SS501 Triple S Turkey

Ss501 hakkında her şey
 
KapıAnasayfaTakvimKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   C.tesi Ekim 02 2010, 13:23

Arkadaşlar bu benim ilk uzun soluklu hikayem.Daha önce tek bölümlük şeyler yazmıştım.Şimdi tanıtım benzeri bir şey koyucam.Büyük bir ihtimalle yarında karekter tanıtımı.İlk bölümüde en yakın zamanda atacağım.Umarım beğenirsiniz.

MB Nedir?MB Hakkında Genel Bilgi

MB; Müzik Köprüsü Teşkilatı'nın ilk olarak 23-24 Mayıs 1991'de yarı finalini, 26 Mayıs'ta ise finalini düzenlediği ve daha sonra her 4 yılda bir düzenlenen yarışmadır.Yarışmaya sadece Teşkilat'a üye ülkeler katılabilmekte.Ocak 201'da Teşkilat'a üye ülke sayısı 37'ye yükselmiştir.Mb 1991(yani ilk yarışma) Teşkilatı'n merkezinin de bulunduğu Londra'da düzenlenmiştir.Yarışma tarihinin ilk birincisi Müzik Köprüsü:ABD Kolu olmuştur.Son düznelenen yarışmanın biriincisi ise Müzik Köprüsü:Türkiye Kolu olmuştur.Bu yüzden MB 2011 İstanbul'da yapılacaktır.(Birinci olan ülke bir sonraki yarışmaya ev sahipliği yapabiliyor.Eurovision'daki gibi)
MB 2011'de daha önce uygulanan bir kural tekrar uygulama konulmuştur.Yarışmaya katılan her grup kendi ülkesinden bir grubun ya da sanatçının şarkısını seçecek ve koreogfiyi ve şarkıyı beraber çalışacaklardır.
Daha önceleri gruplar kendi besteleri ve koreografileriyle yarışıyorlardı.
MB 2007'nin 2.si Finlandiya,3. ise Güney Kore'dir.
Her yıl mayıs ayının sonlarında düzenlenir.Grup üyeleri 26 yaşını bitirince gruptana ayrılır ve meslek lerine bağlı olarak Teşkilat'a bağlı olarak ya da grubun sorumluklarını üstlenmiş olan şirkette çalışmaya başlarlar.Kendi işlerini de kurabilirler.



En son Bellalice tarafından Paz Ocak 16 2011, 16:35 tarihinde değiştirildi, toplamda 6 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Cuma Ekim 15 2010, 17:25


Karakter Tanıtımı

Müzik Köprüsü:Güney Kore Kolu Üyeleri




Ad:Im Jung Gil
Boy:1.83
Kilo:62
Doğum Tarihi:06.02.1886
Aile üyeleri:Anne ve baba
Bildiği yabancı diller:Arapça,Çince,İngilizce



Ad:Park Mi Sook
Boy:1.71
Kilo:40
Doğum Tarihi:06.01.1987
Aile üyeleri:Anne,baba,kuzen ve kız kardeş
Bildiği yabancı diller:İngilizce,Yunanca ve Çince



Ad:Park Bum Shik
Boy:1.81
Kilo:63
Doğum Tarihi:23.06.1988
Aile Üyeleri:Anne,baba ve erkek kardeş
Bildiği yabancı diller:İngilizce,Japonca,İspanyolca



Ad:Petra
Gerçek isim:Choi Jin Hee
Boy:1.74
Kilo:42
Doğum tarihi:18.10.1988
Aile üyeleri:Anne,baba,büyükanne,ağabey,yenge ve yeğen
Bildiği yabancı diller:İngilizce,Türkçe ve İtalyanca




Ad:Kim Ji Yoon
Boy:1.80
Kilo:63
Doğum tarihi:15.04.1989
Aile üyeleri:Anne,baba,abla ve kuzen
Bildiği yabancı diller:İngilizce,Fransızca ve Japonca[/center]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Cuma Ekim 15 2010, 17:25

1. Bölüm

Bütün gün şantiyede bir inşaat mühendisinin görevlerini yapmanın bu kadar yorucu olduğunu bilseydim asla ve asla 4 yıl Washington'da inşaat mühendisliği okumazdım.Ama mesleğime severek girdim.En azından gelecekteki mesleğim diyebiliriz.Ne de olsa şu anda modellik (sadece birkaç defileye çıktım ama fotoğraf çekimlerinde bulundum) ve Müzik Köprüsü:Güney Kore Kolun'dayım.
Eh bu da MB 2011'e katılacağım anlamına geliyor.Gerçi yarışamnın yarı finaline daha 1 yıldan biraz daha fazla var ama hazırlıklar başladı bile.Çünkü bu sefer daha önce denenen bir kuralı tekrar koydular.
Kural şöyle;MB 2011'e katılan gruplar – ki içinde biz de varız – kendi ülkelerinden bir grubun bir şarkısıyla yarışacak ve seçtikleri grup onlara yardımcı olacakmış.Bu en azından 15 yıldır uygulanmıyor ki Mb de zaten 20 yıldır falan yapılıyor.
Eğer hal böyle olmasaydı hazırlıklar daha geç başlayacaktı.(Çünkü kendi bestelerimizle yarışacaktık.Bu da işimiz daha da kolaylaştırırdı.)Ama önce öneride bulunmak isteyen gruplardan şarkı listeleri gelecek ve biz bu listeleri inceleyeceğiz.
Daha sonra grubu ve şarkıyı seçtikten sonra bir telif haklarıyla vb şeylerle ilgili bir protokol imzalanacak ve çalışmlar yavaş yavaş başlayacak.
Biz ise şu anda liste inceleme bölümündeyiz.Tabiki ben şu anda staj gibi bir şey yüznden New York'ta olduğum için bu işe ancak akşamları zaman ayırabiliyorum.Gerçi gruptaki diğer üyelerle aynı hızdayım yani kaybettiğim bir şey yok.Yine de zaman konusunda en sıkışık olan benim.Diğerleri de benim gibi Seul dışında.Sadece Ji Yoon Amerika'da ama o da Arizona'da.Yani onunla da pek sık buluşamıyoruz.Diğerlerine gelince Mi Sook Yunanistan'da,Bum Shik Japonya'da ve liderimiz Jung Gil ise şu anda Dubai'de.
Bunları geçersek; bugün yorgunluktan zor yürür halde eve gelmiş ve de kendimi odamdaki koltuğa güç bela atabilmişken telefonum çalmaya başladı.Arayan kişiye dahi bakmadan telefonu açtım.


-Evet??
-Selam!Nasılsın?diye sordu şen şakrak bir ses.Tabiki arayan Mi Sook'tu.
-Eh bütün gün Jin Ho'yla şantiyede çalıştıktan sonra insan pek de dinlenmiş sayılmıyor.Sen nasılsın?
-Ben de iyiyim canım.Zaten bunlara alışman lazım.Sonuçta gelecekte Group Gc'nin Güney Kore'deki bölümünün sahibi olacaksın.Hem önümüzde daha yorucu bir maraton var.Bunu da Untuma.
-Nasıl unutubilirm.Bu arada özel kaçmayacak bir soru sorabilir miyim?
-Tabiki.
-Burada saat 8 civarlarında olduğuna göre orada saatin sabahın 3'ü olması gerekiyor.Acaba sen kaçta uyuyorsun??
-Merak etme senle konuştuktan sonra uyuyacağım.Neyse asıl arama nedenime gelirsek...
-Sonunda
-Araya girmesen diyorum.Neyse asıl konuya gelirsek bana bir dosya daha geldi.Sanırım son grup bu da.Ben şarkı listesine bir de klip,canlı performans linklerini ve şarkı sözlerini de ekledim.En geç yarın akşama bakman lazım ve Müdür Kim'i araman gerekiyor.
-Peki bu grup kim oluyor?
-SS501.
-Ufff!!O grubun koreografileri çok zor olur.Yine de şimdiye kadar gelenlere göre daha iyi.
-Sen ne zaman dinledin de koreografilerin zorluğunu biliyorsun?diye sordu.
-Daha önce bir açılışta bahsetmişlerdi ve Jin Ho izletmişti bana.
-Hmm tamam.Sen 1 hafta sonraki toplantıya artık düşüncelerini sunarsın.Politik yönden bakamadım bir türlü konuya ben.Bu konuda usta sayılırsın ne de olsa.
-Tamam.Ben biraz hayran kitlelerini de araştırırım.
-Şimdi ne alakası var bu konuyla bunun?
-Var tabii.Hangi grubu seçersek seçelim asıl oy bize onların hayranlarından gelecektir.Anladın mı şimdi?
-Sözde bir de yorgunsun.Zinde olduğunda kim bilir kafanda neler geçer.
-E ben ne yapayayım?Geçen sefer 3. olduk.Bu sefer 1. olmak istiyorum.Yani bu konuda performansımız kadar seçilen grubun hayran kitlesi de önemli.
-Tamam tamam.Ben artık uyuyacağım.Sormak istediğin bir şey kladı mı?
-Hayır.
-İyi geceler canım.Yarın Müdür Kim'i aramayı unutma.
-Tamam.İyi geceler Unni.Tatlı rüyalar.

Cevap olarak sadece güldü ve telefonu kapattı.

Hangi şarkıları yolladığını merak etmiştim.Laptopumu alıp yatağıma uzandım ve maillerime göz gezdirmeye başladım.
Mi Sook'un adını sayfaların ortalarına doğru bulabildim.Mi Sook Unnim düşünceli düşünceli bir şekilde mailin başına şarkı listesini de eklemişti.Listede 7 şarkı vardı.''Love Ya'',''Because I'm Stupid'',''Love Like This'',''Deja Vu'',''Unlock'',Four Change'' ve ''Find'' vardı.''Love ya'', ''Find'' ve ''Unlock'' dışındakileri daha önce dinlemiştim.Ancak her birini en fazla 3 kez dinlemişimdir.Bu yüzden incelemeyim yarına bırakmaya karar verdim.
Laptopumu kapatıp masanın üzerine bıraktım ve üzerimi değiştirip yatağıma girdim.


* * *

-Hala hadi kalk.Kahvaltı yapacağız.Halaaaaaa!!!!

Sabah beni uyandıran sesin sahibi yatağımın üzerinde zıplıyordu.Konuşmasa bile zıplayan kişinin ağabeyim Jin Ho'nun oğlu Kaan olduğunu anlayabilirdim.(Neden bir Koreli'nin oğlunun adının Kaan olduğunu sormayın.Nedeni sevgili ağabeyimin şirketin Türkiye'deki bölümünün başında olması ve bundan dolayı da sürekli olarak orada yaşaması.Bundan dolayı da oğlu orada eğitim alacak.Zavallıcığın biizm yaşadığımız zorlukları yaşamamazı için ismini Türkçe koydu.Bence Choi Kaan gayet güzel duruyor.)Aman Tanrım!Bu çocukta nasıl bir ses vardı böyle.Babasına çektiği çok belliydi.
Gözlerimi açıp yatağımdan doğruldum.Birkaç saniye sonra Kaan kollarını boynuma dolamıştı.

-Bugün yüzecek miyiz hala?diye sordu hevesle.
-Annen izin verirse neden olmasın?

Verdiğim cevabı pek beğenmemiş gibiydi.Bunun üzerine onu gıdıklamaya başladım.Odanın içi bir anda onun kahkahalarıyla doldu.2-3 dakika sonra odanın kapısı açıldı ve içeri Sun Ja girdi.

-Petra yeter bu kadar gürültü!Kaan sen de dışarı çık da halan giyinip kahvaltıya insin.Bu arada günaydın Petra,diyerek Kaan'ın yanına gelmesini bekledi.
Kaan yataktan aşağı inip annesiyle beraber dışarı çıktı.Yataktan çıkıp üzerimi değiştirdim.Aşağı indiğimde benim dışımdaki herkes masaya oturmuştu.Jin Ho'yla annem arasındaki bana ayrılmış yere oturdum.

-Sütlü kahve istiyorsunuz değil mi Bayan Choi?
-Evet,diyerek yanıtladım.

-Bugün ne yapcaksın küçük kardeş?,diye sordu Jin Ho
-Dün gece yeni bir gruptan liste geldi.Ona bakarım diye düşünüyorum Jin Ho,dedim.
-Amerika'da üniversiteyi okumak sana çok iyi gelmemiş.Bana Jin Ho değil ağabey demelisin.Büyüklere saygı göster,bunları söylerken gülüyordu sevgili ''ağabeyim''.
-Aman sen de idare ediversen ölür müsün yani?Alışmışım sana Jin Ho demeye.Ama ağabey demeye dikkat ederim.Söz.Hem sen bugün oğlunla ilgilensene.Zavallıcık senden çok bizi görüyor bıkacak artık bizden.Tatil gününü oğluna ayır.
-İlgilenmeyeceğimi kim söyledi?Bugün onunla Central Park' gidiyoruz.Yanımıza da Chester'ı alacağız.Değil mi Kaan?
-Evet baba.Ama Chester halamın değil mi?Ondan izin aldın mı?

Bu lafın üzerine masadakiler gülmeye başladı.

-Evet benden izin aldın mı ağabey?dedim ortama uyarak.
-İzin almama gerek yok.Çünkü Ches daha bebekken bize hediye geldiğinde ikimizindi.Daha sonra ben centilmenlik yapıp ondan vazgeçtim.Zaten izin vermez miydin bana?Hem sen en son ne zaman Chester'la yürüyüşe çıktın?
-Hmmm....!,5 ay önceydi sanırım.Ama bu kadar süre geçmesinin nedeni de senin beni şantiyelerde ve şirkette oradan oraya koşturman.Yani suçlu sensin,dedim kendimi savunarak.
-Her neyse bugün Chester; Kaan ve benimle beraber Central Park'a gelecek.
Birden aklıma gelen şeyle:
-Kaan hani sen bugün benimle yüzecektin?dedim.
-Babam izin vermedi.Bu geziyi önceden planlamış,dedi sevgili yeğenim.Dönüp Jin Ho'ya baktım.
-Ben napayayım şimdi?Bugünümü ona ayırmasam başta sen olmak üzere herkesten tepki alacaktım.Hem fena mı işte sana da vakit kalacak,diye kendini savundu ağabeyim.
-İyi de sen bu çocuğu Central Park'a götürürsen akşam eve yorgunluktan bayılmış olarak gelecek.
-İyi işte fazla enerjisini de atar.Böylece annesine da daha fazla vakit kalır.Değil mi hayatım?diyerek yengeme döndü.
-Evet canım,dedi Sun Ja gülerek.
-Eh ne diyeyim,çok yönlü bir plan.Bence Kaan senle gelmekten vazgeçmeden konuyu kapatalım,dedim.
-Bücür.Oğlum beni asla yarı yolda bırakmaz.
-Ne bücürü ya?Ben 21 yaşındayım.Tabii sen 25 yaşında olduğun için gençliğimi kıskanıyorsun,değil mi?
-Tamam,kesin artık şunu!!!

Bu uyarı babamdan geldiği için hemen sustuk.

Kahvaltıdan sonra Kaan'la Jin Ho dışarı çıktı.Babam şirkete,annem ise çalışma odasına gitti.Masada sadece ben ve Sun Ja kalmıştık.Ona dönüp:

-Eee bugün ne yapacaksın?Canvarı babasına transfer ettin,dedim.
-Evet canavar bugün yok.Sanırım yarın da sakin olur.Bugün buradaki birkeç arkadaşımla buluşacağım ve biraz alışveriş yapmam lazım,dedi.
-Yani tatiline her halükarda alışveriş de dahil edeceksin.Neyse benim yukarı çıkıp çalışmam lazım.Görüşürüz sonra.
-Tamam canım,dedi.

Masadan kalkıp odama doğru koşar adım merdivenleri çıkmaya başladım.Odam en üst katın yani 3. katın yarısından fazlasını kaplıyordu.Odam beyaz bordo ağırlıklı döşemeyi tercih etmiştim.Tabii Washington'daki ve Seul'deki evlerimde başka renkleri ağırlıklı tutmuştum.Bilgisayarımın başına geçip maillerime bakmaya başladım.Bir insana bir günde ne kadar mail gelir demeyin bana günde ortalama 60 civarında geliyor ve genellikle bunlar Facebook'tan ya da Twitter'dan.
En sonunda Mi Sook'un bana gönderdiği maili bulabilmiştim.Önce Unlock'un sölerinden başaldım işe.Daha sonra klibini ve canlı performanlarını izledim.Şarkıyı sevmişitm ama klip pek içimi açmamıştı.
Yani listeden önce Unlock'u silmiştim.
Find'ı dinlemeye başladım.Şarkıyı çok beğenmiştim.Ama koreografi biraz pasifti.Ben daha hareketli bir şeyler arıyordum.Yani Find da listeden silinmişti.
Bu yüzden Because I'm Stupid'i de listeden silmişitm.Deja Vu'yu çok da kötü bulmamıştım.Ama koreografi biraz zor gibiydi.Her ne kadar yarışma için yeni hareketler konulacak olsa da bu hareketler zordu.
Four Change'i çok sevmiştim.O yüzden onu hemen elemedim.
Love Like This'i ise ne çok sevmiştim ne de hiç sevmemiştim.Ancak koreografiyi pek anlmadığım için tekrar izlemiştim.Biraz karmaşıktı.Bu yüzden onu da elemiştim.
Love Ya'yı da hemen elemedim.Çünkü hem şarkı güzel ve anlamlıydı hem de koreografisi hoşuma gitmişti.En azından bu grup hemen elenmemişti benim gözümde.Zaten bu grup da son öneri sunan gruptu.FT. Island ve Super Junior dışındaki tüm öneri yollayan grupları elemiştik.Elemiştik diyorum çünkü bu ortak kararımızdı.Son kararı da bu 3 grup arasında verecektik sanırım.Tabii SS501'i diğerleri de elememişse onun seçilme şansı daha fazlaydı.Çünkü seçtiğm şarkılar daha iyiydi.

Eh 7 şarkıyı incelemem 3 saatimi almıştı.Yerimden kalkıp Müdür Kim'a aradım düşüncelerimi aktardım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Çarş. Ekim 27 2010, 18:33

2.Bölüm(3 .ağızdan)


-Ne gerek var şimdi bunlara?Saçma sapan bir yarışma işte!

-Jung Min, belki bilmiyorsun ama seçtikleri grup için bu yarışma büyük bir fırsat.Çünkü grup daha çok tanınacak,diye Jung Min'i sakinleştirmeye çalıştı Young Saeng.

-Seçileceğimizi kim söyledi?O gruptaki Petra'nın ne kadar seçici olduğunu benden daha iyi biliyorsun.Bizi seçeceğini hiç sanmıyorum.

-Doğru çok seçici.Çünkü daha adil düşünüyor.Tarafsız bakabiliyor konuya.Üstelik bu sefer bütün grup politik düşünecektir.Yani şansımız var Min,dedi Kyu.

-Ne yapıyorsanız yapın, umurumda değil.Şarkı seçmeyi de kendiniz yapın.Ben dışarı çıkıyorum.

Jung Min bu sözleri söyledikten sonra ceketini alıp kapıyı çarparak dışarı çıktı.

-Eh en azından kabul ettirebildik,dedi Hyun Joong
.
-Doğru.Neden böyle tepki verdiğini bir türlü anlayamadım.Sonuçta eğer seçilirsek gerçekten bu büyük bir fırsat olacak,dedi Hyung Jun.

-İstemiyor.Çünkü başarısız olursak bu çok kötü olacak.O hala Petra'nı Hye Sun'a söylediklerine takılıyor.Hala o kıza garezi var ve biliyorsunuz Petra Hye Sun'ı neredeyse ağlatacaktı,dedi Young Saeng.

-Eski sevgilini koruman güzel bir Saeng ama Petra söylediklerinde haklıydı.Belki tarzı yanlıştı ama gerçekten haklıydı.Kim Yi Joon Hye Sun'dan çok daha yetenekliydi ve onlara daha iyi bir şekilde uyum sağlamıştı.Üstelik seçmelerde karar açıklandıktan sonra Hye Sun'ın tavrı da bunu kanıtlamıştı.Eminim Petra buna kızarak o kadar sert konuşmuştu,dedi Kyu Jong.

-Sanki onu tanıyormuşsun gibi konuşuyorsun,dedi Jun.

-Onu tanımıyorum.Hatta hiç onunla konuşmadım.Ben sadece empati kurdum o kadar.

-Her neyse konu dağılmasın.7 şarkı istemişler.Ne yazalım,diyerek liderliğini gösterdi Hyun.

-Bence Love Ya ve Love Like This'i yazalım.Sonuçta sevilen şarkılarımızdan,dedi Saeng.

-İyi fikir.Bence U R Man'i de yazalım.O da tutmuştu,dedi Hyun ve sözlerini bitirir bitirmez diğer grup üyeleri gülmeye başladı.Hyun ise neye güldüklerini anlamadığı için boş bir ifadeyle onlara bakıyordu.


-İnanmıyorum bunu söylemiş olamazsın.

-Bunun 4. boyutla bir ilgisi var mı?Yoksa başka bir şey mi?

-Hyun acaba şarkının içeriğine baktın mı?

-Noldu ya?Nesi varmış U R Man'in???

Kendini ilk toparlayan Kyu Jong oldu.En sonunda hepsi kendini toparlamayı başardı.

-Noldu,neye güldünüz siz ya?Açıklasanız hiç de kötü olmaz yani! , dedi Hyun.

-Hyun,biliyorsun Müzik Köprüsü:Güney Kore Kolu'nda iki bayan üye var.Ama şarkının adı I'm Your Man.Sence onlar bu şarkıyı söylerken nasıl dururdu? Diyerek konuya açıklık getirdi Kyu.

Hyun neye güldüklerini anlamıştı.Bozuntuya vermeden:
-Tamam.Neyse işimize dönelim beyler.Şimdi Love Ya ve Love Like This'i yazdık.Bence Find'ı da ekleyelim,dedi.

-Bana uyar.Zaten o şarkımızı seviyorum.Eminim onlar da beğenir,dedi Jun.

-A Song Calling For You?.diye sordu Kyu.

-Hayır hayır,beğenmeyebilirler,dedi Saeng,

-Peki Four Change?diye yeniden sordu Kyu.

-O olabilir.Yazalım bence,dedi Saeng.

-Tamam yazıyorum,dedi Hyun.

Tartışarak listeye Unlock,Deja Vu ve Because I'm Stupid'i de eklediler.

Daha sonra Hun listeyi düzenleyip,teslim etmek için kendisine verilen adrese gitti.Diğerleri ise kendilerini meşgul edecek birer iş buldu.Hyun akşam eve döndüğünde ise Jung Min hala eve dönmemişti.Jun ise endişelenmeye başlamıştı.

-Nerede kaldı?Daha önce hiç yapmamıştı böyle?

-Merak etme biraz zamana ihtiyacı var.Çünkü kötü bir biçimde 4'e 1 ayrıldık.Sakinleşince nasıl olsa döner.Ama geldiğinde çok kötü davarancak,dedi Saeng.

-Orası kesin zaten de bundan sonraki birkaç gün sadece bize değil başkalarına karşı da kötü davranacak.Hadi biz onu idare ederiz de başkaları kırılacak davranışlarına,dedi Jun.

-Napalım katalanacağız artık.Başka çaremiz yok.Yine de sen merak etme nasıl olsa bu kısa sürer,dedi Kyu.

O sırada evin kapısının açıldığını duydular.Jung Min gelmişti.Onlara bakmadan yukarıya,odasına yönelmişti.

-Hey Min!Yemek yemeyecek misin?diye seslendi Saeng.

-Siz yiyin.Ben yedim,aç değilim,dedi Min.

Bu sözleri yüzlerine dahi bakmadan söylemişti ve sesinde gizlemeye çalıştığı bir kırgınlık vardı.

-Durum kötü görünüyor,dedi Jun.

-Sadece 4'e karşı 1'lik ezilmenin şokunu atlatabilmiş değil.Gerçi bu da normal sayılır.Ne de olsa daha önce böyle bir fikir ayrılığyla karşı karşıya kalmadı.Ama biz demokratik bir grubuz dolayısıyla çoğunluk ne derse odur,dei Hyun.

-Ah bir de biz seçilirsek yüzünü görmek isterim.

-Gerçekte o zaman ne yapar ben de merak ediyorum.Şu an tek düşündüğü herhalde bizim asla seçilmeyeceğimizdir.

-Hyun,sonuç ne zaman belli olurmuş?

-Salı günü Petra Seul'e dönecekmiş.Ondan sonra da diğerleri gelirmiş.O cumartesi de bir toplantıyla kesin karar varılacakmış.Tabii karara varılmazsa yeni bir toplantı da yapılırmış.Zaten toplantının ertesi günü de açılış konseri gibi bir şeyleri var.Karara vardıklarında ise seçtikleri grupla bir protokol imzalandıktan sonra 2 grubun da katılacağı bir basın toplantısı yapılcak ve sonra da çalışmalar başalyacak,dedi Hyun.

-Ne yani şu anda Seul'de gruptan kimse yok mu?

-Kimse yok.Petra New York'ta,Ji Yoon Arizona'da,Mi Sook Atina'da,Bum Shik Osaka'da ve Jung Gil de Dubai'daymiş.Zaten Ji Yoon dışındakiler üniversiten mezun oldular.Sanırım o da bu sene öğrenci değişim programıyla buraya gelecek ve Petra'da Nem York'ta staj gibi bir eşyle meşgulmüş,dedi Hyun.

-Peki mesleği neymiş?

-Bilmiyorum.Onu sormadım.

-Dönüş zamanları bayağı yaklaşış.Biz önerimizi göndermek için çok geç kalmadık umarım.

-Biz öneri sunan son grubuz.Yani bundan sonra kimse öneri gönderemez.

-Beyler saat yarıma geliyor.Ben yatmaya gidiyorum.İyi geceler,dedi Jun.

-Ben de uyusam çok kötü olmaz.Bugün yoruldum,dedi Hyun.

Bir süre sonra Kyu ve Saeng de yatmaya çıktılar.



(Jung Min'in Ağzından)

Aşağı kattan hala konuşma sesleri geliyordu.İnanmıyorum ya'Nasıl da bana karşı çıktılar.İlla elendiklerini görmek istiyorlar.Seçilmeyeceğimiz zaten baştan belli.Ama anlatamıyoruz ki beyefendilere!Neymiş efendim büyük bir fırsatmış.Seöileceğimiz zaten nereden belli ki?O Petra denen cadı asla bizi seçmez.

Biraz sakinleşirim umudyla dışarı çıkmıştım ama pek de işe yaramamıştı.Şimdiyse en azından odamın karanlığı beni bir nebze sakinleştirmişti.Ceketimin cebinden Ipod'umu çıkardım.Şarkı listesinden If You Can Not'ı bulup sesnini sonuna kadar açtım.Kulaklığımdan yayılan ses en azından beynimi meşgul ediyordu.Bir süre onra kendi sesim beni sakinleştirmişti.

Hıh!!Ne halleri varsa görsünler.Çok umurumdaydı sanki!Nasıl olsa seçilmeyeceğiz değil mi?Yani sorun da yok.

Bu düşüncelerle duşumu alıp üzerimi değiştiridim ve yatağıma yöneldim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Çarş. Ekim 27 2010, 18:33

3.Bölüm

Bütün gece süren uçuşun ardından uçak yavaş yavaş alçalmaya başladı.Şükürler olsun ki anneme uyup o elbiseyi giymemiştim.Tamam elbise çok güzeldi ama bu tip uçuşlarda pek elverişli değildi.Üzerimdeki dağcı pantolonu ve ince sweat tarzı şeyler daha rahat oluyordu.Üstelik gece uçuşları daha kötüydü.

En sonunda uçak iniş yapmıştı.Beni karşılamaya şirketten birileri gelecekti.Dolayısıyla bagajımı kendim almam gerekmiyordu.Bir süre etrafıma bakındıktan sonra Müdür Kim'in asistanlığını yapan ve benimle Mi sook'a çok yardımcı olmuş olan Min Jii Unni'yi gördüm.Yanında tanımadığım biri daha vardı.Beni gördüğünde yanındaki adama bir şeyler söyleyip onu bagajların yanına yolladı.Daha sonra da yanıma doğru ilerlemeye başladı.Onu gerçekten özlemiştim.Sıkıca sarıldık birbirimize.

-Oldukça iyi göürünüyorsun.Umarım yarışmaya kadar da böyle devam edersin canım.Ne de olsa bu maraton diğerine göre daha yorucu olacak,dedi.

-Teşekkürler Unni.Merak etme bendeki enerji bitmez.Bunu sadece Jin Ho başarabilri ama o da bu projenin içinde değil,dedim.

-Doğru ama kimin seçileceği daha belli değil.Bir bakmışsın Jin Ho'dan beter birine düşmüşüsün.Bu arada artık bana Menajer Kang da diyebilirsin.Bay Lee İngiltere'ye gitmek zorunda kaldı ve ben de onun yerine getirildim.

-Bu çok güzel bir haber.Tebrik ederim Unni.İngiltere'ye gittiyse babam çağırmıştır.Peki neden bana söylenmedi?

-Teşekkürler canım.Evet oradaki projeyle ilgiliymiş.Sana sürpriz yapılmasını istemişlerdir.

-Eh Menajerimiz sen olduğuna göre bu sorunun sana sorulması gerekiyor.Basın ''şu gerekli bilgiler''in nerde vermem gerekiyor acaba?Bir an önce verip şundan kurtulmak istiyorum.

-Şimdi seni onların bekledikleri yere götüreceğim.Zaten bunu geciktirmenin pek faydası da olmaz.Sen neleri söyleyebileceğini biliyorsun değil mi?

-Evet.Sadece son 3'e bıraktığımız grupları ve önümüzdeki 15 günün programını açıklayabilirim. Tabii özel konulardaki sorular benim bileceğim iş.

-Aferin,dersine iyi çalışmışsın.Tamam,o zaman.Haydi gidelim.

Onun peşine takılıp basının beni beklediği yere gittim.Zaten muhabirler bizi görür görmez bir anda harekete geçmişlerdi.Kendimi bir anda birçok kamera,fotoğraf makinesi ve mikrofonun odağında buldum.Soruları da makineli tüfek gibi art arda soruyorlardı.

-Hangi grubu seçeceğinize karar verdiniz mi?
-Kararınız nedir?
-Grubun diğer üyeleri nerede?

İşte bu ve buna benzer sorular art arda soruluyordu.En sonunda Menajer Kang:

-Arkdaşlar,sorularınızı tek tek sorarsanız Petra da daha rahat cevaplayabilir,dedi ve bir muhabire sorusunu sorması için işaret verdi.Muhabir:

-Grup ve şarkı seçimi konusunda kesin kararınız verdiniz mi?diye sorarak beklenen soruyu sordu.

-Kesin kararı bu hafta içinde vereceğiz.Herkesin son 3'e bıraktığı gruplar zaten aynı.Sonuç için kararımızı verirken de çok tartışacağımızı sanmıyorum.

-Peki ne zaman kararınız duyurulacak?

-Büyük bir ihtimalle bir sonraki hafta eğer kararımız verilmişse basın toplantısı yapılır.

-Son 3'e bıraktığınız gruplar kimler?

-Hmm,Ft. Island,Super Junior ve,bir an durakladıktan sonra,SS501,dedim.

-Peki, gruplarda yaptığınız gibi şarkılarda da son 3 belirlendiniz mi?

-Tabii ki her üyenin kendine göre belirlediği şarkılar var.Ama kimsenin seçtiklerini söyleyemem.

-Peki sizin seçtikleriniz neler?

-Maalesef kendi seçtiğim şarkıları da açıklayamam.Çünkü yasak kapsamına giriyor.Zaten sorularınızı cevaplayabileceğim kadar cevapladım.Yani size bundan fazlasını basın toplantısına kadar ne ben ne de bir başkası verebilir ve sizden ricam bizden duyana kadar kimsenin kimi seçtiğimiz konusundaki söylentilerine inanmayın.

-Arkadaşlar,izninizle Petra'nın artık evine gidip dinlenmesi gerekiyor.Bütün gece uçaktaydı,diyerek Min Jii Unni beni muhabirlerin arasından çıkardı.

-Fazladan bir şey söylemedim değil mi?diye sordum.

-Hayır hayır.Tam dozunda tutturdun.Bu arada evinizi eski haliyle bıraktık.Yani mobilyalarınızda değişim yapmadık.Haftada bir temizlendi eviniz o kadar, dedi Min Jii Unni.

-İyi.Zaten ben kendi eşyelerımda pek değişiklik istemiyordum.Mi Sook gelince değişmesi gerekenleri zaten değiştiririz.

-Ben de böyle söyleyeceğini düşünmüştüm.

Sonunda beni almaya gelen arabaya varmıştık.Benimle beraber Menajer de arabaya bindi ve Mi Sook'la kaldığım eve doğru yola çıktık.



SS501 Evi(Hyung Jun'un ağzından)

Zor geçen bir hafta sonunun ardından Jung Min bizimle barışmıştı.Yine eskisi gibiydi tavırları.Şimdiyse Kyu ve benimle birlikte televizyon izliyordu.Kyu kanal değiştirmeyi birden bıraktı.MB 2011'le ilgili bir haber vardı.Muhabir Petra'nın açıklamalarını ekrana geireceklerini söylediğinde Jung Min suratını buruşturdu.

Muhabir:Grup ve şarkı seçimi konusunda kesin kararınız verdiniz mi?diye sorarak beklenen soruyu sordu.

Petra:Kesin kararı bu hafta içinde vereceğiz.Herkesin son 3'e bıraktığı gruplar zaten aynı.Sonuç için kararımızı verirken de çok tartışacağımızı sanmıyorum.

Başka bir muhabir:Peki ne zaman kararınız duyurulacak?

Petra:Büyük bir ihtimalle bir sonraki hafta eğer kararımız verilmişse basın toplantısı yapılır.

Muhabir:Son 3'e bıraktığınız gruplar kimler?

Bu soruyu duyunca Jung Min'in yüz ifadesi birden değişti.Kibirli bir ifade takınmıştı.

-Hmm,Ft. Island,Super Junior ve,bir an durakladıktan sonra,SS501.

Petra'nın son kelimesiyle beraber Jung Min'den yiksek sesli bir ''Ne?!!!'' nidası duyuldu.Kyu ve ben de şaşırmıştık ama o bunu gerçekten beklemiyordu.Hatta seçilmeyeceğimizden emindi.Ben olduğum yerde zıplamaya başlamışken Kyu da Saeng'le Hyun'a haber vermeye gitmişti.Jung Min ise hala şaşkın bir ifadeyle televizyon ekranına bakıyordu.Haberin gerisini anlamamıştım bile.Ama asıl önemli olan son 3'e kalmamızdı.Seçilme şansımız ve bu projeye katılma olasılığımız yüksekti.

Jung Min kendini toparlyabildiğinde diğerleri de bize katılmıştı.Menajer Kim'e de haber vermişlerdi.Jung Min bir şey söylemeden odasına çıkmıştı.

-Hah!Bunu gerçekten beklemiyordu değil mi?,dedi Hyun.

-Evet.Eğer son 3'te olmasaydık muhtemelen çekilmez biri olacaktı,dedi Saeng.

-Neyse bunları boşverin.Sizce bizi seçerler mi?Sonuçta son 3'teyiz yani seçilmeme olasılığımız da var,dedi Kyu.

-İyi düşün ki iyi olsun derdi hep annem,dedi Saeng.

-Ama boşuna umutlanıp da hayal kırıklığına uğramak istemem,dedi Kyu.

-Eh o zaman kendini en kötüsüne hazırla,dedi Saeng.

-Evet Kyu ve bizm de moralimizi bozma,dedim.

-İyi,tamam,dedi Kyu.




Jung Min'in Ağzından



-Ne!?

Bu nida istemsiz bir şekilde ağzımdan çıkmış.Ne yani doğru mu duymuştum?Gruptaki herkes yani o zor beğenen Petra bile bizi son 3'e mi bırakmıştı?Şaşkınlıktan gözlerimi televizyon ekranından dahi alamıyordum.Jun ise yerinde zıplamaya başlamıştı.Üzerimdeki şoku ancak Kyu diğerlerini getirdiğinde atabilmiştim.Onlar geldiğinde ağzımı açmadan odama çıktım.

B-bu nasıl olurdu?A-ama benim hesaplarım bu yönde değildi!!Bizim elenmemiz gerekiyordu.İşin kötüsü ne FT. Islan ne de Super Junior bzim kadar hayaran kitlesine sahip değildi.Yani seçilme ihtimalimiz yüksekti.

Peki seçilsek ne olurdu?Muhtemelen bizmkiler bunu verdiği sarhoşlukla çalışmaları başlattır ve beni de peşlerinden sürüklerlerdi.Üstelik o Petra denen cadı-insan karışımı kızla da daha ilk günden birbirimize girerdik.Bu da bizmkilerin bana karşı cephe almasından başka bir işe yaramazdı.Ama onlar MB'de bizim bir şarkımızla başarılı olurlarsabu bizim için , tanınmamız için büyük bir fırsat olurdu.

Peki ben neden istemiyordum?İstemiyordum çünkü başarısız olmaktan korkuyordum.Yani ben korkuyor muydum?İtiraf etmesi zordu ama gerçekten korkuyordum.Denemekten,çaba harcamaktan bile korkan biriydim ben.Hah!Bunun düşüncesi bile korkunçtu.

Ne yapmalıydım peki?Geri adım atıp bizimkilere destek mi olmalıydım?Hayır yapamazdım bunu.Eminim alay ederlerdi.Bunu yapamazdım.Ama yanlış olduğunu bile bile de davranışıma devam da edemezdim.

Birden içimde bir ses uyandı ve bana birçok şey fısıldadı.Söylediklerinde haklıydı.Sonuçta biz kardeşten de öte değil miydik?Her ne kadar ara sıra alay etselerde bu konuda en azından yüzüme karşı ağızlarını açmazlardı.Belki Jun birkaç şey söylerdi ama onu da susturmak kolaydı zaten.Evet,ben bir korkak olamazdım değil mi?Sonuçta bir korkak kararını kolay kolay değiştiremez.Kararım kesindi kardeşlerime ne olursa olsun destek olacaktım.

Yeni aldığım bu kararın hafifliyle aşağıya,diğerleriyle beraber kutlamaya indim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eun_Hye_Min



Mesaj Sayısı : 16
Points : 2225
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 18/11/10
Yaş : 21
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Perş. Kas. 18 2010, 18:12

Hikayen çok güzel cnm çok beğendim yb ne zaman gelir ?

yb=yeni bölüm
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Perş. Kas. 18 2010, 19:42

4. bölümü şimdi verebilirm 5. bölümü de yetiştirmeye çalışıyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Perş. Kas. 18 2010, 19:43

4.Bölüm
-Efendim, 1. MB 2011 oturumu başlamak üzere.Açılış konuşması için Petra'yı kürsüye davet ediyoruz,diyerek tüm zevzekliğini ortaya döktü Ji Yoon.Herkesle beraber ben de gülüyordum.Gülüşmeler durulduğunda Ji Yoon da yerine geçti.

-Zevzek şey,dedim ayağa kalkarken.Sonunda beklenen gün gelmişti.Yani karar günü.Şimdi Group GC'nin bize ayırdığı binadaki toplantı odamızdaydık.toplantı odasında grup üyeleri dışında Menajer Kang ve Müdür Kim de vardı.Ama onlar kararı verme aşamasında bize karışmayacakalrdı.Ji Yoo'un deyimiyle ''açılış konuşmasını'' yapmak için yerimden kalktım.Aslında ben karar verdiğim grup hakkında ve karar verme nedenlerim hakkında konuşacaktım.Ama Ji Yoon'un dediği gibi bir kürsüde değil.Aslında herkesin kararı kesin gibiydi yine de söylediklerine göre benim konuşmam üzerine son kararlarını verceklermiş.Nedeni de benim onların göremediklerim ''ayrıntıları'' görebilmemmiş!!!

-Eh herkes kimi seçtiğimi biliyordur herhalde.Neyse sözü fazla uzatmadan konuya giriyorum. Şimdiiii,diyerek söze başladım, öncelikle SS501'in hayran kitlesine bakmalıyız derim.Çünkü kimi seçersek seçelim yarışmada asıl oy bize hayranlarından gelecek.Yarışma Türkiye'de yapılacak ve SS501'in Türk hayran kitlesi de öyle azımsanacak gibi değil.Üstelik yarışmaya katılacak diğer ülkelerdeki hayaranları da oldukça fazla.Yani bu konuda FT. Island'ı ve Super Junior'u geçiyorum.Diğer bir konuysa şarkı ve koreografi.Burada FT. Isaland'dan başlıyorum.Şimdi FT. Island desek şarkımız ya I Hope ya da Missing You olacak.Ama bu 2 şarkının genelinde de solist ön plana çıkıyor.Yani grup üyeleri arasında bir denge olmuyor.Doğru burada kendi enstrümanlarımızı çalabiriz ama dediğim gibi dengeyi sağlayamıyoruz ve bu yarışma da grup birliğine dayanan bir yarışma.Super Junior ise ne bileyim pek içime sinmedi.Bu konuda fazla bir şey demeyeceğim.SS501'in şarkılarına bakarsak grup üyeleri arasındaki denge çok güzel bir biçimde sağlanmış.Yani hem şarkılarda hem de koreografide dengeyi sağlamışlar.Tabii istisna birkaç şarkı var ama zaten bu şarkıları da listeye koymamışlar.Koreografi meselesine gelince zaten hepimiz sahnede pasif kalmak istemiyoruz.Bu da SS501 deme konusundaki nedenlerimden biri çünkü genellikle koreografileri göz dolduruyor,dedim ve konuşmamı, Eh benim söyleyeceklerim bu kadar ,dedim ve yerime geçtim.

-Aslında Petra haklı,dedi Bum Shik,SS501 bence de diğer gruplara göre daha üstün ve Petra çok doğru noktalara parmak bastın.Ben de SS501 diyorum,diyerek bana destek çıktı Bum Shik.

-Benim de bunlara karşı diyebilecek bir şeyim yok.Yani ben de SS501 diyorum.

-Ben de Double S diyorum ve şarkı için de diyecek bir şeylerim var.Zaten hepimiz SS501 diyoruz.Petra Love Ya ve Four Change'i,ben Deja Vu ve Find'ı Ji Yoon Love Ya ve Deja Vu'yu,Bum Shik Love Ya ve Find'ı ve Jung Gil ise Love Like This ve Four Change arasında kaldık.Yani oldukça çekişmeli ve grubumuz genç kesimi Love Ya üzerinde durmuş.Yine de biz bu şarkı seçimini nasıl yaparız bilmiyorum.Çünkü biraz fikir ayrılığı var gibi,dedi Mi Sook.

-Eh zaten herkes az çok kafasında hangi şarkıyı istediğini belirlemiş.Bence onları da yeniden listeleyelim ve beraber inceleyelim ve mümkünse bu gece yapalım çünkü bu iş fazla uzadı.Ayrıca şarkı seçimi konusunda Petra da biraz çenesini kapalı tuttsun.Bu kızdan iyi bir avukat olurmuş.Neden bu işi seçmiş anlayamadım.Eğer çenesini kapalı tutmazsak kız kendi istediği şarkıyı biz farkına varmadan kabul ettirecek,de Ji Yoon ve kafasına benden bir kalem yediç

-Ahhh!!Ne kalem fırlatıyorsun yaa??
-Noona'na saygılı olsana sen!
-Ya ne noonası , topu topuna benden 6 ay büyüksün.

-Yıla baksana sen; ben 1988 sen ise 1989 doğumlusun.
-Ay aman çok da fazla fark varmış.Neyse konuyu saptırmayalım.Dediğim gibi şarkı seçimini beraber bu gece yapalım , bitsin bu iş de.
-Tamam,siz bu gece bize gelin,dedi Mi Sook,Halledelim bu işi de yarı rahatça konserimiz verelim.
-Bana uyar.Şu şarkı işi ve protokol de bitsin zaten işin en güzel kısmı gelecek.Ne bu böyle sıkıcı bir şekilde pasifiz,dedi Bum Shik.
-Doğru.Zaten 2 yıldır aktivitede de bulunmadık.En azından yarışma var da çalışmlara başlayınca biraz kendimize geliriz,dedi Liderimiz Jung Gil.
-Tam liderliğine yakışır bir söz,dedim.
-O zaman karar verildi.SS501'i seçtiniz ve bu gece de şarkınızı seçersiniz.Pzartesi günü DSP ile görüşmelere başlarız.Şimdi bence gidip biraz rahatlayın.Yarın yorulacaksınız çünkü,dedi Müdür Kim.

Böylece dağıldık.Yoplantı odasından dışarı çıktığımızda Ji Yoon'un yanına gidip:

-Ji Yoon,bugün havuza gidip yüzelim mi biraz?Sonra da bize gider yemek yeriz.Ne dersin? Diye bir öneride bulundum.

-Olur.Ama kıyafetlerimi almam lazım.Bence sen evine git havuzda buluşalım.Hem zaten havuz size yakın.

-İyi o zaman görüşürüz.

-Tamam güle güle.

Mi Sook alışveriş yapacaktı.Bum Shik ve Jung Gil ise şirkette kalacaklardı.

Eve gidip mayomu ve yedek kıyafetlerimi aldım.Yüzme havuzu Ji Yoon'un dediği gibi yüzme havuzu eve çok yakındı.O yüzden çok da acele etmeden gittim.Havuzun kapalı olması çok iyiydi.Çünkü her ne kadar mayıs ayının başında olsak da havalar çok ısınmamıştı ki aklı başında kimse de yaz gelmeden genelde yüzmerye gitmez.Antreman yapıyorsa o başka.Dolayısıyla havuzda kimsecikler yoktu.Bu da rahat rahat yüzeceğimiz anlamına geliyordu.Bayan soyunma odasında üzerimi değiştirip döndüğümde hala Ji Yoon gelmemişti.Ben de o gelene kadar yüzmeye karar verdim.Suya atladığımda sanki benliğimi bulmuştum.Suyu hep sevmişimdir ve yüzme yarışlarına katılmıştım daha önce.1 kez de birinci olmuştum.Birkaç baştan başa yüzdüğümde birinin havuza atladığını duydum.Başımı sudan çıkardım ve Ji Yoon'un bana doğru yüzdüğünü gördüm.

Yaklaşık 2 saat beraber yüzdük ve giyinmek için ayrıldık.Daha sonra Mi Sook'la kaldığım eve gittik.Mi Sook çoktan gelmiş aldığı kıyafetleri yerleştirmeye başlamıştı.

Birlikte yemeğimiz yedik.Saat 8'e doğru Bum Shik ve Jung Gil de bize katıldı.Mi Sook yukarıdan şarkı listesini yazdığımız kağıdı ve bir kalem getirdi.Salonda toplandığımızda herkes heyecanlı görünüyordu.Mi Sook:

-Eveet!Listeye yazdığımız şarkıları bir tekrar edelim.Love Ya,Four Change,Find,Deja Vu ve Love Like This'i yazmışız.Bence yeniden dinleyelim.Petra Netbook'um nerede?dedi.

-Masanın üzerinde,dedim.
-Bir dakika!Ben başlamadan önce bir şey söylemek istiyorum,diyerek araya girdi Ji Yoon.
-Yaa neymiş bu söyleyeceği şey?dedim.
-Durun durun bu şeref bana ait,dedi ve bana döndü Bum Shik,hatırlıyor musun Ji Yoon'un bize katıldığı seçmenin sonunda bir kızla tartışmıştın?

-Evet.Hye Sun'dı değil mi?
-Ve kıza bir şeyler söylemiştin,dedi Jung Gil.
-Sadece hakkettiklerini.Bana ''Sen kimin sevgilisi olduğumu biliyor musun?'' demişti.Ben de ''Burada kimin sevgilisi olduğun değil yeteneğin geçerlidir'' demiştim de bunun bu konuyla alakası ne?
-Çok doğru bir noktaya parmak bastın,dedi Bum Shik,Çünkü o kız o dönemde SS501'den Heo Young Saeng'in sevgilisiydi.
-Ne?!!!Sen ciddi misin?Gerçekten öyle miydi?
-Evet.
-Eğer Young Saeng o gün Hye Sun'ın sözlerini duymuşsa zaten bana kötü davranmaz.Tabii kinci biriyse o başka ki pek sanmıyorum.
-Tipik Petra,dedi Ji Yoon.Bu arada Mi Sook Netbook'unu alıp yanımıza geçmişti.

Beraber listelediğimiz şarkıları tekrar dinledik.Ben bu sefer kesin kararımı vermişti.Önce Ji Yoon konuşmak istedi.

-Bu sefer açılışı ben yapayım.Ben kesin kararımı verdim Love Ya'yı seçelim diyorum.Çünkü hem şarkı hem koreografi hem de kostüm-makyaj hoşuma gitti.Tamam aynı koreografi ve kostümler olmayacak ama yine de yakın şeyler olacak.Bu koreografi yakın koreografiler hazırlanacak .Kostümlerimiz yakın olacak.O yüzden Love Ya diyorum.
-Haklısın.Ben de kararımı vermemiştim ama söylediklerini düşününce kararımı kesinleştirdim.Love Ya,dedi Bum Shik.
-Ben kararımı veremdim.Deja Vu'yla Love Ya arasında kaldım,dedi Mi Sook.
-Ben de senin gibiyim,dedi Jung Gil ve bana dönüp,Petra senin düşüncen ne?diye sordu.
-Baby let me love ya love ya love ya,diyerek fikrimi belirttim.
-Desene çoğunluğu sağladık,dedi Ji Yoon.
-Ama bu konuda çoğunluk değil fikir birliği çnemli,dedim.
-Olsun sonuçta 5te 3 oldu.

Tam ağzımı açacakken Mi Sook:

-Uff susun artık.Kararımızı vermeye çalışırken böyle tartışmanız işimiz kolayalştırmıyor,dedi.
-O zaman siz de Love Ya deyin bitsin,dedi Ji Yoon.
-Olmaz,İkisinin de içine sinmezse olmaz.Yoksa başarılı olamazlar,dedim.
-Nedenmiş?
-Çünkü insan sevmediği bir işte ne yaparsa yapsın başarıl olamaz.Mesela sen teniste başarılı olamıyorsun.Çünkü sevmiyorsun.Ya da başarılı olamadığın için sevmiyorsun.
-Ben teniste iyiyim.Sen kötü atış yapıyorsun.
-Yok yaa!Sen daha doğru düzgün servis atamıyorsun,dedim.
-Kapayın çenenizi.Konuyu saptırmada ikinizin de üzerine yok.

Jung Gil2den gelen bu uyarı üzerine ikimiz de sustuk.Mi Sook'la Jung Gil bir süre daha tartıştıktan sonra -ki bu süre zarfında ağzımızı bile açmadık- ikisi de Love Ya üzerinde karar kıldı.

-Bir de basın toplantısı var,değil mi?dedi Ji Yoon.
-Maalesef var,dedi iç çekerek Bum Shik.
-Noldu, neden böylesiniz?dedim.
-Neden olacak?Sürekli sorular sorulacak.Konu Amacından sapacak.Özel hayata girilecek ve pot kırmamaya dikkat edeceksin,diyerek durumu özetledi Bum Shik.
-O zaman 2 kişi katılsak.Zaten diğer taraftan da 2 kişi gelir artı menajerler ve yapımcılar da orada olacak.Yani yine kalabalık oluruz.
-Aslında olabilir.Zaten bildiğim kadarıyla SS501'den de bu tip şeyleri sevmeyen 1-2 kişi var.
-Bu arada konserde seslendireceğimiz şarkılar tamam,değil mi?diyerek araya girdi Mi Sook.
-Çoğunu ben seçtiğim için benim açımdan bir sorun yok,dedim.
-Dua et o şarkıların çoğu hepimizin sevidği şarkılar yoksa çok kötü olurdu,dedi Ji Yoon.
-Ben ne yapayayım?Erken gelseydin Seul'e.Hem o şarkıları seçme nedenlerimden biri de çok vaktimiz olmadığı için daha önce çalıştığımız şarkıları seçtim.Yani anlayacağın zamandan tasarruf.
-Tamam ya ağzımı açmadığımı farzet ve bu konu kapansın.
-Haydi Beyler biz kalkalım da kızlar da dinlensin artık.Yarın çok koşturacağız,dedi Bum Shik.
-İyi geceler!!
-İyi geceler.
-İyi geceler!!
-İyi geceler ,tatlı rüyalar nonacığım.
-Zevzek kardeşim sana da iyi geceler.Ballı sütünü içmeyi unutma.

Sonunda onlar yolayabildiğimizde ikimiz de birbirimize iyi geceler dileyip odalarımıza doğru yol aldık.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eun_Hye_Min



Mesaj Sayısı : 16
Points : 2225
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 18/11/10
Yaş : 21
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Perş. Kas. 18 2010, 20:13

:D :D bölüm çok güzeldi bi an önce karşılaşsınlar patra ile jung min :D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Perş. Kas. 18 2010, 20:20

karşılaşacaklar merak etme
ama hiçbir şey basit olamaz
5. bölümde ne varsa geçemiyorum bir türlü geçince vererim
ve yorumun için teşekkürler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eun_Hye_Min



Mesaj Sayısı : 16
Points : 2225
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 18/11/10
Yaş : 21
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Perş. Kas. 18 2010, 20:38

N' demek :D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   C.tesi Kas. 20 2010, 08:18

5.Bölüm

(Petra)

-Çocuklar,yerlerinizi alın!!

Menajerden gelen uyarıyla platformadi yerlerimiz aldık.Dışarıdan Ji Yoon'un bizim için hazırladığı videonun fon müziğinin sesi geliyordu.Videonun ana teması pasif kaldığımız son 2 yılda kendimiz için yaptıklarımız ve grupça yapılan buluşmalar vardı.Ji Yoon dışındaki herkes üniversiteden mezun olduğu için de bizim mezuniyet fotoğraflarımızı (Benimkini de nereden bulduysa!Kesin Jin Ho vermiştir!!) ve kendisi için de kendi okulunun önünde çekilimiş bir fotoğrafını koymuştu.Fon müziği ise Lady Gaga'nın Poker Face adlı şarkısıydı.Artık ne alakaysa!Dördümüzün stajlarımızı yaparken ki fotoğraflarımızı da bulmuştu.(Bu çocuk nasıl buluyor bunları ya??)

Sabah erkenden şirkete gelmiştik ve orada söyleyeceğimiz şarkıların son bir provasını yapmıştık.Sonra şimdi bulunduğumuz alana varmıştık.Kostüm,makyaj,saç gibi şeyler yapılmış ve kamera düzenlemeleri de halledilmişit.Konserimiz canlı olarak KBS'de ve birakaç ülkenin daha kanallarında yayınlanacaktı.Bu da işe heyecan katan etmendi zaten.Repertuar'a konulan şarkıların hemen hemen hepsini ben seçmiştim.Bu yüzden ben ve Jung Gil de söylecektik.Mi Sook elektro gitarıyla,Ji Yoon bas gitarıyla ve Bum Shik de baterisiyle bize eşlik edecekti.Toplamda 18 şarkı çalacaktık ki içinde metal türüne özgü 1-2 tane de şarkı konmuştu.(Jung Gil istemişti.)

Dışarıdan gelen seslere bakılırsa Poker Face bitmişti.Yani sıra bize gelmişti.Üzerinde bulunan platformalar sırayla yükselmesi gerekiyordu.Nitekim öyle de oldu.Şarkının başlamasıyla önce Bum Shik,sonra Mi Sook ve Ji Yoon.En sonunca olarak da ben ve Jung Gil.Bizim üzerimizde bulunduğumuz platform tam durduğu anda ise şarkının sözlerine artık başlamam gerekiyordu.Seyircilere doğru bakarak şarkıyı söylemeye başladım.


(Kyu Jong)

Konserin başlamasına yarım saat kala konser alanına gelmiştik.Alan girişindeki görevli bizi, bize özel olarak ayrılmış olan bölüme götürdü.Bir tür loca gibiydi.Alanda birkaç tane daha böyle bölümler konulmuştu.Alan ise tıklım tıklım doluydu.

Jung Min'le Hyun Joong'un arasına oturdum.Jung Min son Birkaç gün iyiydi.Kararını değiştirdiğini bize söylemişti.Yine de halindne çok da memnun değildi.Bugünkü konsere ise Hyun Joong onu getirene kadar liderlik otoritesini son damlasına kadar kullanmıştı.Şimdiyse asık suratıyla yanımda oturuyordu.

-Sanırım birkaç tane de Türkçe şarkı söyleyeceklermiş,dedi Young Saeng.
-Kiminmiş peki?diye sordu Hyun Joong.
-Manga'nınmış sanırım.Zaten 4 şarkı falanmış,dedi Young Saeng.
-Manga'nın şarkıları güzeldir,dedi Hyun Joong
-1-2 kez dinlemiştim sanırım.Sanırım Bir Kadın Çizeceksin'di adı,dedim.
-Manga'nın çıkış parçası da zaten oydu.Diğer şarkıları da çok güzel ama merka etme,dedi Hyun Joong.

Bir sire sonra sahneye bir perde indi ve ışıklar söndürüldü.Işıkların söndürülmesiyle beraber sesler de kesildi.Lady Gaga'nın Poker Face şarkısıyla beraber perdeye de çeşitli fotoğraflar yansıtılmaya başlandı.Fotoğraflar Müzik Köprüsü:Güney Kolu Üyeleri'nin ;gittikleri üniversiteler,mezun olan üyelerin staj zamanları,muzuniyet fotoğrafları,çeşitli yerlerde çekilen fotoğrafları videoya konulmuştu.Videonun sonlarına doğru da üyelerin buluştukları bir günde çekilen videolar vardı.Hepsi neşeli görünüyordu.

Video bittiğinde perde de hızlıca kaldırıldı.Önce Park Bum Shik,sonra Park Mi Sook ve Kim Ji Yoon ve en son olarak da Petra ve Im Jung Gil göründü.Jung Gil ve Petra'nın üzerinde bulunduğu platform durduğunda Petra da berrak sesiyle şarkıya başladı.Şarkı Leave Out All The Rest'di.İlk nakarattan sonra Jung Gil şarkıyı devraldı ve beraber güzel bir son verdiler.

Daha sonra Hyun Joong'dan aşina olduğum Green Day'den birkaç şarkı çaldılar.Şarkılar bir bir geçiyordu.Petra ve Jung Gil sırayla Holiday,Whatsername,Viva La Gloria,Basket Case,American Idiot ve Boulevard of Broken Dreams adlı şarkıları söylediler.

Şarkılar geçtikçe Jung Min daha da somurtuyordu.Halinden çok da memnun değildi.Anlaşılan sıkılmıştı.Sanki onu daha da gıcık etmek için Metallica'nın The Unforgiven şarkısını söylemeye başladılar.Şarkı başlayınca daha da somurttu.Şarkı bittiğinde:

-Sonunda,diye mırıldandı.

Alkışlar dindikten sonra tanıdık bir ezgiyi çalmaya başladılar.Ft. Island'ın I Hope şarkısıydı. Gecenin ilk Korece şarkısıydı.Şarkıyı Petra,Mi Sook ve Ji Yoon söylüyordu.Üçü de seslerini ayarlamayı iyi biliyorlardı.Şarkı bittikten sonra üzerlerinde bulundukları platformlar yavaş yavaş alçalmaya başladı.Ara vermişlerdi.

Birkaç dakika sonra sahneye DBSK çıktı.Mirotic ve Wrong Number adlı şarkılarını seslendirdiler. Kalabalık biraz hareketlenmişti.Ara toplam 15 dk civarında sürmüştü.

Müzik Köprüsü:Güney Kore Kolu üyeleri sahneye döndüğünde alkışlar başladı.Şarkı başladı.Bu seferki şarkı ilk bölümde söyledikleri şarkılara göre daha farklıydı.Çünkü hem Türkçe'ydi hem de Rock-Rap karışımı bir şeydi.Rap vokalleri Petra söylüyordu.Diğer bölümleri ise Ji Yoon ve Mi Sook.Şarkı güzel ancak bazı rap vokaller diğer vokallerle çakışıyordu.Şarkı bittiğinde tanıdık bir şarkıya başladılar.Petra'nın sesi tüm alanda yankılandı.

-Birçoğunuz şimdiki şarkının en azından nakaratını biliyordur.Bu şarkıda sizdeki coşkuyu görmek istiyoruz.Evet,başlıyoruz.1,2 ve 3!!,dedi ve şarkının rap vokallerine başladı.Bu arada konsere gelen hayranları Birkaç bölgeye ayıran platformlardan birinde yürüyordu.Durduğunda nakarat başlamıştı.Nakaratı Ji Yoon söylüyordu.

Üstlerindeki ekranda şarkının Türkçe ve Korece sözleri vardı.İlk nakarata katılmasalarda seyirciler oldukça hareketlenmişti.Petra 2. rap vokali söylerken seyircilerin çoğu şarkıya Korece olarak eşlik ediyordu.Nakarata gelindiğinde ise iyice hareketlenmiş olan kalabalık şarkıya katıldı.Sözlere ara verildiğinde Petra seyircileri hareketlendirecek şeyler söylüyordu.Jung Min'e dönüp:

-Kabul et kalabalığı coşturmayı gayet de iyi biliyorlar,dedim.
-Hıh!11. Şarkıda mı akıllarına gelmiş?!!! diye cevap verdi.
-Şarkıları mı sayıyorsun Jung Min? Diye sordu Young Saeng.
-Ne?Ha.....şey.... diyerek lafı gevelemeye başladı.

Sırf inadından hoşlanmıyor görünüyorsun ama deli gibi de bu etkinlik içinde olmayı istiyorsun, değil mi?Onu bu durumdan kurtaran da sanırım üyelerin sözlere tekrar başlmasıydı.Petra rap vokalleri anlaşılır ve akıcı bir şekilde söyleyerek şarkıya güzel bir son verdi.

Bir sonraki şarkıya Jung Gil başlamıştı.Petra ise olduğu yerde kalmıştı.Sıra nakarata geldiğinde Ji Yoon'un sesi duyuluyordu.Anlaşılan Petra bu şarkıya katılmayacaktı.

Ondan sonraki şarkıda da Petra nakaratları söylüyordu.Jung Gil ise kalan bölümleri.Şarkının adı ''Beni Benimle Bırak''tı.Korece çevirisine bakıldığında oldukça anlamlıydı.

Bir sonraki şarkıları metaldi.Adını bilmiyordum.Zaten benim için de biraz fazla sertti.Jung Gil ve Ji Yoon söylüyordu bunu da.Şarkı bittiğinde ve alkışlar dinip diğer şarkının girişi başladığında sahneye aydınlatan projektör ışıkları Petra'ya yöneldi.Bununla beraber Petra da şarkıyı söylemeye başladı.Yarım dakika sonra yani girişin bitmesiyle projektör ışıkları hem yanıp sönmeye hem de tüm alanın aydınlatmaya başladı.Bu seferki şarkıyı biliyordum.Evanescence'in Call Me When You're Sober adlı şarkısıydı.Arka vokalleri Mi Sook yağıyordu.İkisi de sesini kontrollü kullanıyordu.Şarkı bittiğinde kalabalık şarkıyı beğendiklerini belirticesine alkışladı.Diğer şarkıya geçmeden birkaç saniye önce Petra bizim olduğum bölüme baktı.Hayır sadece bana bakıyordu.Sanırım onu izlediğimi farketmişti.Bakışı sadece birkaç saniye sürmüştü.Başını çevirmedn önce bana göz kırptı.

Bir sonraki şarkıyı da daha önce dinlememiştim.Hyun'a baktım ama onun da bilmediğini bakışlarından anladım.Bu şarkıyı da Petra ve Mi Sook söylüyordu.Bu şarkı da bittiğinde artık Petra sahneye yürümeye başlamıştı.Petra sahneye çıktığında arkana fon müziği de gelmeye başlamıştı.We Will Rock You'ydu şarkının adı.Bum Shik şarkıyı söylemek için öne çıkmıştı.Bu gece ilk defa sesi duyuluyordu.Nakaratları ise tüm alan söylüyordu.En sonunda şarkıyı bitirdiler ve bir videonun izleneceği kısa bir aradan sonra final yapacakları anonsu verildi.Sahneden indiklerinde tekrar sahneye bir perde indirildi.

Video MB 2007'deki performanslarıydı.Daha önce izlemiştim ama tekrar izlemek de güzeldi.Videonun bitmesiyle labirent gibi görünen ve kalabalığı bölen platformlar ışıklandırıldı.Böylece tam olarak nerelerde oldukları görüldü.

Bize en yakın olan platformda bir kapak açıldı ve biri yükselmeye başladı.Durduğunda şarkıyı söylemeye başladı.Bum Shik'di.Nakaratla beraber farklı yerlerde 2 kişi daha çıkmaya başladı.Ji Yoon ve Petra nakaratta Bum Shik'e eşlik ederek güzel bir ses uyumunu bize göstermişti.ŞArkının ikinci bölümünü ise Mi Sook söylemişti.Bu gece ilk kez sesini doğru düzgün duyabilmiştim.Bir sonraki nakratta da Jung Gil onlara katıldı 5'i birlikte şarkıya son verdiler.Şarkının adı We Are The Champions'tu.

Konserin bitmesinden birkaç dakika sonra alan yavaş yavaş boşalmaya başlamıştı.SS501'den Jung Min dışındaki herkes beğenmiş görünüyordu.Jung Min'in yüzünde ise biraz memnuniyetsizlik vardı.Dışarıdan bakan biri konseri hiç beğenmediğini falan söyleyebilirdi.Ama beğendiği gözlerinden okunuyordu.

Artık eve dönüş vakti gelmişti.

* * *

-Hyun Joong daha kalkmadı mı? Diye sordum.
-İlk defa bizden erken kalktı.Sabah erkenden şirkete çağırmışlar,dedi Hyung Jun.
-Neden?
-Onu bilmiyorum.O da bilmiyordu, diye cevap verdi Hyung Jun.
-Telefon denen bir şey var,değil mi Baby? Dedi Jung Min.
-Telefonun kapalı olması denen de bir şey var değil mi Mal(Mal Korece'de at demek)? Diye cevap verdi Hyung Jun.
-Her neyse nasıl olsa eve dönecek,diyerek son noktayı koydu Young Saeng.

Hyun Joong eve ancak akşam olduğunda geldi.İyi haberleri olduğunu söyleyip hepimizi salona topladı.

-Sözümü kesen olursa çok kötü olur.Aslında vereceğim haberi hepiniz tahmin edebilirsiniz.Biliyorsunuz bu sabah beni erkenden şirkete çağırdılar ve gitmek zorunda kaldım.Sabah erkenden Group GC'den haber göndermişler bir toplantı isteğiyle.Bu toplantıda benim de olmam gerekiyormuş ve gittim.Toplantı bu öğlen yapıldı ve toplantıya onlardan Müdür Kim,menajerleri ve Im Jung Gil katılmıştı.Toplantının konusu ise MB 2011'di.Anlayacağınız bizi ve şarkılarımızdan Love Ya'yı seçmişler.Yarın da diğer üyelerle tanışma anlmında bir buluşma ayarlandı.Buluşma Group Gc'de olacak ve hepimiz gidiyoruz.Anlaşılan olduğu gibi ilk hedefimize ulaştık.

Odadaki herkesin yüzünde aynı ifade vardı.Zafer.Herkes bunu bekliyordu.Bir anda 5 kişiden çıktığına inanılmayacak kadar yüksek ses odayı doldurdu.

Bütün gece oturup yarışma hakkında konuştuk.Herkes odalarına dağıldığında ise saat gece yarısını geçiyordu.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   C.tesi Kas. 20 2010, 13:13

Betülcüm hikayeni şimdi okuyabilme fırsatı buldum ve çok beğendim... Konusu ve anlatımın gayet güzel, tebrik ederim canım... Devamını bekliyorum işte
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   C.tesi Kas. 20 2010, 13:37

Teşekkürler Sinem Abla
Bu yazdıklarımın arasında ilk doğru düzgün hikayem
Bir sonraki bölüm için kesin tarih veremem ama bu hafta içinde bitirmeye çalışıcam
Tekrar teşekkür ederim
bu arada buraya eklemeyide unutmuşum

5. bölümde geçene şarkılar(Sırasıyla):

1.Linkin Park-Leave Out All The Rest

http://www.youtube.com/watch?v=LBTXNPZPfbE

2.Green Day-Holiday(klibi beğenmediğim için canlı performans)

http://www.youtube.com/watch?v=r5aQFRc4okE

3.Green Day- Whatsername

http://www.youtube.com/watch?v=Z2LC1xrdOaM

4.Green Day-Viva La Gloria

http://www.youtube.com/watch?v=3ArkPc1N5gw

5.Green Day-Basket Case

http://www.youtube.com/watch?v=NUTGr5t3MoY

6.Green Day-American Idiot

http://www.youtube.com/watch?v=0Yi-LvnM_5M

7.Green Day-Boulevard Of Broken Dreams

http://www.youtube.com/watch?v=tijW_SrCoxs

8.Metallica-The Unforgiven

http://www.youtube.com/watch?v=TUHFfR8hWcA

9.Ft. Island-I Hope

http://www.youtube.com/watch?v=XPPGDRQRIYg

10.maNga- İz Bırakanlar Unutulmaz

http://www.youtube.com/watch?v=h4HsKsBQELY

11.maNga- Bir Kadın Çizeceksin

http://www.youtube.com/watch?v=c6iT79pXL-E

12.maNga-Bitti Rüya

http://www.youtube.com/watch?v=ESw9TfFhyns

13.maNga-Beni Benimle Bırak

http://www.youtube.com/watch?v=kJ8nicA4jEE

14.Linkin Park-Paper Cut

http://www.youtube.com/watch?v=04jE4eUKfYU

15.Evanescence-Call Me When You're Sober

http://www.youtube.com/watch?v=izYIO9VtjUs

16.Evanescence-Bring Me To Life

http://www.youtube.com/watch?v=SEy6WPB_txw

17.Queen-We Will Rock You

http://www.youtube.com/watch?v=-tJYN-eG1zk

18.Queen-We Are The Champions

http://www.youtube.com/watch?v=04854XqcfCY

Arada Söylenen 2 Şarkı

DBSK-Mirotic

http://www.youtube.com/watch?v=HtJS32n6LNQ

DBSK-Wrong Number

http://www.youtube.com/watch?v=rwagNDrh1DA

Dinlemek isteyen olursa diye
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eun_Hye_Min



Mesaj Sayısı : 16
Points : 2225
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 18/11/10
Yaş : 21
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   C.tesi Kas. 20 2010, 14:45

wuuuu bölüm süperdi
jung minin somurtması falan orada koptum
yb bekliyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   C.tesi Kas. 20 2010, 16:34

Teşekkürler canım
Dedim yeni bölüm için kesin tarih veremem zaten yazmayı bitirmedim ama ufak ufak geçemye başladım
Zaten defterde yarısından çoğu bitti
beğenmene sevindim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
My Prince Heo Young Saeng



Mesaj Sayısı : 184
Points : 2471
Reputation : 13
Kayıt tarihi : 16/09/10
Yaş : 20
Nerden : Heo Young Saeng'in Gülüşündeki Gamzelerden

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   C.tesi Kas. 20 2010, 17:21

Ayyy müziklere bittim bittim müthiş yhaaa
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   C.tesi Kas. 20 2010, 18:23

Benim zevkim işte
Genelde rap dinlemem ama Linkin Park'ın vokalleri ve maNga istisna oluyor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asl1han



Mesaj Sayısı : 304
Points : 2797
Reputation : 85
Kayıt tarihi : 15/06/10
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Paz Kas. 21 2010, 15:07

takip edebildiğim ender hikayelerden. çok orjinal bi konu. ayrıca cok güzel yazıyosun tabrik ederim cnm.d
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Paz Kas. 21 2010, 15:31

Teşekkürler yorumun için
bende şöyle bir çelişki var olay yazılarını yazabiliyorum ama nedense kompozisyonlarım kötü oluyor
sanırım nedneide düşünce yazılarıyla çok aram olmaması
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Paz Kas. 21 2010, 15:34

Bir kaç tane dağınık yazacağına bir tane düzgün olması daha iyidir canım... Hem Aslıhana katılıyorum; konu çok orjinal...Ki sen de çok iyi yazıyorsun Betül... aa
Kompozisyona konusunda yazdıkça geliştiğini düşünüyorum ve tabi ki durum hikayesiyle olay hikayesi çok farklı, birinde iyiysen ötekinde aynı şekilde başarılı olamamak mümkün...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Paz Kas. 21 2010, 15:39

teşekkürler sinem abla
kompozisyon için elime kalemi alınca aklımdakiler sanki uçuyor kalıyorum defterin başında
üstelik sınavlarda da soruluyor ve en az 20 puanlık oluyor
zaten Türkçr'm öyle çok da iyi değildir bir de kompozisyon olunca daha kötü oluyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3444
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   C.tesi Kas. 27 2010, 21:59

Biliyor musun ben de aynı durumdaydım...TT
Çok sinir bozucu ya umarım senin durumun düzelir, ben atlattım kompozisyon sınavı kabuslarımı:P
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Paz Kas. 28 2010, 08:22

Teşekkürler...Umarım ben de sağ salim atlatırım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bellalice



Mesaj Sayısı : 52
Points : 2339
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 05/09/10
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   C.tesi Ara. 04 2010, 15:28

6.Bölüm
(Petra)

-SS501 ne zaman gelecek?diye sordum.
-Daha yarım saat var.Sen kitabına dön bence,dedi Jung Gil.
-Uff!Canım sıkılıd.Niye beni bu kadar erken getirdiniz ki!
-Çünkü Mi Sook ve Bum Shik'in burada birkaç işi vardı.Sana zorluk olması diye de erken geldik.
-E yani siz de abarttınız!Kolum sargıda diye araba kullanamıyorum.Hadi onu anladım da buraya bir taksiye binerek de gelebilirm,değil mi?Ayrıca koluma lçıda falan da değil sadece sargıya aldılar,dedim.
-Bence sen kitabına dönüş yap.Çünkü hala 20 dk var gelmelerine,dedi Jung Gil ve Ji Yoon'a dönerek devam etti,Ji Yoon sen de Müdür Kim'in yanına in.SS501'i karşılayacak, sen de yanında ol.

Ji Yoon odadan çıktığında o sessizce önündeki deftere bir şeyler yazmaya başladı.Ben de kitabıma geri döndüm.Saatime baktım.15 dk kalmış.Zaman neden bu kadar yavaş geçiyor sanki?!!Buluşma saat 13.00'daydı.1'e 10 kala Mi Sook ve Bum Shik de işlerini bitirip bize katılmıştı.Bileğim sızlamaya başlamıştı.Dün havuz kenarında nasıl olduysa önce ayağım kaymış,sonra da sol bileğim üzeirne düşüp oradan da havuza yuvarlanmıştım.Hem bileğimdeki acı hem de o anki şoku düşününce havuzdan kendi başıma çıkmış olmam zaten mantıksız geliyor ki o anda havuzda olan Ji Yoon olmasaydı zaten havuzdan da çıkamazdım.Mi Sook ve Bum Shik de o anda yanımdaydılar.Önce üzerimizi değiştirmiştik ve ver elini hastane.Sonuç olarak üzerine düştüğüm sol bileğimde lif kopması olmuştu.Jung Gil ise bu haberi toplantısından çıkıp telefonunu açtığında öğrenmişti.Biraz kızmıştı çünkü onunla beraber katılmam gereken basın toplantısına katılmam imkansızlaşmıştı.Bu yüzden benim yerime Mi Sook katılacaktı.Sol bileğim ise 3 hafta sargıda kalacaktı.Tabii bir aksilik olmazsa.(!!)Dışarıdan sesler gelmeye başlayınca kitabımı kapattım.

-Sanırım geldiler,Dedi Bum Shik.
-Hele şükür,diye mırıldandım.

Bir süre sonra odanın dışından yani koridordan da sesler gelmeye başladı.Herkes ayaklandı.Birkaç saniye sonra kapı açıldı ve içeri Müdür Kim önderliğinde Ji Yoon ve SS501 girdi.

Müdür Kim bizi tanıştırmaya başladı.

-Liderimiz Jung Gil.Hyun Joong sen zaten onunla dün tanışmıştın.Mi Sook, Ji Yoon'un deyişiyle grubun genç kesiminin ''ablası''.Bunlar da Petra ve Bum Shik,diyerek bizi tanıttı.

Karşılıklı olarak ''Memnun oldum''laştık.

-Benim yapacak işlerim var.Siz biraz konuşun,dedi ve dışarı çıktı Müdür Kim.Odadaki herkes sesini çıkarmadan ayakta ayakta kalmıştı.Bu sıkıcı sessizliği bozan neşeli sesiyle Mi Sook oldu.

-Neden oturmuyorsunuz? Dedi ve bizi masaya doğru yönlendirdi.

İtiraf etmeliyim ki genelde konuşacak konu bulmada usta olan ben ağzımı bile açmamıştı..Konuşacak bir konu bulma için beynimi zorluyordum ama SS501'i neredeyse hiç tanımıyordum.

-Biraz birbirimiz tanısak iyi olur sanırım.Ne de olsa 1 yıla yakın bir süre beraber çalışacağız,dedi Ji Yoon.Doğru söylüyordu da nasıl tanıtacaktık kendimiz?Okuldaki gibi tek tek ayağa kalkarak mı?

-Sanırım rock ağırlıklı bir grupsunuz,değil mi?diye sordu Kyu Jong.
-Evet.Genellikle rock falan dinler ya da çalarız.Tabii bazen başka türlere yöneldiğimiz de oluyor.Mesela MB 2011 için K-Pop'a yöneldik,diye cevap verdi Mi Sook.

-Koluna ne oldu? Diye sordu Hyun Joong bana dönerek.

-Lif kopması,diye cevap verdi benim yerime Ji Yoon.

-Hmm...Geçmiş olsun,dedi Hyun Joong.

-Teşekkürler.Çok kısıtladı ama.Gerçi bana koyulan bu kısıtlamaların çoğu bizimkiler yüzünden ya neyse,dedim.

-Senin iyiliğin için yoksa keyfimizden değil,dedi Ji Yoon.

-Aman duyan da kolumuz kesildi sanır.Kırılmadı bile.Evde tek başıma bile bırakmıyorsunuz ya!!!!!

-Dua et de solak değilsin.Yoksa yarın nasıl imza atardın,gerçekten merak ediyorum.

-Merak etme bücür.Ben iki elini de kullanabilenlerdenim,dedim.

-Petra!!Ji Yoon!!İkiniz de hemen çenenizi kapamazsanız sonuçlarına katlanırsınız!!Nasıl hala iki küçük çocuk gibisiniz,anlamıyorum,diyerek liderlik özelliğini ortaya çıkardı Jung Gil ve ikimiz de sustuk.

-Hah, süper!!' üyesi iki küçük çocuk gibi davrana bir grupla çalışacağız,dedi Jung Min.Odadaki herkesin yüzünde en azından bir tebessüm oluşmuştu.Tam cevap vermek için ağzımı açacakken, Hyun Joong devreye girdi ve:

-Jung Min şunu da unutma: Sen ve Hyung Jun biraraya geldiğinizde 3-6 yaş grubunu mensupmuş gibi davranıyorsunuz.Onlar en azından 7-11 yaş yaş grubuna mensuplar,dedi.

Lafı gediğine koymuştu.Bu lafların üzerine Jung Min ve Hyung Jun'un dışındaki herkes gülmeye başladı.

-Aaa!!Ama sen de hiç bizim tarafımızda görünmüyorsun!!Biz senle aynı gruptayız unuttun mu?

-Gören de savaşa girdik sanır Jung Min,dedi Young Saeng ve devam etti, ayrıca Hyun haklı.

-Sen de mi Brütüs?Hyung Jun!!Biraz destek olsan diyorum.Buradaki laflar bana ne ölçüde ediliyorsa sana da aynı ölçüde ediliyor,dedi Jung Min.Sesi her ne kadar kızgınmış gibi çıksa da eğlendiği her halinden belliydi.Hyung Jun ise gülme krizine girmişti.Cevap verecek hali bile yoktu.Ondan ümidini kesen Jung Min bana dönüp:

-Biraz önce bülbül gib şakıyordu.Neden Sustun? Diye sordu.Anlaşılan destek istiyordu.

-Konuşma yasağı konuldu,dedim ve Jung Gil'e doğru bir bakış attım.

-Çünkü hem çok gereksi hem de gereğinden fazla konuşuyorsun,dedi ''liderimiz''.

-Senin espri yeteneğin gelişmemişse ben ne yapabilirm ki?!!! dedim.

-Peki sen bu kadar gevezeysen asıl ben ne yapabilirm?!! diyerek karşılık verdi.

-Sen niye benim lafımı bana satıyorsun?Son söylediğin geçersiz sayılır,dedi.Aslınjda haklıydı.Çocuk gibiyidim ve gerçekten fazla konuşuyordum.Ama bu doğamda vardı.

-Dikkat et de ikinci bir yasak gelmesin sana.Hala çok ve gereksiz konuşuyorsun,dedi.

-Jung Gil yeter artık!Kızın üzerine fazla gitme,dedi eski dostum Bum Shik.

-Ohooo!!İki lise arkadaşı ittifaklarını kumuş,dedi Jung Gil.

-Lise arkadaşı mı?diye sordu Hyun Joong.

Resmen onların orada olduklarını unutmuştum.Ona dönerek:

-Bum Shik ve ben lisede aynı sınıftaydık.Hatta beni grup seçmelerine sokan da o olmuştu.Herhalde o olmasa asla seçmelere katılmazdım,dedim.

-Aaa öyle mi?Neden seni seçmişler acaba?!!dedi Ji Yoon.Gerçekten kaşınıyordu.

-Unutma bücür,seni seçen de bendim.Ben olmasam biraz zor seçilirdin,dedim.

-Ji Yoon!!Haksızlık etme kıza!! diye onu uyardı Jung Gil.

-Sağol ya,dedim.

-Kapatsak bu konuyu?Fazla uzadı,dedi sıkkın bir sesle Mi Sook.

-O zaman yeni konuyu başlatma şerefi senin noona,dedi Ji Yoon.

-Tamam.Hmmm...Bu bir tanıştırılma toplantısı,değil mi?Herkes merak ettiklerini sorsun.Bir nevi şişe çemirmece gibi.Hatta onu da bir gün oynarız.Ben başlıyorum.Jung Min,sana neden at diyorlar?

-Çünkü kendisi bir atını tüm niteliklerine sahip,dedi Hyung Joon.

-Uff sus!!Senin soruna gelirsek, bu lakabın ben de nereden türediğini hatırlamıyorum ve kimin türettiğini de hatırlamıyorum,dedi Jung Min.

-Ben de bir şey soracağım.Grubunuzdaki en konuşkan kişi Petra mı yoksa Ji Yoon mu? Diye sordu Hyun Joong.

-Kesinlikle Petra.O her oratam kolayca uyum sağalayabilir ve anında şakımaya başlar ama Ji Yoon pek öyle değil.Daha zor uyum sağlıyor ama o da çok geveze,dedi Jung Gil.Zaten bunu başka kim diyebilirdi ki!!!

3 ya da 4 saat boyunca SS501'le birçok konudan kouştuk ve biribirimiz tanımaya çalıştık.Omlar gitmek için davrandıklarında ise iki grup sanki birbirini daha eskiden tanıyormuş gibi olmuştu.Hepsi de ayrı ayrı komik ve sevecendi.Sadece Jung Min biraz zıt gibi gelmişti, o kadar.Onlar gittikten bir süre daha biz grupça konuştuk.İlk önce de Mi Sook ve ben kalktık.

-Biz artık gidelim.Evde daha yapılacak işler var,dedi Mi Sook.
-Evet,sonra görüşürüz beyler,dedim.
-Tamam, sonra görüşürüz,dedi Bum Shik.
Ji Yoon Ve Jung Gil de benzer şeyler söylediler ve şirketten çıktık.Arabaya bindiğimizde okuduğum kitabı çantamdan çıkardım.

-Ne okuyorsun yine? Diye sordu meraklı unnim.
-The Kane Chronicles:The Red Pyramid,diye cevap verdim.
-Kitap İngilizce mi?Korece2sinin çıkmasını bekleyemedin mi?
-Niye,ne olmuş yani?İngilizce okumayı daha çok seviyorum,diye cevap verdim.
-Bir şey olduğu yok ama sende gerçekten de bir anormallik var.Sanırım yurt dışında yaşadığın süre Kore'de yaşadığın süreden daha fazla olduğundan.
-İyi de bu benim suçum mu?Tamamen babamın işi yüzünden.
-Neyse boşver.Sence SS501 nasıldı?
-Hepsi neşeli insanlar.Hyun Joong diğerlerine göre daha bir kafa dengi gibi,dedim ve, Ama Jung Min'le biraz zıt gibiyiz.Neden bilmiyorum ama öyle olduğunu hissettim.

Bunun üzerine Mi Sook gülmeye başladı.

-Ne oldu?Niye gülüyorsun? Diye sordum.
-Hani Jung Min'le zıt gibiyiz dedin ya....
-Eeeee?!!
-Bence öyle değil,dedi.
-Nedenmiş o?
-Çünkü ikiniz d ebirbirinize inanılmaz derecede benziyorsunuz.Bu yüzden de zıtlaşmanız değil aksine iyi anlaşmanız beklenir.

Bir an duraksadım.Birbirine inanılmaz derecede benzeyen iki insan mı?Ben ve Jung Min mi?Bence o benim rahatlıkla tartışmaya girebilecek biriydi.

-Neyse konuyu değiştirelim.Yüzün asıldı,dedi düşünceli(!) Mi Sook Unnim.
-Değişti bakalım,dedim.
-Deniz nasıl?Kore'ye gelecekti,ne zaman gelecekmiş? Diye sordu.

Deniz.Adını duymak bile rahatlatmıştı.

-Dün konuştuğumda sesi iyiydi.Sanırım bugün izin almayı deneyecekti.Ona göre gelme günü de belli olacaktı,dedi.
-Sesindne özlediğin belli.Tabi ne de olsa sevgilin.Bence yakında sevgilin olmaktan çıkaacak yaa,dedi.Ne diyordu şimdi?
-Neden bahsediyorsun?Ne demek şimdi ''sevgilin olmaktan çıkacak''?
-Kızım bilmem farkında mısın ama bu çocuk sana cidden aşık.Evlenme teklifi yakındır.

Rahatlamıştım ama rahatsız da olmuştum.Rahatlamışım;çünkü ''sevgilin olmaktan çıkacak'' bölümünü ayrılmak olarka algılamıştım.Rahatsız olmuştum;çünkü evlenmek fiili bana o kadar uzaktı ki....Bunu duyunca içimde bir rahatsızlık oluşmuştum.

-Belli olmaz.Belki de etmez.Ayrıca sen şu arabayı biraz hızlı sürsene!Bir kaplumbağa bie şu anda bizi solayabilir,dedim konuyu değiştirme çabasına girerek.

-Hızlı mı süreyim.80'le gidiyorum.Kusura bakma ama herkes senin gibi hızlı sürmüyor.Ayrıca ben normal hızda gidiyorum,dedi ve lafını bitirince telefonum çalmaya başladı.Tama pzını açacakken susturmak adına:

-İyi insan lafının üzerine arar,dedim ve telefonu açtım.Türkçe olarak:

-Merhaba aşkım,dedim.
-Merhaba canım,nasılsın? Dedi hayatımın aşkı.
-İyiyim.Sen ne yaptın bugün?
-Kore'ye gelmek için 10 günlük izinimi bu sabah almış bulunmaktayım.
-Ne?!!Ne zaman geliyorsun peki?Gününü,saaatini falan söyle de karşılamaya geleyim,dedim.
-Patronun dediğine göre işlerin yoğunluğu azaldığında iznimi kullanabilirmişim.Bu da 2-3 haftayı bulurmuş.
-Hmm...İşin iyi yönünden bak.O zaman kolum iyileşmiş olacak.
-Sahi kolun ağrıyor mu hala?
-Hayır geçti.
-Hmm....İyi.Bugün SS501'le buluşacaktınız,değil mi?Nasıl geçti?
-İyiydi.Hepsi iyi ve neşeli insanlardı.Sanırım iyi anlaşacağız.
-Sevindim.Şimdi kapatıp işime dönmem lazım aşkım.Söyleyeceğin bir eşy kaldı mı?
-Evet.Seni seivyorum.
-Ben de canım.Sonra tekrar ararım.
-Tamam canım,görüşürüz.
-Görüşürüz,dedi ve kapattı.

-Ne diyor?diye sordu Mi Sook.
-2 ya da 3 hafta sona 10 günlüğüne geliyormuş,dedim.
-Hmm...Yüzünde güller açıyor.Geldiğinde bizimle de görüştür.Özledim valla eniştemi,dedi.
-E, herhalde.Sizi de özlemiştir.
-En çok seni özlemiştir ya.... dedi imalı bir sesle.
-Tabiki öyle olacak,dedim.

Artık eve gelmiştik.O arabayı garaja parkederken ben de eve girip hemen mutfağa yöneldim.Haman yenebilecek bir şeyler hazırlamaya girişmişken Mi Sook geldi ve beni arka plana itti.Yemek işini o devraldı ve ben de mutfaktaki masaya sofrayı kurmaya başladım.Bunu kolumu sakatlamış olmamla ilgisi yoktu.Beraber kaldığımız zamanlarda da hep aynı şey olurdu.Ben genellikle yemek işini onun üzerine yıkardım ama sofrayı kurup-toplamak ve bulaşıkları üstlenirdim.Çünkü hem Mi Sook daha iyi yemek yapıyordu hem de ben yemek yapmayı sevmiyordum.

Bu yüzden yemeklerimiz yedikten sonra o odasına çıktı ve bende sofrayı tpolayıp, bulaşıkları makineye yerleştirdim.Makineyi çalıştırdıktan sonra ben de odama çıktım.

Mi Sook'la kaldığımız ev küçük sayılırdı aslında.Ama 2 kişinin kaldığı düşünülünce yetiryordu.Bahçemizde beyaz bir salıncak ve masa-sandalye takımı vardı ancak kışları bodrumda dururdu.Bahçenin nir köşesinde Mi Sook'un yetiştirmeyi sevdiği birkiler vardı.Renk renk çiçeklerin adlarını birçok kez söylemişti bana ama sadece yasemini tanıyabiliyordum.Eve gelirsek; evimiz iki katlı beyaz bir binaydı.Alt katta salon,mutfak ve fazla eşyalarımızı koyduğumuz dolap gibi küçük bir oda vardı.Üst katta ise yatak odalarımmız,çalışma odamız ve misafir odası vardı.Misafir odasını ikimiz düzenlemiştik.Ben odamı siyah ve beyaz ağırlıklı döşemiştim; Mi Sook ise kişiliğini yansıtırcasına rengarenk....Salon için de beyaz ağırlıklı eşyalar seçmiştik ve yer için de beyaz halı zeminde karar kılmıştık.Televizyonun hemen yanında favori DVD'lerimizi koyduğum 3 raf vardı.Ayrıca odanın bahçeye açılan cam kapısı tarafında ise bir piayno vardı.Evin bodrum katını ise pek kullanmazdık.Ama benim isteğim üzerine orası;yarışmaya hazırlık dönemi için bir dans çalışma odasına çevirilecekti.Yani döşeme yapılacaktı ve duvarlar aynayla kapalanacaktı ki buöyle olunca alan en azından 6-7 kişinin çalışabileceği bir genişliğe sahip oluyordu.Mi Sook da bu isteğime arka çıkmıştı ve 2 gün sonra ölçü alınacaktı.Sanırım bu işin bu kadar çabuk hallolması şirketin gelcekteki sahiplerinden bri olacak olmamdı

Çalışma odamız ise ayrı bir mekandı.Çünkü Mi Sook moda tasarımı eğitimi almıştı ve ben de inşaat mühendisliği.Yani oldukça zıt mesleklerdi.Bu yüzden de odada çeşitli çizimler,kumaşlar ve maketler eksik olmazdı.Bazen de cansız bir manken olurdu.Bazen de dağınık bir halde bırakılmış malzemeleriyle herhangi bir yapının tamamlanmamış maketi ve hesap kağıtları....Bir köşede ise birkaç müzik aleti olurdu.

Mi Sook için moda tasarımcısı demiştim ,değil mi?Bo kokunda gerçekten iyidir ama bazen beni kıyafet konusunda oldukça zorlar.Yani istemediğim şeyleri giydirir ki genelde baaşrır.Tabii ki büyük bir kavganın ardından...

Ama bunun dışında gayet iyi anlaşırız.O benim ablmadır ben de onun küçük kardeşi...Bazen Menajer Kang da biz de kalır ki o zamanlarda bayağı bir eğleniriz.

Şimdiyse uyumanın en iyi çözüm olduğu aşikar çünkü yarın erken kalkmam lazım.Protokole imza atacağız ve SS501'le çalışmlarımız resmi bir hal alacak.

* * *

Sabah erken uyanıp kısa bir duş aldım.Sonra da dün Mi Sook'un benim için seçtiği giysileri giydim.Siyah bir kot ve beyaz bir gömlek ve üzerine de siyah kot yelek.Üzerimi değiştirip aynaya baktığımda, üzerimdekilerin vücut hatlarımı ortaya çıkardığını gördüm.Saçlarımı at kuyruğu yaptım ve gözlerimin üzerine düşen perçemlerimi arkaya doğru topladım.Kolumdaki bandaj görüntümü biraz bozuyordu ama o çok da önemli değildi.Bu kıyafetin altınasiyah spor ayakkabılarımı giyecektim.Makyaj yapmayı çok sevmediğim için yapmayı düşünmüyorum ama Mi Sook zorla hafif renkli parkatıcı ve siyah göz kalemini üzerimde kullandı.Mi Sook oldukça güzel olduğumu söyledi -ki onun da benden aşağı kalır yanı yoktu.O da benim gibi pantolon ve gömle giymişyi ama renkliydi.Beyaz bir kot ve üzerine mavi-beyaz bol bir gömlek.Turuncu saçlarını ise açık nırakmıştı.İtiraf etmek gerekirse turuncu saç yüzüne gerçekten iyi gidiyordu.Protokolü DSP'de imzalayacaktık.Bu yüzden de bizi almak için araba gönderilecekti.Araba ise tam söylenen saatte geldi.




(Hyun Joong)

-Hyun Joong!Hyun Joong uyan hadi!!Hyuunngg!Uyan!Şirkete geç kalcağız.

Kimdi bu tepemden bağıran kişi?!!Şirkete geç kalmak mı?Ah!Tabii ya,bugün Müzik Köprüsü:Güney Kore Kolu'yla protokol imzalanacaktı.Gözlerimi zar zor açtım ve beni uyandırmaya gelen Kyu Jong'u gördüm.

-Sonunda uyandın!Kaç saattir seni uyandırmaya çalışıyorum biliyor musun?

-Telefonum nerede benim?Ah buradaymış.Ne?!!Saat 9.00 mu?Neden daha önce uyandırmadınız?

-Emin ol en az yarım aattir uyanmanı söylüyorum ki seni o uynadırmaya gelecekti.Zor engelledim onu.

-Tamam, sen aşağı in ; ben de giyinip geliyorum,dedim ve o da odadan çıktı.

Üzerime hemen bir kot ve T-shirt geçirdim.Saçlarımıa şekil verecek vakit yoktu ama en azından düzelttim.Aşağıya indiğimde herkesin hazır olduğunu ve arabanın bizi beklediğini gördüm.Jung Min her zamanki gibi öne oturmuştu.Yarım saat sonunda şirkete varmıştık ki şansımıza diğer gruptan kimse gelmemişti.15-20 dk gibi bir süre sonunda onlar da geldi.Bayanlar oldukça güzeldi ve sadeydi.Odaya girdiklerinde yanlarına gidip:

-Hoş geldiniz,dedim ve onları içeri doğru yönlendirdim.

İki grup sohbete başladı.Sadece Jung Min biraz uzak duruyordu.Bir süre sonra Bizim şirketimizin ve Group GC'nin üst düzey yetkilileri geldi.İkisi de uzun birer konuşma yaptı.Gerçi dinliyor gibi görünüyorduk ama kendi açımdan konuşmak gerekirse gerçekten sıkılmıştım.En sonunda sözü protokole getirdiler.İlk önce imzamı ben atacaktım.Kağıtta telif haklarıyla ilgi bir dolu madde vardı.Onların altındaysa ilgili kişilerin isimleri.İsimlere baktığımda ''Choi Jin Hee'' adı dikkatimi çekti.Bu Petra'nın gerçek ismi olmalıydı ki bu tahminimin imza atma sırası ona geldiğinde birinin ''Sıra sizde bayan Choi'' demesiyle doğru olduğunu anladım.

İsmi geçen herkes imzasını attığında artık iki grup yarışmaya kadar beraber çalışacaklardı.




Bölüm gecikti, biliyorum.Ama bu hafta o kadar yoğundu ki ne bu hafta ne de önceki hafta yazamadım.Bölümün neredeyse tamamını bugün geçtim.Umarım beğenirsiniz ve iyi-kötü her türlü yorumunu bekliyorum :) İyi okumalar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım   Bugün 14:27

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
MB 2011 - 8. Bölüm 1.Kısım
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
SS501 Triple S Turkey :: SOHBET VE EĞLENCE :: SS501 İLE İLGİLİ SENARYOLAR-
Buraya geçin: