım, en azından onlar gidene kadar... Böyle birşeyin kulağına gittiğini düşünebiliyor musun???
- Ne yani? Niye bu kadar korkuyorsun ki? Ne olacağını nerden biliyorsun?
Ciddi ciddi Aslı'nın yüzüne bakmaya başladım.
- Bak, bu tartışmaya açık değil, anlaştık mı? Hiçbir şey bilmeyecek demiyorum; hissetmeyecek bile... Ve sen de bana bu konuda yardımcı olacaksın.

ASLI

-Kim?! Ben mi?
Offf o kadar uğraşmışken benden istediği şeye bakın. Tamam biraz fazla ileri gitmiş olabilirim.
Ama onun iyiliğinden başka birşeyi düşünmedim ki... İlaç konusunu hala anlamamış Jung Min'e açıklamam biraz zor oldu ama yine de hallettim bir şekilde.
Sonuçta işler yolunda gidiyor. Yağmur ona kızdığı akşam yüzünden düşen bin parça, sessiz sessiz oturuyordu. Jung Min ve sessizlik... Tabi ki şaşırmıştım!
- Bana neden böyle davranıyor? Benden nefret ettiğini söyledi resmen!
Bir süre düşündüm, aklıma harika bir fikir gelmişti,
- Bazen çok üzgün olabiliyor... Doktoru bu durumlar için ona bir ilaç vermişti... Sabah veririm ben ona. Zaten başka türlü içmiyor. Neyse... Sen de o ara kendini bir şekilde affettirirsin

Hmmm...Fazla mı ileri gitmiştim? Hayır, hiç sanmıyorum... İki yıl önceki halini hatırladıkça korkuyorum. Artık mutlu olmasının zamanı çoktan geldi...

Şu ara herşey geri tepmiş olsa da...

Beraber yatarken düşüncelerimden sıyrılıp ona seslendim,
- Yağmur, aslında konuşmamız gereken çok şey var...
Ses gelmeyince ona baktım, çoktan uyumuştu. Yanağına bir öpücük kondurup sessizce odasından çıktım...



Okuyan arkadaşlar yorumlarını belirtirse çok sevinirim:)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asena



Mesaj Sayısı : 11
Points : 2224
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 21/11/10
Yaş : 27

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   C.tesi Şub. 05 2011, 01:10

süper bir bölümdü yine ellerine sağlık cnm :)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mary.my.4d



Mesaj Sayısı : 22
Points : 2172
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 28/01/11
Yaş : 18
Nerden : 4d'mi ilk gördüğüm andan...

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   C.tesi Şub. 05 2011, 12:56

çok güzel olmuş zaten bu hikayeyi çok seviyorum:)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
trifid



Mesaj Sayısı : 43
Points : 2332
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 04/09/10
Yaş : 29
Nerden : En parlak yıldızdan

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   C.tesi Şub. 05 2011, 14:32

Hmm ben yokken 2 bölüm birden vermişsin iyi olmuş ama ikisini birden okumak daha zevkli oldu
Min ve Yağmur tam birbirlerine göre bir çift ikisi de çatlak ve bazen çok kararsız olabiliyolar
Aslı bu işe bir el atmalı acilen gerçi her şey onun sayesinde bu kadar ilerledi yoksa Yağmur'a kalsa hala şirkette uzaktan gözetlemekle yetinirdi Min'i
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   C.tesi Şub. 05 2011, 17:08

:D asena yorumun için teşekkürler :D
Meryem çok mutlu oldum gerçekten:))
Hasretcim yokluğunun farkındayım:) Hoşgeldin tekrar:D Hmmmm...Çok doğru bir çıkarım olmuş:D Aslı gelmeseydi...Bunların hiçbiri olmayacaktı :D:D Yağmur ve Min konusunda haklısın:D:D
İyi haber; bugün yeni bölümü yollamayı düşünüyorum:D Kendinize iyi bakın:D:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hyun joong^^flower



Mesaj Sayısı : 576
Points : 3108
Reputation : 30
Kayıt tarihi : 01/04/10
Yaş : 29
Nerden : İSTANBUL

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Paz Şub. 06 2011, 16:51

Sinemim çoookk güzel herşey çok dozunda en son yolladığınıda okudum ;)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Paz Şub. 06 2011, 20:22

Gülcancım; sağol beğenmene çok sevindim :D Yeni bölümü yolluyorum:)



BÖLÜM 24: VE RÜYALAR GERÇEĞE KARIŞIR



Günlerdir konuşmuyorduk... Tabi ki sürekli karşılaşıyorduk ancak ters ters bakışmak dışında başka bir iletişimimiz yoktu... Ha bir de (sanırım çok kızdığında) sürekli bana çarpıyordu. Ne kadar sinirlensem de sesimi çıkarmıyordum. Hyun da benle konuşmuyordu. Ne güzel değil mi? Kısacası tam bir kaos havası vardı ''pansiyon''da. Aslı'ya tüm gün el koyuyordum. Bazen bana bıkkın bıkkın bakarak,
-Şu çocukluğa ne zaman son vereceksiniz?
diye çıkışıyordu.
- Hmmm...Ben halimden memnunum!
diye kestirip atıyordum ben de.

* * *
3 Gün Sonra


Kendimi yorgunlukla yatağıma attığım gibi uyumuşum. Ne stres ama... Onu her gün görüp normal davranmaya çalışmak bile beni yoruyor. Hele de böyle çocuk gibi küsmüşken. Ve tüm bu olanları canım arkadaşım Aslı'ya borçluyum.
Rüyamda tüm düşüncelerim saçma bir şekilde havada süzülüyordu... (Hadi ama mantıklı olmadığı ortada! )
Ve birden hepsi bir rüzgar esmiş gibi uçuşup gözden kayboldular... Bir ses duydum. Bana mı sesleniyordu? Bir dakika... Bu... Bu...Onun sesi. Kalbim deli gibi çarpmaya başlamıştı. Yine...
Sesini duyuyordum, hatta nefesinin sıcaklığını bile hissediyordum ama onu göremiyordum T.T
Rüyamda bile torpil yok maalesef T_T Ses gittikçe yaklaşıyordu, görebilsem, kulağımın dibinde adımı fısıldadığına yemin edebilirdim. Kolumda hissettiğim dokunuşla ürperdim ama hala göremiyordum.
- Tanrım! Ne uykusu bu ha?? Yağmur!...
Hmmm...Bu hiç mantıklı değil. Rüyada olduğumu hatırlatmasına gerek yok, farkındayım zaten!
Yatağımda huzursuzca dönüp gözlerimi istemsizce araladım...
Aish!!! Hala rüya görmem büyük başarı... Güzel yüzü, yüzümden bir kaç santim yukarıda, bana şaşkınca bakıyordu...Ve de sinirli.
Hayır! Gözlerim açık mı dedim?
Telaşla kendimi yataktan kalkmaya zorlayınca başımda bir acı hissettim, ikimiz de aynı anda bağırdık.
- Ya!!! Sen...Sen..Uykunda bile bana zarar verebiliyorsun!
Neler oluyor Allah aşkına? Şaşkın bir halde gözlerimi kocaman açmış ona bakıyordum...
- Neyse, sonunda uyandın :) Hadi, çabuk olalım ama ses çıkarma.
Bir yandan da başını ovuşturuyordu.
- Ne? Nereye?
Cevap vermeden kolumdan tutup beni yatağımdan kaldırdı. Sonra yüzüme bakarak ( ki en şirin ifadesiyle )
- Şeyyy...Ben acıktım T_T Bana yemek yapar mısın?
- Ne? Nasıl yani? Beni bu yüzden mi kaldırdın rüyamın en güzel yerinde?!
İç sesim ''o rüya değildi seni şapşal; uyan artık!'' diye isyanlardaydı.
- İstemiyorsan yapma... Açken uyuyamıyorum T_T Git ve rüyana geri dön!
deyip kapıya yöneldi. Bu kez ben onun koluna yapıştım, yüzündeki muzip gülümsemeyi görmezden gelerek mutfağa indik. En güzel rüyam olduğunu bilmemesi onun suçu değil ne de olsa...






*
*
*

- Ya! Daha ince doğrayamaz mısın? Bunları yemeye çalışırken kendi kendini boğacaksın!
diye bağırdım; fısıldayarak ne kadar bağırabilirsem.
O ise yaramazlık yapmış çocuklar gibi alıngan bakıyordu,
- Niye bu kadar acımasızsın? Daha önce sadece programlar için yemek yapmıştım T.T
O kadar...şirindi ki... Düşüncelerimi uzaklaştırmak için istemsizce kafamı salladım. O sırada rameni pişirmekle meşguldüm ve dalgınlıkla kaynayan suyu elime sıçrattım T_T
Acıyla bağırırken son anda kendimi tuttum, Jung Min telaşla işini bırakıp yanıma geldi,
- İyi misin?
Elimi eline aldı.
-Sakar olduğunu biliyor muydun? Gereğinden fazla sakar hem de...
diye söylene söylene buzdolabına koşup buz koydu, sonra yara bandı ve merhemle işini tamamladı.
-Teşekkür ederim, gerek yoktu...
dedim sessizce.
Bana bakmaya devam ediyordu ve elim hala elindeydi.
- Yemeğin hazır, tabağını getir,
dedim kızarmış bir halde. Bakışlarını üzerimden çekip dolaba yöneldi. Elinde iki tabakla yanıma geldi,
-Yalnız yemekten hoşlanmam ^_^
Birşey diyemeden sessizce rameni iki tabağa paylaştırdım.
* * *

Masada ramenimi yerken yüzüne bakmamak için adeta kendimle mücadele ediyordum. Çünkü bu sadece kendime daha fazla işkence yapmaktan başka bir şey değil. Hele de tam karşımda oturmuş, yemeğini yerken, ve ben yüzündeki ifadeyi farketmemiş gibi davranırken...
Gece gece bana ramen yaptırması yetmiyormuş gibi inatla o çocuksu ifadeyle bana bakıyordu. Aish! Boğazımda kalacak diye korkmaya başladım T_T

Sonunda kazasız belasız bitirmiştim, göz ucuyla onun tabağına baktım; bitirmişti. Yine yüzüne bakmamaya dikkat ederek tabakları alıp tezgahın üstüne koydum, etrafı temizledikten sonra son olarak tabakları da yıkayıp işimi bitirdim. O ise hala aynı yerde oturmuş beni izliyordu... Sabır...Ne yapmaya çalışıyordu bu? Sakin olacağım diye düşünerek derin bir nefes alıp odama doğru yöneldim.
- Yağmur! Film izleyelim mi?
Arkama bakmadan,
- Sen izle, DVD'ler televizyonun yanında, hatta istediğini seçmene bile izin veriyorum (- - ) !
O sırada kalkıp yanıma gelmişti,
- Benim uykum kaçtı, sen de uyuyamazsın şimdi, beraber izleyelim mi?
-Ya! Yorgunum Jung Min!
Kolumdan tutup beni salona doğru çekiştirmeye başladı,
- Uykumuz gelince kapatırız, söz veriyorum :D
-Çekme kolumu! Off! Tamam, uykum geldiği gibi yatmaya gideceğim haberin olsun. Tek başına bitirirsin filmini!
Sinirli sinirli koltuğa oturdum, o da yüzünde ko-ca-man bir gülümsemeyle DVD'leri toplayıp yanıma geldi.
- Seç birini :D
- İstediğini aç işte, birazdan gideceğim zaten.
Şekeri alınmış çocuk gibi yüzü düştü. Sonra kendi kendine konuşmaya başladı.
-Ben burada misafir sayılırım değil mi? Ama acımasız bir ev sahibim var...T_T Hmmmm...Acaba onun en sevdiği film hangisi?
Kafamda yanan ampüller alarm verse de o çoktan filmi bulmuştu.
- A-ha! Titanik!Ben de bu filmi çok severim :)
Üzerine işaret koymuştum, bulması zor olmadı yani Y_Y
İnatla cevap vermemeye devam ediyordum. DVD'yi taktı, ışıkları kapatıp yanıma oturdu.Zaten iki kişilik olan koltukta ondan uzaklaşmak için sağa doğru kaydım; o ise iyice yayıldı >_<

Dirseğimle onu sertçe dürttüm,
- Ah, özür dilerim.
dedi ve sanki gülmemek için kendini tutmaya çalışır gibiydi.
Film başlamıştı ve ben istemsizce yine hayallere dalmıştım. Her izlediğimde etkilenir ve hatta ağlardım ama sonuna kadar kalmayacağım zaten.
Ne kadar daldıysam Jung'un bir ara kalkıp battaniyeyle geri döndüğünü farketmemişim. Dizlerimizin üzerine örtmüştü. Yine bir şey demedim. Göz kapaklarım gittikçe ağırlaşıyordu. Yatağıma gitmeliyim diye düşündüm ama sadece düşünmekle kaldım.O kadar yorgundum ki... Başım arkaya doğru düşmüşken Jung'un başımı omzuna yasladığını ve bana sarıldığını hissettim...Sesleri hala duyuyordum. Film devam ediyordu. Sanırım geminin battığı sahneydi. Ben aşina olduğum sahnenin sesleriyle uykunun tatlı kollarına kendimi bırakırken Jung'un bana daha sıkıca sarıldığını hissettim... Yoksa sulara gömülen benim kalbim miydi aslında?...




Okuyan herkesten tek ricam kısa da olsa yorum bırakın lütfen:)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: •.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*   Bugün 22:23

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
•.★* Suya Bırakılan Hayaller •.★*
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
8 sayfadaki 9 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
SS501 Triple S Turkey :: SOHBET VE EĞLENCE :: SS501 İLE İLGİLİ SENARYOLAR-
Buraya geçin: