SS501 Triple S Turkey

Ss501 hakkında her şey
 
KapıAnasayfaTakvimKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 -Beklenmedik Çarpışma-

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4 ... 8 ... 14  Sonraki
YazarMesaj
BumiEsma



Mesaj Sayısı : 27
Points : 2331
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 18/08/10
Yaş : 23
Nerden : Bumilia~~

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Çarş. Ağus. 18 2010, 13:44

Hoş buldum.
Seni çok şaşırttım anlaşılan. :D
Hayırlı ve uğurlu olsun inşallah.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asl1han



Mesaj Sayısı : 304
Points : 2795
Reputation : 85
Kayıt tarihi : 15/06/10
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Çarş. Ağus. 18 2010, 20:40

ARYA

Ne gündü ama… Evden içeri adımımı attığım gibi odama çıktım. Kendimi yatağa bırakırken yüzümde bir gülümsemeyle bu gün olanları düşünüyordum.
Jung Min le şirkete girdiğim andan itibaren içimi saran heyecan hala kendini hissettiriyordu.
Etrafı görmek için o da benimle içeri girmişti. Danışma beni gitmek istediğim kata yönlendirirken Jung Min şapkasını çıkarmış etrafına bakınıyordu.
Benimle görüşecek olan yöneticinin odasının önüne geldiğimizde sekretere ismimi verip beklerken Jung Min le beni alacağı saati planlıyorduk. Eve yalnız dönebileceğime onu bir türlü ikna edememiştim.
Saati tam kararlaştırmıştık ki açılan kapıyla ikimizde suratlarımızı odaya döndük.
Anlaşılan yöneticinin misafirleri vardı ve gidiyorlardı.
Kimlerle çalışacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Her şeyi yanından ayrılmadığım ustam ayarlamıştı. Bana sadece ona güvenmek kalmıştı.
Kapıdan çıkan üç erkek ve bir bayan bize doğru yürüyorlardı. Erkeklerin üçü de uzun boylu ciddi insanlardı. Bayan ise orta boylarda otuzlu yaşlarda ve çok şıktı. Yüzündeki çizgiler sanki onu yaşlandırmak yerine suratını daha bir anlamlı kılmıştı.
Asansöre binebilmeleri için önlerinden çekilirken geleneksel selamı vermekte geç kalmamıştım. Bayan işte beni tam bu sırada fark etti. Başını hafifçe eğip “hoş geldiniz lütfen odama buyurun” derken ciddiyeti beni ürkütmüştü.
Ben de son kez Jung Min e dönüp artık git bakışı attıktan sonra bayanın önünden içeri doğru yürüdüm.
Arkamdan bir şaşkınlık nidası gelirken odaya artık tek başıma yürüdüğümü fark ettim. Yönetici eli ağzında yüzünde kocaman bir sırıtışla Jung Min e bakıyordu. Sanki gerçek olduğuna inanamıyormuş gibi bir hali vardı.
Birkaç dakika önce bu kadını şu halde göreceğimi söyleseler bu iğrenç espriye katıla katıla gülerdim herhalde.
Tanrım kadın Jung Min in fanı çıkmıştı!
Biricik kuzenim halinden memnun sırıtırken şaşkınlıktan bir karış açık kalmış azıma bakıp göz kırptı.

Bu sahneden iki saat sonra üçüncü bardak çaylarımızı içerken kadın hala heyecanını bastıramamış elini ayağını nereye koyacağını şaşırmış bir şekilde hayran hayran Jung a bakıyordu.
“Gerçekten böyle bir tesadüf olacak iş değil. Bay Park grubunuzun ve sizin gönülden bir hayranınızım. Tüm albümlerinizi aldım. Şarkılarınıza bayılıyorum. Ve fanlarınıza olan hal ve hareketlerinizi sonuna kadar tasvip ediyorum. Bence Kore nin en mükemmel grubusunuz”
Jung Min bana gördün mü dermişçesine bir bakış atarak sırıtarak “teşekkür ederim hanımefendi. Sizin gibi fanlarımız, bizi böyle destekledikleri sürece bizde elimizden geleni yapacağız.”
Bak bak bak… Benim haylaz kuzene de bak. Ağzı amma da laf yapıyormuşta haberimiz yokmuş. Tabi bana karşı bu süklüm püklüm mütevazi halini gösterir mi hiç. Adam laf sokma sanatını resmen üstümde geliştiriyor.
Sanki sen ondan farklısın. Kabul et sizin birbirinizi sevdiğinizi gösteriş şekliniz bu. Ve halinden gayette memnunsun. İç sesim isyanlara başlamıştı.
Kadın bana dönerek “demek ünlü SS501 üyesi Park Jung Min sizin kuzeniniz. Gerçekten çok şanslısınız Bayan Arya. Sizin yerinizde olmak isteyen o kadar çok genç bayan var ki.”
“yaa evet haklısınız gerçekten de çok şanslı olmalıyım.”
Jung Min kıkırdarken kadın resmen kuzenimin içine düşecekti.
“aslına bakarsanız bu tesadüf çok işimize yarayabilir. Bu sene doğa fotoğraflarının yanında farklı fikirler de arıyorduk. Eminim SS501 grubunun değişik tarzda fotoğrafları hayranlarının bir hayli ilgisini çekecektir. Neden olmasın. Bay Park bizle çalışmak ister miydiniz? Tabi grubun diğer üyeleriyle birlikte.”
Bu gün içinde bu şaşkınlıktan azımı kapatmayı ikinci unutuşumdu.
“tabiî ki de. Neden olmasın. Eminim grubun diğer üyeleri de ortak bir gün ayarladığımız taktirde bunu seve seve kabul ederler.”
Kadın bana döndüğünde ben olayların hızını yakalamaya çalışmaktan allak bullak olmuş bir şekilde aval aval Jung Min in suratına bakıyordum.
“aslında sizin için farklı planlarımız vardı ama SS501 in fotoğraflarını kim Bay Park ın kuzeninden daha güzel çekebilir ki. Ayrıca araştırmalarımıza göre bu konudaki uzmanlığınız da hiç yabana atılır boyutlarda değil. Eminim size güvenebiliriz.”
“şey yani ben profesyonel olarak daha önce hiç insan fotoğrafları çekmemiştim. Başarabileceğimden emin değilim.”
Sözlerimle kadının yüzü asılırken Jung Min direk lafa atladı.
“alçakgönüllülüğün bir anlamı yok kuzen. İş konuşuyoruz. Bu işte ne kadar mükemmel olduğunu ikimizde biliyoruz. Ayrıca ne fark eder ha dağ taş deniz ha insan.”
Ah işte muhteşem kuzenim bu konu hakkındaki bilgisizliliğini de ortaya koymuştu.
“evet evet ben de yapabileceğinizden eminim. Bir an önce projeyi yürürlüğe koyalım lütfen. Zaman kaybetmek istemiyorum.”
Hah biricik Bay Park ına katılmasa şaşardım zaten.

Şirketten çıkarken Jung Min in suratındaki sırıtışı görmek gerçekten benim için katlanılmazdı.
“hadi iyisin benim sayemde para kazanacaksın kuzen.” derken yumruklarımı sıkmış önden önden yürüyordum. Artık ölene kadar unutmazdı bunu.
“asıl sen benim sayemde para kazanacaksın. Benim işim zaten hazırdı.” Derken küçük kızlar gibi dil çıkarmamak için kendimi zor tutuyordum.
“hah bu işten kazanacağın parayla öncekini kıyaslayamazsın bile emin ol. Ayrıca kadının da dediği gibi benim gibi bir kuzenin olduğu için çok şanslısın.” Diyip elini omzuma attı ve yanağıma en sulusundan bir öpücük kondurdu.
“yaaa dünyanın en şanslı kızıyım hem de.” Derken ben de elimi beline atmış gülerken arabaya doğru yürümeye devam ettik.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3442
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Çarş. Ağus. 18 2010, 20:52

''Ayrıca ne fark eder ha dağ taş deniz ha insan.”Ah işte muhteşem kuzenim bu konu hakkındaki bilgisizliliğini de ortaya koymuştu.
Bu kısmı okurken koptum cidden süper olmuş canım
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
BumiEsma



Mesaj Sayısı : 27
Points : 2331
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 18/08/10
Yaş : 23
Nerden : Bumilia~~

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Çarş. Ağus. 18 2010, 21:33

''Ayrıca ne fark eder ha dağ taş deniz ha insan.”
Park Jung Min'den nağmeler. (Ya da Aslı'dan)
Ben de en çok buraya koptum.
Her halde Arya'nın ağzı bütün bölüm boyunca açıktı .:D
müzik
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3442
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Çarş. Ağus. 18 2010, 21:37

Evet Esmacım öyle görünüyor Söz konusu olan Jung Min oppamız sonuçta
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ophelia



Mesaj Sayısı : 798
Points : 3378
Reputation : 145
Kayıt tarihi : 23/04/10
Yaş : 27
Nerden : KUYUDAN =)

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Çarş. Ağus. 18 2010, 22:55

Çok güzel olmuş yaa

_________________

You are the strength that keeps me walking.
You are the hope that keeps me trusting.
You are the light to my soul.
You are my purpose, you're everything...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asl1han



Mesaj Sayısı : 304
Points : 2795
Reputation : 85
Kayıt tarihi : 15/06/10
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Perş. Ağus. 19 2010, 10:10

bu bölüm biraz aceleye geldi ve yumurtadan çıktı gibi oldu.:D hiç beklemiyordum böle birşey yazmayı valla:D bir anda oldu:d ilerde güzel atraksiyonlar yaşatabilirim diye düşündüm:D
beğenmenize sevindim dostlar:D
bu arada büyük bölüme giderek yaklaşıyorz. verdiğim fragmanın beklenen bölümü yavaştan yaklaşmakta. gece klübünden sonraki gece beklenen öpücük gelecek gibi:D
ama kimle kim? bilinmez....:D hyunla jun arasında olmucağı kesin de:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ophelia



Mesaj Sayısı : 798
Points : 3378
Reputation : 145
Kayıt tarihi : 23/04/10
Yaş : 27
Nerden : KUYUDAN =)

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Perş. Ağus. 19 2010, 11:22

Heheee Sabırsızlıkla bekliyorum

_________________

You are the strength that keeps me walking.
You are the hope that keeps me trusting.
You are the light to my soul.
You are my purpose, you're everything...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3442
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Perş. Ağus. 19 2010, 12:10

Ha ha alemsin canım ya, ama içim rahatladı birden
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hyun joong^^flower



Mesaj Sayısı : 576
Points : 3101
Reputation : 30
Kayıt tarihi : 01/04/10
Yaş : 29
Nerden : İSTANBUL

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Cuma Ağus. 20 2010, 00:11

Süper ötesi aslicim meraklaniyodum kac gündür bakamiyordum hikayenin aksamini erakla bekleyecegim umarim bidaki ugrayisim kisa sürer evde degilim suan öteki hikayeye bende ekleyemedim kac gündür.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asl1han



Mesaj Sayısı : 304
Points : 2795
Reputation : 85
Kayıt tarihi : 15/06/10
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   C.tesi Ağus. 21 2010, 20:07

KİM HYUN JOONG


Beyaz spor bir gömlek, koyu renk bir jean, uyumlu spor ayakkabılar, saçlara da biraz şekil verdikten sonra hazırdım. Güneşin batmasını iple çekmiştim resmen ve beklenen saat gelmişti işte.
Cadı eve adımını atar atmaz odasına kapanmıştı. Jung bir sürprizden bahsediyordu ama onu dinleme sabrını gösteremediğim için tam olarak neden bahsettiğini anlamamıştım.
Merdivenlerden inerken heyecanımı belli etmemeye çalışıyordum.
Jun koltuğa uzanmış bir elinde kumanda televizyon izliyordu. Diğerleri hazırlanıyordu sanırım. Fazla mı acele etmiştim acaba.
“sen niye gelmiyorsun Jun hasta falan değilsin değil mi?” derken ona doğru yürüyordum.
“hayır değilim de şimdi o gürültüyü hiç kaldıramayacağım Hyun. Siz benim yerime de eğlenin.” Derken esniyordu.
“tamam yorgunsun sanırım dinlen sende iyice biliyorsun yarın öğleden sonra çalışma var.”
“hazır mısın Hyun? Jung lar inmedi mi daha?”
Kyu nun yanımıza gelmesiyle yüzümü ona döndüm ve hayır anlamında başımı salladım.
“hadi millet geç kalmadan çıkalım artık.” Jung yüzünde kocaman bir sırıtışla merdivenlerden iniyordu.
Nerdeyse en son o inmişti aşağı ve birde geç kalmamamızı söylüyordu.
“Arya henüz hazır değil anlaşılan. Benim Chin Sun u almam gerekiyor daha. O hazırmış. Sizinle gece kulübünde buluşsak olur mu?”
“ben de seninle geleyim Kyu. On saat burada bekleyemem şimdi. Hyun siz arkadan gelirsiniz artık Arya yla.” Diyip ağzımı açmama fırsat vermeden Kyu yu kapıya doğru ittirmeye başladı. İtiraz edeceğimi falan sanıyordu herhalde.
Onlar çıktıktan sonra sıkıntıyla saate baktım. Nerede kalmıştı bu kız. Tam merdivenlere doğru yöneliyordum ki yukardan gelen ayak sesiyle başımı kaldırdım.

Orda öylece durup gözlerime bakarken ne kadar güzel olduğunun farkında mıydı acaba. Tanrım…
“Kyu ve Jung Chin Sun u almaya gittiler. Hazırsan çıkalım.”
İçimde böyle fırtınalar koparken bu kadar duygusuz bir sesle konuşmayı başardığım için kendimi tebrik ediyordum.
Sanki ışıl ışıl bakan gözleri birden durgunlaşmış sessiz bir kabullenişle başını sallamıştı.
Aşağı inmesiyle Jun un gözleri anında ona çevrilmişti.
“Arya çok güzel görünüyorsun.”
Jun hayran hayran konuşurken ben sessizce izlemekle yetiniyordum. Ona üzerindeki kırmızı elbisenin ne kadar yakıştığını bile söyleyemiyordum.
Buruk bir gülümsemeyle ona teşekkür ettikten sonra çıkmak için kapıya yöneldi.
Acaba yorgun falan mıydı? Pek mutlu görünmüyordu. Ya da ben abartıyordum. Her neyse bu gece onun için endişelenmekten çok uzaktım.
Arabada ikimizde son derece sessizdik. Dalgın bir şekilde dışarı bakıyordu. Kırmızı ışıkta durduğumda yüzünün bana dönük olduğunu fark ettim. Bende yüzümü ona çevirirken yanıldığımı anladım. Omzumdan dışarı bakıyordu. Tabiî ki de ne bekliyordum ki…
Ama bu yüzündeki hüzünlü ifade de neyin nesiydi böyle. Meraklanıp ben de kafamı baktığı tarafa çevirdim. Burası dün akşam geldiğimiz deniz kenarına çok yakın bir yerdi. Dün akşam… Gerçekten sadece bir gün mü olmuştu. Bir anda gözümde anahtarları sallayıp gülerken, benden özür dilerken, karşılıklı kahkaha atarkenki hallerimiz canlandı. Acaba o da mı benim düşündüklerimi düşünüyordu. Kendini kandırıyorsun Hyun Joong.
Arkadaki arabanın korna çalışıyla düşüncelerimden sıyrılıp gaza bastım. On dakika sonra gece kulübüne varmıştık.
Arabayı park etmesi için görevliye verirken girmesi için kolumu Arya ya uzatmıştım. Bir an afalladıktan sonra koluma girdi ve patlayan flaşlar arasından geçerek beraber içeri girdik.
İçerisi çok kalabalıktı ve çok az ışık vardı. Gözlerimiz bizimkileri ararken omzuma dokunan bir el hissedip arkamı döndüm.
Lee Min Ho oynadığım bir dramadan arkadaşımdı. Gülerek birbirimize sarıldıktan sonra “uzun zaman oldu Hyun nerelerdeydin? Ha bu arada sizinkileri şu tarafta gördüm eğer onları arıyorsan” diyip sağ tarafı işaret etti.
Başımla onayladıktan sonra”albüm çalışmaları falan günlerim çok yoğun geçiyor Min Ho. Sen neler yapıyorsun?”
Sorum cevapsız kalmıştı çünkü Min Ho Arya yı fark edip onunla konuşmaya başlamıştı.
“benim adım da Min Ho. Çok memnun oldum. Çok değişik ve güzel bir adınız var.”
Neler oluyor burada?
“özür dilerim sizi daha önce hiç gördüğümü sanmıyorum. Yanılıyor muyum?”
Arya gülümseyerek “hayır yanılmıyorsunuz uzun bir süreden sonra ilk defa birkaç gün önce geldim Kore ye kuzenimin yanına.”
“kuzeniniz?”
“Arya bizim Jung Min in kuzeni.” Bir an önce buradan uzaklaşmak için can atıyordum. Lee Min Ho nun Arya yla bu kadar ilgilenmesi canımı sıkıyordu.
“demek öyle. Ben senin kız arkadaşın olduğunu düşünmüştüm Hyun.”
Kız arkadaşım olsa şu durumda yanına on metreden fazla yaklaşamazdın Min emin ol.
“kız arkadaş mı? Yok yok öyle bir şey.” Arya ellerini göğsünün altında bağlamış sıkıntıyla etrafına bakmaya başladı. Bu kız ne zaman çekmişti elini kolumdan.
Min Ho nun gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. Tanrım ne planlamıştım ne oluyordu.
“bizimkiler merak etmesin hadi gidelim” derken belinden tutmuş ileri sürüklerken Min Ho ya dönüp görüşürüz işareti yaptım.
“ondan uzak dur.”
Karanlıkta Min Ho nun gösterdiği yere ilerlemeye çalışırken Arya şaşkınlıkla bana döndü.
“bu da ne demek şimdi?”
“Min Ho çok iyidir ama çok da çapkındır. Boynuzlanmak istemiyorsan sana yaklaşmasına izin verme.”
“bu seni ilgilendirmez. Nasıl davranacağımı bilecek yaştayım uyarılarına ihtiyacım yok.” Derken vereceğim tepkiyi merakla bekliyordu.
Kahretsin.
“ne halin varsa gör o zaman.”
Bizimkileri görmüş onlara doğru yürürken içimden kendime sövüyordum.



Bir saat sonra moralim hala düzelmemişti. Arya bana sırtı dönük dans edenleri izliyordu. Kyu ve kız arkadaşı dans edenlerin arasına karışmıştı. Jung Min de daha fazla sabredememiş etrafında birkaç kızla dans etmeye gitmişti.
Şimdi kendi salaklığıma yanıyordum. Bir saat içinde en az on kız yanıma gelip sohbet etmeye çalışmış bense Arya nın yanına gelen serserilere dik dik bakıp onları uzaklaştırmaya çalışmaktan hiçbiriyle ilgilenememiştim. Ve doğal olarak sıkılıp gitmişlerdi.
“Hyun!” çığlıkla beraber bir kız boynuma atılmıştı.
İşte senin zamanın geldi oğlum.
“merhaba Ji Min.” Derken kızın ismini hatırlayabildiğim için şanslı olduğumu düşünüyordum.
“Hyun artık seni hiç göremiyorum. Çok özlettin kendini.” Derken bir elini gömleğimin yakasında gezdiriyordu.
Eskiden olsa bu yapışkan kızdan kaçmak için köşe bucak saklanırdım ama şimdi yapışkanlığını görmezden geliyordum.
Arya kızı şöyle bir kere süzüp kafasını yine piste çevirmişti. Bir az önceki halinden tek farkı içkisini daha hızlı içmeye başlamıştı sanki.
Tahmin ettiğim gibi beş dakika sonra Ji Min in üç dört kız arkadaşı daha etrafımı sarmıştı. Onlarla eğleniyormuş gibi sohbet etmek benim için oldukça güç oluyordu.
Buna katlanabilmemin tek nedeni Arya nın yanımda sanki bakmamaya dayanamıyormuş gibi arada göz ucuyla dik dik kızlara bakması ve içkisini kafasına dikmesiydi. Bu görüntü gerçekten çok eğlenceliydi. Acaba gerçekten onlara gıcık oluyor mudur? Yani beni kıskanıyor mudur? İçimdeki umut giderek büyüyordu.
Garsona içkileri yenilemesi için işaret ettikten sonra yerime dönmüştüm ki Arya nın artık yalnız olmadığını fark ettim.
Kahretsin Min Ho hangi ara damlamıştı buraya.
Yanlarına döndüğümde yanımdaki cıvık kızların seslerinden onları duymakta zorlanıyordum.
“dans edelim mi?” doğru mu duymuştum. Min Ho Arya yı dansa kaldırmak istiyordu ha?
Gözlerimden ateş çıktığından emin olarak yüzümü Arya ya çevirdim. Bir an meydan okuyormuş gibi gözlerime baktıktan sonra yüzünde bir sırıtışla Min Ho ya dönüp “neden olmasın” derken elini de avucuna koymuştu.
Ashhhhh
“biz de dans edelim mi Hyun?”
“git başımdan”
Ji Sun un şaşırmış ve incinmiş bakışlarına aldırmadan Min Ho ve Arya yı göz hapsine aldım.
Bu kadar yakın dans ederek ne yaptığını sanıyor bu cadı!
Ohaaa içine düş bari kızın!
Sinirden kudururken yerimde durabilmek giderek daha da zorlaşıyordu. Bardaktaki son yudumu da içtikten sonra garsona yenisini doldurması için işaret ettim.
İşte dönüyorlardı. Min Ho ne demişti de bu kadar gülüyordu bu kız. Tanrım kafayı yiyeceğim.

“daha sonra bir daha öyle rezil olmamak için dans kursuna gittim işte.” Min Ho sözünü tamamlarken Arya yeni bir gülme krizine kapılmıştı.
“ çok güzel gülüyorsun.”
Dayak… Gerçekten cennetten çıkmış olmalı.
“telefon numaranı alabilir miyim Arya? Seninle tekrar vakit geçirmek isterim. Tabi senin için bir sakıncası yoksa.”
Arya gözlerini bana dikerken ne diyeceğine karar veremiyormuş gibiydi.
“ta tabi. Bir sakıncası yok.”
İşte bu kadarı fazlaydı.
“boşa kürek çekme Min Ho onun erkek arkadaşı var.”
İkisi de şaşkınca bana bakarken umursamaz davranmak oldukça zordu. Hele ki Min Ho ya bu kadar dalmak isterken.
Min Ho nun şaşkın bakışları benden Arya ya kayarken Arya hala inanamıyormuş gibi bana bakıyordu.
“ha hayır erkek arkadaşım yok.”
“ahh yapma Arya Min Ho benim arkadaşım. Onu da diğerleri gibi maf etmene izin vermeyeceğim.”
“ona kızma. Eski erkek arkadaşı onu aldattığı için tüm erkeklerden nefret ediyor.”
Arya ağzı bir karış açık bana bakarken kahkaha atmamak için kendimi zor tutuyordum.
“sen! Ne yapmaya çalışıyorsun böyle?”
En çarpık gülümsememle ona bakarken “üzgünüm buna izin veremezdim” diyip arkamı dönüp onlardan uzaklaşmaya başladım.
Bileğimden tutup beni durdurduğunda dans pistini geçmiştim. Yanımızdan tek tük insanlar geçiyordu.
“buna bir son ver artık! Ne alıp veremediğin var senin benimle? Dans odasında yaşananlardan sonra benden nefret ediyorsun sanki. Ne yaptım ben sana! Söyle! Senin bana yaptığından farklı ne yaptım sana!”
Bağırırken çenesi titriyordu.
Şaşkınlıktan ne yapacağımı şaşırmış bir şekilde yürümeye devam etmek için tekrar arkamı döndüm ama gitmeme izin vermedi.
Önüme geçip “neden benden nefret ediyorsun Allahın cezası!” derken gözlerini gözlerimden bir an bile ayırmıyordu.
Buna artık bir son vermeliydim. Daha ne yaptığımı ben bile fark edemeden kollarından tutup sırtını duvara dayamıştım.
Yüzümü ona doğru eğerken fısıldadığını duydum.
“lütfen…”
Lütfen ne?
Kahretsin lütfen yapma mı?
Ama bu ihtimal ellerimi beline dolayıp onu öpmeme engel olamamıştı. Heyecandan başım dönüyordu. Nazikçe onu öpmeye devam ederken o kıpırdamadan duruyordu.
Ellerimi yüzüne kaydırıp başparmağımla bir yandan da yüzünü okşarken artık ne müziği ne de başka bir şeyi duyabiliyordum…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asl1han



Mesaj Sayısı : 304
Points : 2795
Reputation : 85
Kayıt tarihi : 15/06/10
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   C.tesi Ağus. 21 2010, 20:08

biraz uzun oldu ama umarım beğenirsiniz:d
yorumlarınızı eksik etmeyin lütfen:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruk!Ye _ JOON



Mesaj Sayısı : 65
Points : 2382
Reputation : 10
Kayıt tarihi : 11/08/10
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   C.tesi Ağus. 21 2010, 20:27

Tek kelimeyle Süperr..
yine döktürmüşsün aslıhan tatlı
bölümün sonuna doğru sanki nefesimi tutup okudum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3442
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   C.tesi Ağus. 21 2010, 21:03

Canım harika olmuş cidden, şu dayak cennetten çıkmadır kısmına koptum Ya Jun...O niye evde oturdu ki şimdi tam zamanını buldu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asl1han



Mesaj Sayısı : 304
Points : 2795
Reputation : 85
Kayıt tarihi : 15/06/10
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   C.tesi Ağus. 21 2010, 23:29

çok teşekür ederim:d
beğenmenize çok sevindmm:d
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asl1han



Mesaj Sayısı : 304
Points : 2795
Reputation : 85
Kayıt tarihi : 15/06/10
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   C.tesi Ağus. 21 2010, 23:30

bu arada arya yı eve yollucam sinem:D
bilmem anlatabildim mi:D heyy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
BumiEsma



Mesaj Sayısı : 27
Points : 2331
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 18/08/10
Yaş : 23
Nerden : Bumilia~~

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Paz Ağus. 22 2010, 01:31

Anamm bende tam o soruyu soracaktım ki cevap vermişsin Arya bu kadar heyecanı kaldırabilcek mi? :D Zira ben burada öldüm de heyecandan. :D
Süper olmuş müthiş..!!
Minho'yu da harcadın Aslı yazıklar olsun! dermişim.:D:D sinirli
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3442
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Paz Ağus. 22 2010, 12:30

Ha ha baakk sevindim işte ama Arya tam şaşkına dönecek gibi Bence de olan cidden Min Ho ya oldu Esmacım
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asl1han



Mesaj Sayısı : 304
Points : 2795
Reputation : 85
Kayıt tarihi : 15/06/10
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Paz Ağus. 22 2010, 14:10

öle demeyın min ho benim ilk gözağrım:D:d
önce personel taste de sonra bof ta ağzımdan salya akarak izledm ben onu:D:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
my_angel



Mesaj Sayısı : 913
Points : 3442
Reputation : 126
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 25
Nerden : SS501 in nefes aldığı heryerden...:))

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Paz Ağus. 22 2010, 14:38

Sonra da az kalsın dövdürecektin Hyun'a Olsun ben sevdim bu bölümü Jun'u saymazsak
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
BumiEsma



Mesaj Sayısı : 27
Points : 2331
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 18/08/10
Yaş : 23
Nerden : Bumilia~~

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Paz Ağus. 22 2010, 15:38

Yani neredeyse dövdürecektin.:D Bu nasıl ilk göz ağrısı
Ama Aslı ben meraktan ölüyorum.:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hyun joong^^flower



Mesaj Sayısı : 576
Points : 3101
Reputation : 30
Kayıt tarihi : 01/04/10
Yaş : 29
Nerden : İSTANBUL

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Paz Ağus. 22 2010, 21:38

Canım cok güzel olmus bende yazılmıs bır hıkaye var dığer unlulerden katıstırma yapmıstım oda böle bısı tabı eve gıdınce ekleyebılırım buraya.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asl1han



Mesaj Sayısı : 304
Points : 2795
Reputation : 85
Kayıt tarihi : 15/06/10
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Paz Ağus. 22 2010, 21:43

aa ekle ekle süper olur:D:d
hikayelerimiz tüm sanal aleme yayıldı kızlar:d geliştikçe gelişiyoruz:d çok tebrik bize:D:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ophelia



Mesaj Sayısı : 798
Points : 3378
Reputation : 145
Kayıt tarihi : 23/04/10
Yaş : 27
Nerden : KUYUDAN =)

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Paz Ağus. 22 2010, 23:19

Süper süper süper olmuş aa Bizim çapkın Min Ho'ya da bakın helee

_________________

You are the strength that keeps me walking.
You are the hope that keeps me trusting.
You are the light to my soul.
You are my purpose, you're everything...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
asl1han



Mesaj Sayısı : 304
Points : 2795
Reputation : 85
Kayıt tarihi : 15/06/10
Yaş : 23

MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Salı Ağus. 24 2010, 17:14

ARYA

Yüzünü bana doğru eğerken çaresizce fısıldadım.
“lütfen…”
Lütfen, artık daha fazla oyun olmasın.
Bir an duraksadıktan sonra ellerini belime sardı ve…

Gözlerimin önünde şimşekler çakıyordu. Kalbim kulaklarımda gümbürdüyordu.
Öldüm mü?
Ölmek ne güzel şey… Sevdim buraları.

Hyun un elinin yüzüme kaymasıyla bacaklarımın artık beni taşıyamadığını fark ettim. Tanrım ilk defa öpüşmüyordum bu da neyin nesiydi böyle?
Erkek arkadaşım olmayalı uzun zaman oldu da bu yüzden mi unuttum bunun nasıl bir his olduğunu?
Topla kendini Arya şimdi bayılamazsın.
Tanrım şimdi de beni kendine doğru çekiyordu. Havayi fişek mi patlatıyorlar gece kulübünün içinde? Bu yasalara uygun mu?
Bir an sonra bayılacağıma yemin edebilirim. Hayır rezil olucam! Lütfen artık bitsin!
Sonsuza dek de sürebilir aslında…

Daha fazla dayanamayacağımı anladım ve ellerimi göğsüne kaydırıp hafifçe ittim. Ancak bu kadarına gücüm yetiyordu. Tanrım göğsü… Şu mükemmel, kusursuz, kaslı göğsü... Dünya sizce de çok hızlı dönmüyor mu?

O an yapabileceğim tek şeyi yaptım ve arkama bakmadan dışarı koştum.
Nefes almak… İşte ihtiyacım olan şey.
Kendimi nerdeyse yolun ortasına atarak bir taksi durdurduktan sonra aceleyle şoföre adresi söyledim.
Adam niye bana böyle garip garip bakıyordu ki? Lütfen sapık çıkmasın bu gün bir de bunu kaldıramam.
“peçete ister misiniz hanımefendi?”
Peçete mi?
Ahh ağlıyordum. Hem de durmaksızın. Peki ama neden? Kahretsin.
Üzüntüden mi? Tabiî ki de üzgün değildim. Tamam belki de birazcık. Nasıl olmam Hyun beni öpmüştü ve ben orda put gibi durmuştum. Bırak karşılık vermeyi kıpırdamamıştım bile. Bir de üstüne onu itip yüzüne bile bakmadan kaçmıştım.
Lütfen ölebilir miyim?
Araba evin önünde durduğunda hala durduramamıştım ağlamamı. Aceleyle kapıyı açıp çantamı yere fırlattım.
“döndünüz mü millet?”
Ashhh Jun!
Onu tamamen unutmuştum. Yeni uyanmış bir suratla etrafa bakarken gözleri diğerlerini arıyordu.
“ee diğerleri nerde?” derken merakla suratıma bakıyordu. Bense hiçbir şey diyemeden yapabildiğim tek şeyi yapıp ağlıyordum.
Bir an da bunu o da fark etti ve “Aryaa” diyerek yanıma geldi.
“tanrım ne oldu? Neden ağlıyorsun?”
Daha da şiddetlenen hıçkırıklarım saçmalıktan öte değildi.
“bir şey mi oldu? Kahretsin biri bir şey mi yaptı? Nasıl yalnız bırakırlar seni? Arya iyi misin bir şey söyle kafayı yiyeceğim!”
“i…iyii..yiim.” ağzımdan zorla da olsa bu kelimeyi çıkarmayı başararak olduğum yere çöktüm.
O da benle beraber çökerek beni kolları arasına aldı ve başımı omzuna yasladı.
“şimdilik bununla yetineceğim. Ama seni bu kadar ağlatan her neyse onu öğrenmeden rahat etmeyeceğim Arya. Eğer bu bir insansa başı fena dertte.”
Neden konuşuyor ki bu beni daha fazla ağlatmaktan başka hiçbir işe yaramıyor.


Orada o şekilde hiç konuşmadan sadece hıçkırıklarımın sesini dinleyerek ne kadar süre kaldık emin değilim. Jun her zaman olduğu gibi bana huzur veriyordu.
Birden bir şeyler dediğini fark ettim. Yüzümü kaldırmak istedim ama o hafifçe başıma dokunarak kıpırdamamı engelledi.
Şarkı söylüyordu…
Bu bir ninni miydi?
Sesinin mükemmelliği başımdaki elin saçlarımı okşamalarıyla birleşince kendimi tamamen ona bırakıp bu mükemmelliğin içime işlemesine izin verdim.
Ninni yavaş yavaş son bulurken benimde gözyaşlarım sonunda dinmişti.
Bu defa kafamı kaldırmama izin verirken ellerini de yüzüme koydu. Son kalan ıslaklıkları da parmaklarının ucuyla silerken “Arya… Arya…” fısıltıları kulağımda hafif bir esinti bırakıyordu.
“Aryaaa!” kapı tarafından gelen sesle ikimizde suratlarımızı o yöne çevirmiştik. Hyun un gözleri önce boş odayı taradıktan sonra bizi fark edip büyük bir şaşkınlıkla açılmıştı.
Lütfen ölebilir miyim?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: -Beklenmedik Çarpışma-   Bugün 13:36

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
-Beklenmedik Çarpışma-
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
3 sayfadaki 14 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4 ... 8 ... 14  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
SS501 Triple S Turkey :: SOHBET VE EĞLENCE :: SS501 İLE İLGİLİ SENARYOLAR-
Buraya geçin: