SS501 Triple S Turkey

Ss501 hakkında her şey
 
KapıAnasayfaTakvimKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 LOVE LİKE THİS 5.bölüm

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mary.my.4d



Mesaj Sayısı : 22
Points : 2172
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 28/01/11
Yaş : 18
Nerden : 4d'mi ilk gördüğüm andan...

MesajKonu: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   Perş. Şub. 03 2011, 16:19

Arkadaşlar ben de aklımda olan 3-4 hikayeyi yazmak istiyorum. Hayal etmeyi sevdiğim için yazmaya karar verdim. Beğeneceğinizi umuyorum. Yorumlarınızla kendimi geliştirmek ve her hikayeye daha iyi bir şekilde başlemek için hikayelerimi sırayla yazacağım. Biraz fazla konuşkan biriyim:) biyane...


En son mary.my.4d tarafından Cuma Şub. 18 2011, 18:07 tarihinde değiştirildi, toplamda 5 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mary.my.4d



Mesaj Sayısı : 22
Points : 2172
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 28/01/11
Yaş : 18
Nerden : 4d'mi ilk gördüğüm andan...

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   Cuma Şub. 04 2011, 12:57

LOVE LİKE THİS


1. Bölüm

Biletleri sıkıca tuttum:
- ohhh...sonundaaa!
Ne kadar şanslı bir evlat olduğumu şimdi anlıyordum. Ailem Kore'ye gitme kararımdan memnundu. Tamam annem biraz üzgündü ama ne yapayım yani "annem" o. Babam ise mutluydu ve bana güç veriyordu. Zaten her zaman hayallerimi destekleyen bir ailem olmuştu. Kardeşlerim gelecek sefere onları da götürmem için annemlere yalvarıyordu. Ablam ise kocaman beyniyle Amerika'da 5-6 işi idere ediyor(NASA'ya girme çabaları, Walt Disney'in yeni animasyonu için sountrack hazırlamak, buz pateni dersleri...). 1 yıl sonra beni ziyarete Kore'ye gelecek (bence asıl planı yüzerek japonyaya geçmek;söylemedi demeyin) ablamı abartıyor muyum?HAYIR.Ahhh çok gevezeyim!
- Aissssshhhh! UÇAK KALKIYORRRRRR!
Babam
- Bir yere de geç kalmasan olmaz dikkat et de ünlü olunca konserin ortasında sahneye çıkma.:)
Ne yaparsınız her zamanki komik babam işte neyse ona dil çıkardıktan sonra uçağa bindim.
Ve sonunda başlıyor... 7 yıldır hayalini kurduğum Kore, sana geliyorum!(aslında 13 yaşındayım ama bu hikayede 21 yaşında diye düşünün) V.I.P.'ye girer girmez hemen can dostum mp3'ümü çıkardım ve dinlemeye başladım. 12 saat sonra hayallerime bir basamak daha yaklaşmış olucam..
Uykunun tatlı kollarından hostesin sesiyle uyandım:
-Hanımefendi yolculuğunuz bitti uçaktan inebilirsiniz.
- Hmmm.. tammmmm.
O kadar uykuluydum ki hvaalanında beni almaya gelen adamları zar zor seçtim arabaya valizleri yükledikten adamlara dışarıda beklemelerini söyledim 10 dakika arabada dinlendikten sonra kafada dank etti:
-BEN KORE'DEYİM!BURASI SEUL!AHHHHHH!
Adamlar benim için endişelenmiş olmalı ki bir anda tüm kapılar açıldı ve ben dışarı fırladım.
-Küçük hanım bir sorun mu var? Bağırdığınızı duyduk.
-Hayır sadece... Neden beni uyarmadınız?!
-Anlayamadım hangi konuda?
-Sonunda Seul'e geldim ve ilk 10 dakikamı uyuyarak geçirdim daha da kötüsü bunu bana söylemediniz!.... Ah, özür dilerim biraz ileri gittim.Siz eşyaları eve bırakın!
-Ne özürü küçük hanım asıl benn...
Daha o sözünü bitirmeden adamlardan ikisini alıp seul'a daldım.
İşte başlıyor!



En son mary.my.4d tarafından Cuma Şub. 18 2011, 18:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mary.my.4d



Mesaj Sayısı : 22
Points : 2172
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 28/01/11
Yaş : 18
Nerden : 4d'mi ilk gördüğüm andan...

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   Cuma Şub. 04 2011, 18:42

arkadaşlar ben yorumlara değer veren biriyim o yüzden lütfen sizden biraz yorum alabilir miyim ya da okuduğunuzu bir şekilde anlasam çok memnun olurum. beğenmeseniz de beni eleştirin ki kendini geliştirebiliyim:)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   C.tesi Şub. 05 2011, 00:03

Merhaba Meryem işte Sitede de karşılaştık seninle :D Hikayeni okudum, başlangıcı güzel...İmla ve dil kuralları sorunu olmadığı müddetçe okuyup yorum yapmaya çalışırım, bunlara biraz fazla önem veririm hikayede... Kısa bir giriş olmuş ama devamını bekliyorum :)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mary.my.4d



Mesaj Sayısı : 22
Points : 2172
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 28/01/11
Yaş : 18
Nerden : 4d'mi ilk gördüğüm andan...

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   C.tesi Şub. 05 2011, 12:18

ben de imlaya önem veririm yanlış olunca sanki eksikmiş gibi hissederim :)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   C.tesi Şub. 05 2011, 17:05

:D Eksik gibi...Haklısın :D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mary.my.4d



Mesaj Sayısı : 22
Points : 2172
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 28/01/11
Yaş : 18
Nerden : 4d'mi ilk gördüğüm andan...

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   C.tesi Şub. 05 2011, 18:13

LOVE LİKE THİS


2.Bölüm

İki adamında kolları paketler ve poşetlerle dolup taşmıştı. Ne kadar ısrar edersem edeyim birini bile bana taşıtmıyorlar. Sonunda eve geldik:
-Hadi artık eve gidin niye bu kadar iyi olmak zorundasınız sanki?:)
Adamlardan biri:
-Peki küçük hanım iyi geceler.
-Adım Meryem unuttun mu?
-Hiç değişmemişsiniz her zamanki sevgili küçük nazik Meryem Hanım.
-AAA!Böyle diyince kendimi 40 yaşında gibi hissediyorum.
-Peki iyi geceler Meryem.
-İyi geceleeeerrrr!!!!
Adamlar giderken aralarında konuşuyorlardı:
-Ne kadar büyümüş değil mi?
-Evet ama hala içindeki çocuğu büyütememiş.
-Geliceğini bildirince bizimkilerin sevincini gördüm mü?
-Evet, az kalsın evi yıkıp daha iyisinbi inşa edeceklerdi ama Meryem burayı özenle seçti.
-Böyle konuşunca aklıma geldi, bu Meryem'in Kore'ye ilk gelişiyse evi ve eşyaları nasıl seçti?
-İnternetten tabii. Eh biraz da ablasının mobilya tasarımlarından.
-Ahh.. Şu Sena yok mu?:)elinden her iş geliyor vallahi.
Konuşmalar böylece uzayıp gidiyordu. Ben de eve girdim:
-Ey Kore sev beni, besle beni, asla yalnız bırakma beni!(garfield'dan bir alıntıyla içeri girdim.):)
-Ahhh!Meryem çoktan gelmiş buraya ,gelin!
-Merhaba!
Tüm ev halkı başıma toplandı(şöför, aşçı, köpeğim Leydi ve halam).Eh tabii üç aydır beklediğiniz kız sabah gelipte eve bile uğramadan Seul'u turlarsa olacağı budur.Neyse oturup sohbet ettikten sonra yukarı çıkıp üstümü değiştirdim ve yeni aldığım her şeyi yerlerine yerleştirdikten sonra evi turlamaya başladım. İki katlı bir evdi aslında ama benim isteğimle çatı katı da döşenmiş ve orası benim odam olmuştu, oldum olası geniş çatı katlarını severdim odanın çüçük bir kısmını da tasarım aletlerim için ayırmıştım. Ev tamamen ben ve ablamın tasarımıydı. Her türlü renk vardı. Ayrıca bodrum katını temizletip aynalarla döşemiştim ve bir de müzik sistemi kurmuştum böylece bir dans odam da olmuştu.
Yemek yedikten sonra bahçeye çıkıp Leydi'yi sevmeye başladım. Bahçede orta boylarda bir havuz vardı. Bu arada hazır fırsat varken size şu sürekli bahsettiğim hayalimi anlatayım.
Ben çocukluğumdan beri dans etmeyi çok seven bir insamın. Ama bu konuda utangaç olduğum için babamdan dans odası istemedim, onun yerine annemler dışarı çikınca salona kamera koyar, müziği açıp öyle dans ederdim. Sonradan bunları ablam izler ve 'şurası yanlış olmuş; burası daha iyi' gibi eleştirirdi. Bu şekilde kendimi geliştirirdim. Bir gün çok yakın bir arkadaşım dans videolarımdan birini izledi:"Vayy!Meryem sen ünlü olsan valla şu hayranı olduğun Korelilerden daha iyi olursun vallahi!" dedi. O an bu bana çok önemli gelmedi ama düşündükçe bir bakıma haklı olduğunu anladım. Ve aileme bunu söyledim ama babam:"Kızım bunun için şarkı da söyleyebilmen lazım." dedi. Tabii ben durur muyum?:) Bazı denemeler sonucunda öğretmenim gerçekten yeteneğim olduğunu söyledi. İşte o günden beri dans ve şarkı söyleme konusunda çalışıyorum. Hiç bıkmadan yaptığım diğer şey ise kıyafet yani moda tasarımcılığı. Ve sonunda birkaç ay önce Kore'deki şirkete kabul edildim ve üç ay kadar sonra debut yapacağım:)sonunda hayallerim gerçek oluyoooor!!!!!!
Ahh..Uyumam lazım.Yarın şirketteki ilk günüm olacak.
--------------
ERTESİ GÜN
--------------
Sabah kahvaltı ettikten sonra üstümü değiştirip biraz dışarı çıktım şöföre saat 4'te beni bir cafenin önünden almasını söyledim. Saat 4.30'da şirkete gidecektik ve her şeyde olduğu gibi buna da geç kalmak istemiyordum. biraz alışveriş yaptıktan sonra sinemaya gittim filmin başlamasına yarım saat vardı, ben de oturup bir şeyler yemeye karar verdim.Yan masadaki kızlar çığlık ata ata konuşmaya başlayınca o tarafa kulak kabarttım:
-Baksana Kim Hyun Joong'un bir ropörtajı daha yayınlanmış diyor ki:"Ben sadece spot ışığıyla aydınlatılan bir hiçim.". Ahh!Çok tatlı şu fotoğrafa bakın!
-Evet!Kesinlikle tam bir melek!Ahhhhh.....
Kızlar kendinden geçerken ben ise onlara beş karışlık ağızla bakıyordum. Niye diye sorarsanız: Ben olsam çocuğun tipine değil söylediği şeye önem verirdim. Ne yani sırf ünlü diye böyle mi demesi gerekiyordu?! Bence kendine haksızlık ediyordu. Açıkçası nasıl biri olduğunu merak etmiştim. Kızları dinlemeye devam ettim:
-Geçen gün menejeri bu salondaki sinemaya gideceğini söyledi ahhhh! Sabahtan beri buradayım ama gelmedi!
Daha büyük görünen kız:
-Neee! buraya mı gelecek?!
-Evet sizi neden çağırdım sanıyorsun.
-İnanamıyorum! Kim Hyun Joong buraya gelecek ve ben bunu bilmiyorum!
Etraftan birkaç kız daha gelerek:
-Neee! Kim Hyun Joong burada mı!
Bir anda etraf kız çığlıklarıyla dolmaya başladı. Allah'ım! Kimse rahatsız olmuyormu?! Canım o kadar sıkıldı ki son yirmi dakikayı dışarda geçirmeye karar verdim. Dışarı çıktığımda yakındaki bir bilat ve dergi bayisi dikkatimi çekti. Daha yakına gittim ve dergileri incelemeye başladım: Kim Hyun Joong şöyle, Kim Hyun Joong böyle... Allah'ım bu adam ne kadar ünlü böyle?! Bir dakika, ne yazıyor öyle 'Kim Hyun Joong MQ Entartainment'e girdi'. Ne yani şimdi bu adam benle aynı şirkette mi? Üffff...
-Galiba siz de bir Kim Hyun Joong hayranısınız?
-Ha?!
Dergiyi okurken yanıma gelen adamı farketmemiş olmalıyım ki o şaşkınlıkla yerimden sıçradım:
-Hey! Sen de kimsin? Sabah sabah dibine ne giriyosun?!
-Pardon, sadece dergiyi okurken yerinizde zıpladığınızı görünce...Bilirsiniz işte, komiğime gitti.Kim Hyun Joong'un saplantılı hayranlarından biri sandım sizi.
-Ahh..Bu arada, değilim.
-Ne?
-Ben Kim Hyun Joong'u tanımıyorum bile.
-Ahh! Öyle mi?
-Neden bu kadar şaşırdınız? Önemli biri mi?
-Bilmem, şaşırdım işte bayağı ünlüdür kendisi. Bu arada siz hiç Koreliye benzemiyorsunuz yabancı mısınız?
-Evet Türk'üm. Adım Meryem Çiftçi.
-A! Sizi duymuştum! MQ şirketi ile anlaşan kişisiniz değil mi?
-Evet. Zaten bu yüzden dergiyi okurken zıplıyordum.
-Ne? Nasıl yani?
A! Gene saçmalamıştım:
-Bakın şimdi şöyle ki...(Adama olayı anlattıktan sonra adam gülme krizine girdi.)
-Bu kadar komik olan ne?!
-Size bir şey söyleyeceğim ama şoka girmeyin tamam mı?
-Ne demek bu şimdi? Neyse tamam söyleyin.
-Kim Hyun Joong benim.
-Neeeee!
-Hey sakin olun. Şoka girmeyin demiştim size.:)
-A! İnanamıyorum.
-HAHAHAHAHAHAHAAHA
-Gülme! O kadar da komik değil!... Bir dakika şimdi biz aynı şirkette mi çalışacağız?
-Evet, bu açıdan bakınca beni tanıman iyi oldu.
Artık ben de gülmeye başlamıştım.biraz konuştuktan sonra aynı filme gireceğimizi öğrendik. Sinema salonundan çıkarken etrafı bir anda hayranlarıyla çevrildi:
-OPPPPAAAAAAAAAAA!
-SARANGHEOOOOOOOOOOOO!
Ve bunun gibi bir sürü zırvalık işte. Saate baktığımda şöförün beni beklediği aklıma geldi. Ve işte araba gelmişti. Hyun'a hoşçakal demek isterdim ama hayranlarıyla zor ilgileniyor gibi görünüyordu. Tam arabaya binecekken:
-Hey Meryem! Bana telefonunu ver!
-Şirkette veririm sen hayranlarınla ilgilen!
-Tamam, iyi geceler!
Arabaya bindiğimde'biraz tuhaf biri ' diye düşünüyordum. Düşüncelerimden şöförün sesiyle ayrıldım:
-O kimdi Meryem?
Ahh... Şimdi de eve bunu açıklamak var:
-Evde anlatırım sen şirkete sür ben müzik dinliyorum.
-Peki, tamam.
-------------
ŞİRKETTE
------------
-Pekala, işler hallolduğuna göre artık sana şirket binasını gezdirelim ne dersin?
-Önce dans çalışma odasına gidebilir miyiz?
-Ah, doğru ya ben seni hiç canlı dans ederken görmedim, hadi!
İçeri girdiğimizde heyecandan ölüyordum bu aynalar bende büyük etki yapar hep.
-Hadi bakalım sen diğerlerini de getir de Meryem'i izlesinler.
Ben:
-Diğerleri mi?
Müdür:
-Onlar gelince görürsün.
---------------------
1 DAKİKA SONRA
---------------------
İnanamıyorum! Bu!
-SSSSSSSSSSSSSSS...SSSSSSSSEEEEEEEEEEEEEEEEESE....
-Evet, ben se7en.
-İnanamıyorum!
Arkamdan bir ses:
-Sen hiç bir şeye inanmazmısın?
Ben:
-Hyun! Merhaba!
Müdür:
-Siz çocuklar tanışıyor musunuz?
Hyun:
-Evet, üç saattir.:) Sonra size anlatırız.
Ben:
-Özür dilerim, bay Choi Dong Wook(se7en)
Dong Wook:
-Sorun değil şaşırmanız normal.
İçimdeki ses bana heyecandan ölüceğimi söylüyordu ama ben dimdik durmayı sonunda başardım. Yanlarında ki diğer kıza bakınca bunun UEE olduğunu gördüm:
-Aaaa, siz de UEE olmalısınız, tanıştığımıza sevindim ben Meryem.
UEE:
-Evet sonunda beni farkettin, ben de sevindim ve sanırım çoktan adımı biliyorsun.
Iyyyy, ne gıcık bir tipti böyle içimden eve gidince elimde bulunan o tek UEE posterini yakmayı düşünüyordum.
Müdür:
-Evet siz de tanıştığınıza göre dansa geçelim.
Herkes birden:
-Peki!
Herkes sandalyelere geçtikten sonra ben de BoA'nın EAT YOU UP şarkısını açtım.(isterseniz dinleyerek okuyun.)
Dans etmeye başladığımda etraftaki öğrenciler de beni izlemeye başladılar. Bazıları gerçekten şaşırmıştı sanırım beğendiler,utançtan ölmek üzereyim çünkü se7en beni dans ederken izleyor bu hep hayal ettiğim şeydi! Müdür'ün, Hyun'un ve se7en'nin yüzlerinde beğenmiş bir ifade vardı ama buna şaşırmış da diyebiliriz:) UEE beğenmemiş gibi görünüyor. Ne yapalım yani, önemli olan müdürün görüşü(tabii bana göre daha önemlisi se7en'in görüşü:))
Müzik bittiğinde salondan bir alkış sesi yükseldi demek ki beğenmişler:)
Müdür:
-Şimdi de slov bir şarkı aç da ikili dansını görelim olur mu?
Ben:
-Olur.
Bu sefer de suju'nun neorago şarkısını açtım:
-İyi de kiminle dans edeceğim?
Se7en:
-Benimle eder misin?
Müdür:
-Neden olmasın ki,değil mi Meryem? Zaten Dong Wook ikili dans konusunda çok iyi.
Ben:
-Ttttammamm...
Kekelemeye başladım = gerçekten heyecanlıyım:S
Dans etmeye başladığımızda az kalsın kendimken geçiyordum. Tamam, sakin olmam gerek ama en büyük hayranı olduğum adam ile dans ediyordum. Bir dakika gene kafama bir şey dank etti,aynı şirketteysek o zaman bunun anlamı çok çok uzun süre boyunca onu görebilecetim! Hem de çok çokçokkkkkkkkkkkkk uzun bir süre!
Dansımız devam ederken bir ara Hyun'un yüzüne baktım, sanırım dansım o kadar da iyi değildi çünkü yüzü son derece ifedesizdi. UEE'ye baktığımda tırnaklarıyla ilgilendiğini gördüm ve bu beni sinir etmeye yetti de arttı. Müdürün ve diğer herkesin ise yüzünde hoşnut bir ifade vardı. Eh, ne yapalım çoğunluk beğeniyorsa bir sorum yoktur herhalde.:D
Tekrar se7en'in yüzüne bakmaya başladığımda ise içimizden birinin ambulansın numarasını biliyor olması için dua etmeye başladım. Allah'ım bu ne kadar tatlı bir surattı böyle!
Sonunda müzik bitti ve şöför gelip eve dönmemizi söyleyince herkesle hızlıca vedalaşıp eve gittik.
Geldiğimizde ben hala se7en'in büyüsünden kurtulamamıştım. Bu halimi gören halam yemekte neler olduğunu sordu, bir de üstüne aşçı "sanırım bu kız aşık" deyince salon bir anda mahkeme salonuna döndü...
Bakalım yarın neler olacak!....:)


En son mary.my.4d tarafından Cuma Şub. 18 2011, 18:14 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   Paz Şub. 06 2011, 13:33

Meryemcim bu bölümü de beğendim:) Bence gayet güzel olmuş:D Devam!!:)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hyun joong^^flower



Mesaj Sayısı : 576
Points : 3108
Reputation : 30
Kayıt tarihi : 01/04/10
Yaş : 29
Nerden : İSTANBUL

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   Paz Şub. 06 2011, 16:48

Hikayen güzel şimdilik işler yolunda olması gerektiği gibi...
Sonrasında neler olacak neler gelişecek buraları önemli bundan dolayıda meryem iyi kötü yorumlarımı saklıyorum ama giriş gayet güzel sıkıcı değildi.
Bu arada bende gülcan siteye uğradıkça hikayene balmay çalışıcam.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mary.my.4d



Mesaj Sayısı : 22
Points : 2172
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 28/01/11
Yaş : 18
Nerden : 4d'mi ilk gördüğüm andan...

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   Paz Şub. 06 2011, 17:16

arigato! (biraz japon hayranlığı da var bende)
2.bölüm biraz karışık oldu ama anlayacağınız hikayenin 4 tane başrolü var: Meryem(ben), se7en, UEE ve Hyun Joong.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mary.my.4d



Mesaj Sayısı : 22
Points : 2172
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 28/01/11
Yaş : 18
Nerden : 4d'mi ilk gördüğüm andan...

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   Ptsi Şub. 07 2011, 23:16

Arkadaşlar ve unnilerim, hikayemde se7en ve UEE'yi gerçek isimleriyle yazacağım. Yani, se7en - Choi Dong Wook ve UEE - Kim Yoo Jin.


LOVE LİKE THİS


3.Bölüm
-Hyun-
Meryem, çok farklı bir kız. Nedense diğer kızlar gibi ona da ters davranamıyorum. Şaşırınca şu "İnanamıyorum!" diye bağırışları çok... Hah! Halime bak, daha bir gündür tanışıyoruz ama ben durmuş kendi kendime onun hakkında konuşuyorum... Belki, o beni umursamıyordur bile. Tabii ki de umursuyordur! Sonuçta yakışıklıyım, uzunum, ünlüyüm... Gittikçe daha da tuhaflaşmaya başladım... Bu durumlarda eski ss501 günlerini daha çok özlüyorum, bari bizimkilere telefon edeyim de biraz konuşalım...
-----------------
ERTESİ GÜN
-----------------
(Hyun'un ağzından devam ediyoruz)
Şirkete gittiğimde odamda biraz oyalandıktan sonra çalışma odasına indim...
- Merhaba Hyun!
Meryem de buradaymış. İyi de sabahın köründe bu kızın burada işi ne?
-Sana da merhaba ama neden bu kadar erken geldin?
Meryem:
-Söyleyene de bak. Sanki sen farklısın.:)
Ben:
-Neyse sen dans etmeye devam et, ben de kafeteryadan bir şeyler alacağım.
Tam gidecekken arkamdan seslendi:
-Bekle ben de geliyorum. Çok acıktım.
Çok iyi bir kız... Bir dakika nerden çıktı şimdi bu? Sırf benimle yemeye geldiği için çok iyi bir kız olduğunu mu düşünüyorum? Aishhhh!
Yemeklerimizi alıp oturduğumuzda başta çok sessizdik ama sonradan açılmaya başladı, kendinden bahsetti ve benim hakkımda bir sürü soru sordu. Tam yarım saattir buradaydık ama hiç sıkılmamıştım. Ah, ne olmuştu benim sert halime?! Bu kız beni sürekli mutlu ediyor...
Ben:
-Biraz da Türküyi'den bahsetsene.
Meryem:
-Hahahahahah! Türküyi mi?! HAHAHAHAHAAHAHA! Türkiye demek istedin herhalde!:D
Ahh! Rezil oldum:
-Ne yani ben senin aksanınla hiç dalga geçiyor muyum?
Meryem:
-Geçemezsin ki. Ben Kore sevgim başladığından beri korece dersi alıyorum aksanım seninkiyle aynı.
Haklıydı.Ben:
-Neyse anlat bakalım Türkiye'yi.
Anlattıklarına bakılırsa çok güzel bir ülkeydi ve orada da bir sürü hayranımız vardı. Hatta bu hayranlar bir kaç site bile açmıştı. Doğrusu çok şaşırmıştım:
-Ne gibi siteler?
Biraz düşündü:
-Sana en önemlilerinden birini söyleyeyim... Mesela(bir kağıt çıkartıp üzerine "kore-a fans" yazdı) bu siteye bakabilirsin ama türkçeyi bilmediğin için bir ara ben sana gösteririm, tamam mı?
Ben:
-Peki.
Saatine baktı ve bana dönüp:
-Hadi yukarı çıkalım bir saattir buradayız.
Ben:
-Tamam.
Dong Wook, Yoo Jin ve öğrenciler de gelmişti. Herkese merhaba dedikten sonra Meryem dans etmeye, ben de onu izlemeye başladım.
-Meryem-
4 Minute'ın muzik şarkısını açıp ısınma hareketleri yaptıktan sonra yine dans etmeye başladım... Bu nasıl bir şeydir ki dans etmeye başladığımda tamamen aklım, kalbim ve vücudum kontrolden çıkıyordu. Daha hiç görmediğim, hatta düşünmediğim hareketleri bile anında uyguluyordum. Müzik bittiğinde gene durmadım. Zaten bana göre dans için gerekli olan tek şey ısınma hareketleriydi:). Artık terden ve yorgunluktan pestil olduğumda yere yığıldım:
-AHHHHHHHH!!!!!!!!!!Her yanım ağrıyoooooooorrr!!
Hyun:
-Kim sana o kadar dans etmeni söyledi ki?
Bu ne şimdi ya! Yardım bile etmiyor bi de üstüne gelip kızıyor!
-İnsan bir yardım eder, değil mi?
- Anladık, anladık...
Kendimi yakındaki büyükçe bir mindere attım ve diğer öğrencileri izlemeye başladım. Müdür'ün dün anlattıklarına göre ders saatleri daha gelmediği için serbesttiler. Dans derslerine müdür'ün de isteğiyle Hyun, Yoo Jin, ben ve Dong Wook da katılacaktık.
Öğrencilerden gözlerimi ayırıp Dong Wook'u seyretmeye başladım. Hala bunun bir rüya olduğunu düşünmekten kendimi alamıyordum. Onca zamandır hayranı olduğum adam tam karşımdaydı ama ben daha onunla hiç konuşmamıştım. Bu gerçekten üzücüydü ama sonuçta daha iki gündür buradaydım ve dün onunla dans etmiştim! Bunu unutamazdımi değil mi?! Sonuçta bu öyle herkese nasip olacak bir şey değil.
Ben bunları düşünürken Dong Wook bana baktı ve gülümsedi:
-Meryem, dinlendiysen gel hadi birazdan ders başlayacak sen de artık bizim gibi öğretmen sayılırsın.
Ben:
-Ah, haklısın geliyorum.
Neden bu kadar rahatsız hissediyorum? Tamam, aşırı tatlı ve muhteşem bir yüzü vardı ama o etraftayken kendim gibi olamıyordum. Yoksa...
Yoo Jin:
-Hadi gelin, öğrenciler arkada her zamanki sırasına geçsin .
Herkez yerini aldıktan sonra Dong Wook konuşmaya başladı:
-Aramıza yeni biri katıldı ve size birkaç hafta önce Meryem'den bahsetmiştik o yüzden merak ettiğiniz diğer şeyleri sonra kendisine sorabilirsiniz. Birkaç ay sonra ilk albümünü çıkaracak ve şimdiden çalışmalara başladı. Yani artık o da bizim gibi sizin bir bakıma öğretmeniniz olacak. Peki, başka bir şey kalmadığına göre ertık derse başlayalım mı?
Herkesten ufak bir onaylama çıkınca ısınma hareketlerine başladık ve bazı hareketleri konrol ettik, yanlış yapanları düzelttik. Bir saat sonra yeniden Dong Wook konuşmaya başladı:
-Hadi biraz da eğlenelim olur mu? Bir tür oyuna ne dersiniz? (herkes başını salladı ve birkaç ıslık duyuldu) Pekala, o zaman oyunu anlatayım: Siz jüri üyeleri olacaksınız(öğrencileri işaret ederek) biz dördümüz de ikişerli olarak sizin seçtiğiniz ve bizim hiç dinlemediğimiz birer şarkıda sırayla doğaçlama dans edeceğiz, sona kalan iki kişi de aynı şarkıda aynı anda dans edecek ve kazanan sona kalan diğer kişiye istediği bir şeyi yaptıracak. Kabul ediyor musunuz?
Öğrencilerden ve bizden:
-Bence harika.
-Evet, çok eğlenceli olur. Gibi sesler gelince Dong Wook kafasını salladı ve öğrenciler sırtları duvara dönük olarak minderlere oturdular.
Hyun yaramaz bir ifade takınarak:
-Hadi o zaman, ben Meryem'e meydan okuyorum.
Güldüm ve kafamı eydim:
-Peki paşa hazretleri.
Hyun:
-Paşa hazretleri ne demek?(paşa hazretlerini türkçe söylemiştim.)
Haha! Türkçe konuşunca çok komik oluyordu.
-Sen onu boşver de yenilmeye hazırlan.
-Haha! Görücez!
Şimdiden öğrenciler tezahürata başlamıştı.


3.Bölümün sonu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mary.my.4d



Mesaj Sayısı : 22
Points : 2172
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 28/01/11
Yaş : 18
Nerden : 4d'mi ilk gördüğüm andan...

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   Salı Şub. 08 2011, 17:48

LOVE LİKE THİS


4.Bölüm

Yarışmanın ilk kısmı bitmiş ve finale(!) Yoo Jin ve ben kalmıştk. Dong Wook da, Hyun da çocuklar gibi ellerini birleştirmiş bir kenardan bizi izliyordu. Gerçekten ikisi de çok tatlı görünüyordu. Yoo Jin'e döndüm:
-Hazırsan, başlayalım.
Başını çevirip gözlerini kısarak:
-Ben her zaman hazırım siz müziği başlatın.
Iyyy, uyuz.
---------------------
5 DAKİKA SONRA
---------------------
Yoo Jin:
-Hmmm, bak şu hareketi hiç görmemiştim.
Ben:
-Evet, bak kolunu şöyle kaldırıyorsun sonra da...
Nasıl olduğunu anlamadan üç-dört dakika önce suratına "uyuzun tekisin" demek istediğim kızla şu an can ciğer kuzu sarması olduk. Tüm öğrenciler, Dong Wook ve Hyun bize iki karış açılmış ağızlarla bakıyordu. Dans etmeye başladıktan sonra birbirimize kareografi hakkında bir şeyler söylemeye başladık ve bu kıza karşı içim ısınmaya başladı. Sanırım bazı arkadaşlıklar gerçekten tuhaf başlıyor.:)

-Yoo Jin-
Gerçekten ona çok sinir olmuştum ve benim ünümü kapacağını düşünmüştüm ama nasıl olduysa konuşmaya başlayıca çok sevdim bu yeni kızı.
Biraz daha oturup konuştuktan sonra şarkı çalışmaları ve diğer işlerle ilgilenmeye başladık. Akşam eve giderken Meryem, Hyun ve Dong Wook ile yarın gezmek için saat ayarladık. Ne de olsa Meryem henüz tüm Seul'ü gezememişti. Eve geldiğimde yemekten sonra Meryem'e telefon ettim:
-Meryem, yarın nereleri gezmek istersin?
-Bilmem ki... Aslında bak ne yapalım, sen sabah bizim eve gel biraz süslenip kahvaltı için dışarı çıkarız sonra Hyun ile Dong Wook gelince beni Seul'ün turistik yerlerine götürürsünüz. Nasıl, sana uyar mı?
-Neden olmasın, zaten yarın tüm gün boşum nasıl doldururum diye düşünüyordum. İyi ki seninle arkadaş olmuşum canım benim:)
-Başlarda sana gıcık olmuştum doğru ama o iki günü unutalım, okey;)
-Hehe! Okey, bay baaaaay.
-Bay bay.

-Dong Wook-
Yoo Jin'i ilk defa böyle görüyorum. O bana ve herkese soğuk davranır, sadece çok yakın olduklarının yanına giderdi. Meryem'e karşı da çok soğuktu, hatta çok gıcık davranıyordu. Ama bugünkü hali çok güzeldi. Meğer sevinçliyken çok güzel oluyormuş...
------------------
ERTESİ SABAH
------------------
Kızlar sonunda hazır olduklarını bildiren bir mesaj yazmışlardı. Bu kızlar bu kadar zamanda nasıl süsleniyorlar. Eğer bir yavaş süslenme yarışı yapılırsa kaplumbağları bile yaner bunlar...
Bir dakika... Bu karşıdan gelen... İnanamıyorum....

4.Bölümün sonu


En son mary.my.4d tarafından Cuma Şub. 18 2011, 18:13 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3449
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   Salı Şub. 08 2011, 19:52

İki bölümü de okudum; bence güzel olmuş Meryemcim :D Devamını bekliyorum!;)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mary.my.4d



Mesaj Sayısı : 22
Points : 2172
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 28/01/11
Yaş : 18
Nerden : 4d'mi ilk gördüğüm andan...

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   Cuma Şub. 18 2011, 18:10

Biraz geç oldu ama ne yapalım, geç olsun, güç olmasın.:D

LOVE LİKE THİS



5.Bölüm

-Dong Wook-
Bu gelen... Tam da akşamdan beri onu düşünüyorum ve karşımda en beğendiğim kız modeliyle duruyor... Yoo Jin, çok tatlı!... Meryem ile koşarak yanımıza geldiler. Meryem ağzı kulaklarında bir yüz ifadesiyle bağırmaya başladı:
-İşte karşınızdaaaaaaa, Kore'nin yeni UEE'siiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Hyun da son derece şaşırmış görünüyordu. Neden mi bu kadar şaşırıyoruz? Çünkü, daima simsiyah ve çok rüküş giyinen havalı Yoo Jin gitmiş, yerine saçları şirin bir şekilde toplanmış, kot, kısa bir pantolon, askılı bir tişört üzerine yarım uzun kollu bir tişört daha geçirmiş bir Yoo Jin duruyordu. Meryem:
-Eeee...
-Ne?
-Bir yorum yapsanıza, o kadar hazırladık kızı!
-Şey, bence harika olmuş! Değil mi Hyun?
Hyun kocaman ama bir o kadar da şaşkın bir gülümsemeyle:
-Evet bence de harika!
Yoo Jin:
-Teşekkür ederim:)
Ben:
-İyi de neden bir anda tarzını değiştirdin?
Yoo Jin:
-Bence bunu Meryem açıklamalı.:D
Meryem:
-Aslında böyle bir planımız yoktu ama sabah Yoo Jin benim evime geldi, birlikte kahvaltı yaptık sonra da giyinmeye başladık ama Yoo Jin'in kendi için seçtiklerini ben hiç sevmemiştim sonra da onu böyle giydirdim. Gelmeden önce de alışveriş yapıp ona benim tarzımda kıyafetler aldık. İşte böyle.
İkimizin de ağzı bir karış açık kalmıştı.
Hyun:
-Siz kızların hızlı mı yoksa yavaş mı olduğunu bir türlü anlamıyorum. Şu kadarcık zamanda bütün bunları nasıl yaptınız?
Yoo Jin:
-Gereken yerde hızlıyız bir kere!
----------------------
Öncelikle bir kaç tarihi mekana gittik ve bir sürü resim çektik. Daha doğrusu Meryem bizi çekiyordu:).
Meryem:
-Heeey! Güzel bir poz verecek olan yok mu?! Tamam doğalken de iyisiniz ama birkaçını çerçeveletmeyi düşünüyorum, gelin şuraya!
Hep bir ağızdan:
-Tamam!
Biz komik komik pozlar verirken Meryem de bizi çekiyordu. Sonra yakındaki birinden bizi birlikte çekmesini istedik. Meryem çok mutlu görünüyordu ve bizi de mutlu ediyordu.:)
Hyun:
-Yeter artık başka bir yere gidelim.
Meryem:
-Ahh, benim için farketmez! Ömrümün sonuna kadar burada kalabilirim!
Ellerin, açıp havada sallamaya başladı.
Yoo Jin:
-Hadi amaaaa...
Meryemin iki kolundan da tutup sürüklemeye başladık. Meryem:
-Tamam ya, o ne öyle çocuk gibi.
Ben:
-Ayyy, bu kız 21 yaşında olamaz! Anca 5 yaşında bu!
İlk önce yüzünü buruşturdu ama sonra hepimiz gülmeye başladık. Bu kız ne yapsam gülüyor.:) Bir kaç yeri daha gezdikten sonra yemek yemeye gittik. Yoo Jin ve Hyun masada kaldılar biz de yemekleri almaya gittik. Aslında, içimde birden Yoo Jin'le birlikte masada bekleme isteği belirdi ama ayaklarım beni yemeklere doğru sürükledi.
Sıra bize geldiğinde Meryem'e döndüm:
-Eee, ne isterdiniz benim tatlı prensesim?
Bir an duraksadı:
-Şeyyy, kek ve gazoz alacağım.
-Tamam.
Yemekleri aldıktan sonra bizimkilerin yanına oturduk.
- Meryem -
Bbbbaaannnnna "tatlı prensesim" mi dedi bu? Az kalsın bayılacaktım ama kendimi toparlayıp cevap verdim:
-Şeyyy, kek ve gazoz alacağım.
Yemek yerken hala Dong Wook'un söyledikleri aklımdaydı. Bir anda Yoo Jin'in söyledikleriyle düşüncelerimden ayrıldım:
-Meryem artık eve gidelim ne dersin?
Hyun:
-Ama daha saat kaç ki?!
Dong Wook:
-Evet yaa...:(
Dong Wook bile gitmemi istemezken nasıl olur da Yoo Jin'i dinlerim ki!
Ben:
-Yoo Jin, bence hemen gidipte bu tatlı çocukları üzmeyelim, olmaz mı?(Elimle Hyun ve Dong Wook'u gösterdim. İkisi de kocaman gülümsemeleriyle, "Acı bize!" der gibi Yoo Jin'e bakıyordu.)
Yoo Jin'e o kadar ısrar ettik ki en sonunda 1 saat daha gezmemize izin verdi.:)
Eve giderken bir yandan da düşünüyordum: "Bu gün gerçekten çok güzel geçmişti.".
-------------------
İKİ GÜN SONRA
-------------------
Şarkı çalışmalarım bittikten sonra kafeteryaya inip yemeğimi aldım. Her zamanki gibi elmalı soda da almıştım. Oturmak için yer ararken gazozum tepsiden düştü. Ben de gazoz nereye yuvarlandı diye yere bakarken Dong Wook'un sesi duyuldu:
-Meryem bu senin mi?
Gazoz elindeydi. Yanına gittim:
-Evet, teşekkür ederim.
-Görünüşe bakılırsa oturacak yer arıyorsun. Gel benim yanım boş.
-Şey, bilmem ki etraftaki stajerlerden bazıları senin hayranın yani yanlış anlayabilirler.
-Benim tatlı prensesim benim için endişeliyor mu? Ah, gözlerim yaşardı.
Gene söylemişti. Evet bu sefer emindim, rüya görmüyordum. Yan sandelyeye oturdum:
-Tabii ki endişelenirim. Senin de çılgın hayranların olabilir.(İçimden: "Benim gibi".)
-Tamam, bırak bunları da sen çalışmalar nasıl gidiyor onu anlat.
Sohbet bu şekilde uzayıp gitti. Doğrusu o benden üç kat fazla konuşuyordu. Neden onun yanında bu kadar kendimi kasıyordum ki? Ağzım iki çift laf zor çıkıyordu.
Dong Wook'un menejeri gelip onu çağırınca özür dileyerek yanımdan ayrıldı. Tam olarak gözden kaybolunca ben de yemeğime döndüm.
Bir kaç dakika sonra yan masadaki kızlar yerlerinden kalkıp yanıma gelmeye başladı. Doğru ya bu kızlar Dong Wook ve ben konuşurken sürekli bize bakıp aralarında fısır fısır konuşuyordu. Açıkçası neden yanıma geldiklerini merak etmiştim.
Gelenler, beş-altı tane dans çalışmalarından tanıdığım kızdı. Yaşları benden küçük olduğu için bana 'unni' diye seslenirlerdi.
Min Li:
-Unni, şey biz sana önemli bir şey soracaktık.
Doğrusu meraklanmıştım.
-Ne oldu kızlar? Bir sorun mu var?
Yeesun söze atıldı:
-Şey unni, biz... Bazı şeyler duyduk ve gördük de... Şey, artık eminiz ki, yani bize göre... Dong Wook sunbae senden hoşlanıyor.


5. Bölümün sonu

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mary.my.4d



Mesaj Sayısı : 22
Points : 2172
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 28/01/11
Yaş : 18
Nerden : 4d'mi ilk gördüğüm andan...

MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   Paz Mart 20 2011, 17:09

LOVE LİKE THİS

6.Bölüm
-"Şey unni, biz bazı şeyler duyduk ve gördük de. Şey, artık eminiz ki Dong Wook sunbae senden hoşlanıyor..."
Ne demişti o?...o.O
Herhalde yüz ifademden korkmuş olmalı ki Yeesun endişeli bir şekilde:
-"Unni, çok şaşırmış gibi görünüyorsun."dedi
Kızların endişeli suratlarını görünce hemen kendimi toparladım:
-"Kızlar, nasıl bu kadar eminsiniz ki? Ne duydunuz?"
Min Li:
-"Şey, bir çok şey. Örneğin, Dong Wook sunbae sen dans ederken hatta tüm ders boyunca seni izliyor, sana az önce "tatlı prensesim" dedi, iki gündür şirkete geldiği andan itibaren ayna başından ayrılamıyor. Normalde hiç aynaya bakmazdı..."
Ve bunun gibi bir sürü şey anlattılar. Onlar anlattıkça benim ağzım da bir karış açık kalıyordu. Yani şimdi Dong Wook benden hoşlanıyor mu? Kuzların tüm bu anlattıkları benden hoşlandığını mı gösteriyor?
Min Li:
-"Unni... Şey... Şaşırmış gibisin... Sen de ondan hoşlanıyor musun?"
Ama, ben daha ondan hoşlanıp hoşlanmadığımı hiç düşünmedim. Onun yanındayken kendimi çok kasıyorum, parmağımı bile hareket ettirmeden önce bin kere düşünüyorum. Acaba aşk bu mu? Aşık olduğun kişinin yanında farklı biri mi olursun? Aşık olduğun kişiye içini dökemez misin?... Kafamda o kadar soru, daha doğrusu o kadar cevapsız kalmış soru var ki kızların merakla cevabımı beklediklerini bile unutmuşum. Tekrar kafamı onlara çevirdim:
-"Bilmiyorum kızlar. Doğrusu benden hoşlandığını hiç düşünmedim."
Yeesun hemen atıldı:
-"Aslında senin önünde hiç belli etmiyor gibi. Ama bence senden hoşlanıyor. Tüm bunlar da kanıtı. (Sanki bir sır söylermiş gibi yaklaştılar.) Bence birbirinizi severseniz çok güzel olur."
Kızlardan bazıları kıkırdıyor, bazıları ise düşünceli bir halde bana bakıyordu. Bir an kendimi boğulacak gibi hissettim. Ama kızlara bir şey belli etmemeliydim:
-""Tamam kızlar, iyi dersler."
Kızların şaşkın bakışları altında masadan kalkıp odama doğru ilerledim.
Ne yapmalıydım? İşi oluruna bırakıp Dong Wook'un bana aşkını itiraf etmesini mi beklemeliydim? Peki itiraf etse ben ne yaparım? Acaba ben de ondan hoşlanıyor muyum? Peki o kızların söyledikleri...
Odama girdim ve kapıyı kilitledim. Kafamı masaya koyup düşünmeye başladım... Orada, o pozisyonda ne kadar kaldım bilmiyorum ama başım aşırı derecede ağrımaya başlamıştı. Çantamı bile almadan binadan dışarı çiktım ve gezmeye başladım. Temiz hava iyi gelmişti. Kafamı biraz olsun boşaltmıştım. Tam o sırada arkamdan bir ses geldi:
-Meryem!
Aaa, bu Bay Geum değil mi?(şöför)
Arkamı döndüm:
-Merhaba, burada ne işiniz var?
Belli ki çok yorulmuştu ve zar zor konuşuyordu. Elindeki poşetleri kaldırarak:
-Alışveriş, diyebildi.
Şaşırmıştım:
-İyi de sen neden alışverişe çıktın? Bu Bayan Park'ın(aştı-hizmetçi) işi değil mi?
Bayan Park'ın adını duyar duymaz kan kırmızısı kravatından daha koyu bir suratı oldu. Utana sıkıla:
-Öhöm, öhöm, şey... O yorulmasın diye ben yapıyorum bu seferlik...
O anda beynimde bir şimşek çaktı:
-SEN ONU SEVİYOR MUSUN?
Bir kaç saniye öylece yüzüme baktı ve sonra teslim olmuşçasına başını eğdi.
-İnanamıyorum! Ne zamandır seviyorsun peki?
Daha da utanmıştı. Yaşına rağmen gene de yakışıklıydı ve çok utangaç, içine kapanık biriydi.
-Şey, ben de bilmiyorum. Sanırım ilk görüşteydi.
Deli gibi gülmeye başladım. Ne zaman birinin aşık olduğunu öğrensem böyle sevinirdim. Bu durumuna bir tek "beni sevenler" dahil değildi. Böyle durumlarda donuklaşır ve düşüncelere dalardım. Az önceki gibi...
Tekrar Bay Geum'a döndüm:
-Eee, ne yapacaksın peki?
Şaşırdı:
-Nasıl yani?
-E onu seviyorsan herhalde vakti gelince söyleyeceksin, değil mi?
-Sanırım...
-Ne demek sanırım! Söylemek zorunasın! Hatta yaşlarınızı da ele alırsak, evlenme teklifi bile edebilirsin.
Evlilik lafını duyunca bir anda heyecanlandı:
-Sahiden, benimle evlenir mi peki?
-Eh, seni seviyorsa ya da severse. (Omzuna hafifçe vurdum.) Senin de öyle sevilmeeyecek bir yanın yok yani.:D
-Öyle mi dersin?
-Tabii.
Rahatlamış görünüyordu. Sonra bana baktı:
-Bu arada sen neden şirkette değilsin?
-Aaa, şey biraz canım sıkıldı ben de dışarı çıktım. Şimdi dönüyorum işte.
-Peki o zaman, dikkatli git.:D
-Olur., hoşçakalın.:D
Hızlıca arabaya binip gözden kayboldu. Hala gülüyordum. Ne güzel şeydi bu böyle... Birini sevmek...
Şirkete geri döndüm ve çalışmalara devam ettim. Albüm 13 parçadan oluşuyordu. Ve hiçbir şarkıda artık zorlanmıyordum. Bir ay sonra da klip çekinlerine başlayacaktık. Klibin temasını ablam hazırlayacaktı. Sonuçta elinden her iş geliyordu ve hepsini de harika yapıyordu. Ama dans etme konusunda benden daha iyi değildi:D. Şirketteki işleri ağırdan alıyorduk çünkü daha Kore'ye yeni gelmiş sayılırdım. Hem böylece daha dikkatlice işleri halletmiş oluyorduk.
Yaklaşık iki saat sonra çalışmalar bitti ve Yoo Jin'in yanına gittim. O da ceketini almış, beni bekliyordu. Çıkarken Hyun'u ve Dong Wook'u gördük ve iyi geceler diledik. Dong Wook'a bakarken içim bir tuhaf olmuştu. Gerçekten beni sevip sevmediğini merak ediyordum.
Yolda giderken Yoo Jin'e Bay Geum'un durumundan bahsettim. Anlaşılan, o da çok şaşırmıştı.
Ayrılacağımız noktaya gelince bana döndü:
-Bak ne diyeceğim, bugün evde kimse yok ve ben de biliyorsun ki yanlız olunca çok sıkılıyorum. Bu akşam sizde kalayım mı?
-Aaa, harika olur! Gece uyumayız sonra...,
Eve giderken, o gece uyumak yerine neler yapacağımızdan bahsediyorduk. Ama aklımın bir köşesinde hala Dong Wook ile ilgili düşüncelerim dolanıyordu.
Eve vardığımızda Bay Geum ortalıkta görünmüyordu. İki mizde çok acıkmıştık ve halamı beklemeden yemeğe oturduk. Halam yanımıza geldi:
-Meryem, bana arkadaşını tanıştırmayak mısın?
-Pardon, çok acıktık da. Adı Yoo Jin. Hani bilirsin, UEE.
-Ah, evet biliyorum. You're Beautiful'daki kız, değil mi?
Yoo Jin:
-Evet efendim.
Halam gülümsedi:
-Ne efendimi canım! Bana abla diyebilisin.
-Peki.:D
Yanımıza oturdu:
-Bak aklıma ne geldi, siz gençler böyle bir aradaysanız eğlenmek istersiniz. (Bayan Park'a döndü.) Bay Geum'u ara da bu akşam kızları sahildeki eve bıraksın.
Ben:
-Sen ciddi misin hala?
Bana bakıp gülümsedi:
-Neden olmayayım canım? Orada havuz falan da var. Daha çok eğlenirsiniz.
İkimiz birlikte:
-Sen çok yaşa! diyip halamın üzerine atladık.
-Tamam, tamam. Hadi gidip hazırlanın.
İkimiz de odama çıktık ve Yoo Jin'in yanında bir şey olmadığı için benim mayolarından birini verdim. Yanımıza bazı abur cuburları da alıp Bay Geum'u beklemeye başladık.
Yazlığa geldiğimizde ikimiz de çok sevinçliydik. Hemen elimizdekileri içeri bırakıp bahçedeki, benim önceden yerleştirilmesini istediğim müzik sisteminden, müziği açtık ve havuza atladık. Deli gibi eğleniyorduk. Bu tüm sitresimi atmıştı. Sonuçta bir kaç ay sonra "ünlü" olacaktım. Bahçede iyice enerjimiz tükenince kurulanıp televizyonun önene kurulduk. Ev yazlık olduğu için iki katlı, sade ve az döşenmiş bir evdi. Üst katta bir kaç yatak vardı. Alt katta mutfak ve geniş bir salon vardı. Salonun duvarları yoktu. Sadece boydan boya dışarıyı görebileceğimiz camlar vardı. Bahçede, havuzun etrafında büyükçe yastıklar ve ikili bir salıncak vardı.
Yoo Jin bana döndü:
-Ne izleyelim?
Ben:
-Aksiyon olur mu?
Kafasını salladı:
-Evet, mesela... Ne olabilir?
İkimiz aynı anda:
-Jackie Chan!
Gülmeye başladık. İkimizin de zevkleri aynıydı ve bu da ikimizi birbirine daha çok bağlıyorduk. Film çok güzeldi. Bittiğinde kalan abur cuburlarla birlikte üst kattaki balkona çıktık. Şirkettekilerin dedikodusunu falan yaptık. Saat 4 gibiyken tekrar havuza girdik.
Yoo Jin:
-Anlaşılan, bugün sabahlayacağız.
-Evet...


6. Bölümün sonu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: LOVE LİKE THİS 5.bölüm   Bugün 22:26

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
LOVE LİKE THİS 5.bölüm
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Armin Van Buuren Ft. Sharon Den Adel - In And Out Of Love (Djane ELLY Extended Mix)
» Love Strategy
» Sevgililer Günü Katliamı İzle (Türkçe Dublaj)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
SS501 Triple S Turkey :: SOHBET VE EĞLENCE :: SS501 İLE İLGİLİ SENARYOLAR-
Buraya geçin: